X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Berlin: Hayalleri süsleyen şehir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Berlin: Hayalleri süsleyen şehir

  • Giriş Tarihi: 5.11.2014
Berlin: Hayalleri süsleyen şehir
Berlin: Hayalleri süsleyen şehir

Kulağınıza "Dile benden ne dilersen?" diye fısıldayan şehir. Kültür, sanat, tarih, eğlence, doğa, yemek, alışveriş, bir Avrupa tatilinden ne dilerseniz hepsi Berlin'de!

Bir Avrupa tatilinden dilediğim her şeyi Berlin'de buldum. Canlı, kozmopolit, sanatsal, medeni, çekici, eğlenceli, kültürlü ve doğal bir şehir. İlk günden sizi kendine bağlayan, içine çeken, ayrılmak istemeyeceğiniz, tekrar tekrar gitmek isteyeceğiniz rengarenk bir Avrupa başkenti. Hayatımda gittiğim en düzenli, ulaşımın en kolay olduğu ve en kompakt şehirlerden biri olan Berlin'de arabadan çok bisiklet görmeye hazırlıklı olun. U-Bahn isimli metro sistemleri yerin metrelerce dibine inmenize gerek kalmadan birkaç basamakla hemen ulaşabileceğiniz pratiklikte. Bu şehirde ulaşım gerçekten insanı zorlamıyor. Berlin sanatseverlerin çok hoşlanacağı bir şehir. Sanat alanında dünyanın en önemli şehirlerinden biri. Müzeler adası, Kültür Forumu, galerileri, operaları, gitmeden mutlaka bilet almanız gereken filarmoni orkestrası, birçok tiyatrosu ve O2 Arena'nın başta olduğu pek çok konser salonuyla meraklısına sınırsız kültür sanat aktivitesi vaat ediyor. Postdamer Platz'ı şehrin Times Square'i olarak tanımlayabiliriz. Bu meydanda yer alan Daimler'in modern sanat koleksiyonuna göz atabilir, bir kahve molasının ardından Neue Nationalgalerie'de Dali, Miro, Klee, Kadinsky gibi postmodern sanatçıların eserlerini yakından görebilirsiniz. 20. yüzyıl sanat eserlerinden oluşan zengin bir koleksiyona sahip olan bu müzenin mimarı Mies Van Der Rohe. Postdamer Platz'a oldukça yakın olan Gropius Bau şehirdeki en çarpıcı binalardan biri, içinde farklı modern sanat sergileri olan Avrupa'nın önde gelen sergi ve toplantı mekanlarından biri.

