X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER New York'a aşığım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

New York'a aşığım

  • Giriş Tarihi: 1.10.2014

Takı tasarımcısı Milka Karaağaçlı, "gitmekten asla vazgeçemeyeceğim şehir" diyerek tanımladığı New York'u TATİL Sabah'a anlattı

Seyahat benim hayatım ve tek besin kaynağım. Küçüklüğümden beri seyahat etmeyi severim. Tasarımcılığa başlamadan önce çok uluslu reklam ajanslarında 13,5 sene çalıştım, neredeyse her 10 günde bir yurt dışına gidiyordum. Şimdi de markam Kısmet by Milka sayesinde ayda bir mutlaka bir yere uçuyorum. Benim için seyahatlerimde en önemli şey lokal biriyle o şehri görmek, tanımak. Turistik yerlere hiç takılmam. Lokal hayatı yaşamak, şehrin ruhunu hissetmek, evlerin içini, avluları görmek isterim. Farklı kültürler tanımak, bakış açıları edinmek, değişik tecrübeler yaşamak beni hayatta tek besleyen kaynaktır.

SOHO VAZGEÇİLMEZİM
Dünyada kendimi en iyi hissettiğim ve gitmekten vazgeçmeyeceğim yer ise New York; New York'a aşığım! Her seferinde inanılmaz heyecanlanıyorum. Neredeyse sayısını hatırlayamayacağım kadar çok gittim. Yılda en az iki kez mutlaka Fashion Week için gidiyorum. Bu sene de Ocak ayında gittim. Soho ve Little Italy arasındaki Solita Hotel'de kaldım. Mütevazi bir otel, tertemiz ve yeri mükemmel. Her gittiğimde değişik bir otel seçiyorum, bu da benim için farklı bir tecrübe oluyor. Soho benim için vazgeçilmez... Alışverişi güzel, sokaklarda yürümesi güzel, kafeleri restoranları harika. Ara sokaklarda küçük barlar var. En çok da minik galerilerini gezmeyi seviyorum. New York'un genel için kabul görmüş mevsimi ilkbahar ve sonbahar ayları... Ama ben New York'u kış aylarında daha çok seviyorum. Karla kaplı bir New York'tan daha güzel bir görüntü düşünemiyorum. Hatta hiç unutamadığım bir anım da var bununla ilgili. Sanırım 15 -16 yıl önceydi, yılbaşını geçirmek için New York'a 10 günlüğüne gitmiştim. Orada yaşayan bir arkadaşımın evinde kalmıştım. Noel zamanı olduğu için her yer süslenmişti. Sanki büyülü bir şehirdeydim, kendimi bir film karesinin içindeymişim gibi hissetmiştim. NYU'nun hemen yanındaki Washington Square Park'ın içindeydim. Hava çok aydınlıktı, parkın tamamı karla kaplıydı. Bir ağaç vardı, dalları alabildiğine hem yatay hem dikey şekilde, birbirleriyle inanılmaz bir uyumla uzanıyordu, serpilmişlerdi. Kar dallara yumuşak şekilde dokunuyordu ve yukarı doğru ufak tepeler yapmıştı. Öyle bir manzaranın içindeydim ki kendime şunu dedim: "Bunun fotoğrafını çek" O fotoğrafı gözlerimle çektim ve kafama yazdım. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen, ne zaman gözlerimi kapatsam o ana giderim. Sanırım bu yüzden de kışın New York benim için ayrı... Ama sokakta yürüyebilmek için çok iyi giyinmeniz gerekir, aksi halde donup kalabilirsiniz. Yaz ayları nemli ve sıcak olabiliyor. Serin zamanına rastlarsanız tadından geçilmez. Parklarında harika zaman geçirebilirsiniz.

Gezin görün Washington Square Park, Central Park, Soho, The High Line, Rockefeller Center (Noel zamanı), mutlaka bir Broadway şovu.
Konaklayın Downtown Soho konaklamak için harika. Bunun dışında Solita Hotel, W Union Square, Crosby St. Hotel, The Dream Downtown otelleri...
Yiyin için Little Italy'de Rubirosa adında bir restoran var. Bütün restoranlar bomboşken bile burası hep dolu. Çünkü pizzaları inanılmaz güzel ve harika şarapları var. Atmosfer de sıcacık, barda oturup yemek yemek iyi bir fikir. Meatball Shop, Carbone, La Esquina, Beauty & Essex'i de oldukça ideal adresler...
Alışveriş yapın Soho alışveriş için vazgeçilmez. Bütün dünya markalarının en güzel mağazaları varken, bir sürü de küçük lokal butik var. Lokal tasarımcıların yaptıklarını bu butiklerde keşfetmek çok zevkli... West Village bölgesi de özellikle yazın hem kafeleri, hem de mağazaları ile ideal. Oradan yürüyerek bir başka alışveriş cenneti Meatpacking'e geçersiniz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.