SÜRPRİZLER ŞEHRİ

Berlin'e gitmişken mutlaka görmeniz gereken hayatını kaybeden Yahudilere adanan Holocaust Memorial, 19 bin metrekarelik bir alana yayılmış, 2 bin 711 beton bloktan oluşan bir anıt mezar. Soğuk savaş günlerinden kalma Doğu ve Batı Almanya arasındaki sınır kapısı Checkpoint Charlie görülmesi gereken yerlerden. Bu tarihi kapıda 1961'de ABD ve Sovyetler Birliği askerleri tam 16 saat boyunca birbirlerine kurşun atmadan beklemişler. Atılan bir kurşun 3. Dünya Savaşı'nın başlangıcı sayılacaktı! Bu tarihi kapıda yaşananları fotoğraflar ve dokümanlarla Friedrichstrasse'de görebilirsiniz. Her duyduğunuzda karnınızın acıkmasına neden olacak Berlin'in çağdaş sanat müzesi Hamburger Banhof eski bir tren istasyonundan müzeye dönüştürülmüş. İçi labirent gibi, korkmadan karşınıza çıkan her kapıdan içeri dalın ve Andy Warhol, Joseph Beuys, Keith Haring gibi ikonoik sanatçıların yanı sıra günümüzün pek çok yenilikçi sanatçısının eserlerini de yakından görün. Eğer siz de benim gibi sokak sanatına hayransanız Berlin'de en az bir tam gününüzü mural (duvar sanatı) ve grafitti avına ayırmanızı öneririm. Kreuzberg'in ara sokaklarında kendinizi kaybetmeden önce mutlaka yakından görmeniz gereken muralların yerini araştırın. Yellow Man, ünlü sokak sanatçısı BLU'nun East West Side muralı ve Cosmonaut kaçırmamanız gerekenler. Hazır Kreuzberg'deyken Oberbaum Köprüsü'nü geçerek Spree Nehri kıyısındaki East Side Gallery'e gidin. Dünyanın en büyük açık hava galerisi olan East Side Gallery'de 100'den fazla sanatçının Berlin Duvarı'nın yıkılışından sonra politika ve barışla ilgili yaptıkları grafittiler 1,3 km boyunca sergileniyor. En sevdiğim caddelerden biri olan Augustrasse'de sıra sıra galerileri gezebilir, şehrin en eski mekanlarından Clarchens Ballhaus'un bahçesinde bir kahve molasının ardından Berlin'de en beğendiğim galerilerden biri olan CWC Gallery'deki sergileri gezdikten sonra kafesinde öğle yemeği yiyebilirsiniz. Gendermenmarket şehrin en güzel meydanlarından biri, şanslıysanız hava da güzelse, konserlerin verildiği tarihi binanın önünde koronun provalarına da denk gelebilirsiniz. Bir pazar akşamüstü nehir turunun ardından Monbijou Park'ın girişinde pizza ve biranızı alıp nehir kenarındaki rahat şezlonglara kurulup tango dersi alanları seyredebilirsiniz. Unter den Linden Bulvarı, şehrin en büyük kilisesi olan Berliner Dom, parlamanto binası Reichstag, Alexander Platz, alışveriş için Wibacchinmaster Strasse ve ara sokakları ve Hackisher Markt de görmeniz gereken yerler arasında. Nehirleri, kanalları, parkları ve yeşiliyle doğal, tarihi ve mimarisiyle etkileyici, kafeleri, barları ve sabaha kadar süren eğlence hayatıyla 24 saat canlı, sokak sanatıyla yaratıcı ve rengarenk, müzeleri ve galeriyle sanatsever Berlin, seyahatler konusundaki üç dilek hakkım varsa birini kesinlikle tekrar seni ziyaret etmekten yana kullanıyorum.

NE YİYECEK, NEREDE EĞLENECEKSİNİZ?
Kahvaltı/brunch için Anna Blume ve Chipps, öğle yemeği için Kaffeemitte ve Gorki Park, ete doymak için Gril Royal, İspanyol mutfağı için Marques ve Bar Raval, Thai yemekleri için Kimchi Princess, İtalyan'dan vazgeçemem derseniz Bar Centrale, Madchen Italiener ve Masaniello, Vietnam mutfağını denemek isterseniz Monsieur Voung, dekorasyonu, yemekleri ve ortamıyla çok beğendiğim Japon mutfağı Kuchi Mitte; Alman ve Avusturya yemekleri için Austria, Clarchens Ballhaus, VOLT, Cafe Einstein, Borchardts, Horvath, Hartmanns'ı denemelisiniz. İlle de kebap derseniz Kreuzberg'deki Hasır şehrin en iyi kepapçılarından! Önce yemek sonra eğlence ikisi bir arada olsun diyenlerdenseniz Berlin'in en popüler restoran kulüpleri Cream Restaurant & Club ve Kater Holzig Restaurant & Club. Bar önerilerine gelince; Bar 1000, gizli mekan Greendoor Bar (kapıdaki zili çaldığınızda barın sahibi duyarsa ve ilk bakışta sizi severse içeri alınacaksınız demektir), Victoria Bar, Berlin'in en iyi kokteyl barlarından Würgeengel, Rum Trader, Mitte'deki 103 Bar, Soju Bar ve Kingsize Bar diğer alternatifleriniz olabilir. Berlin'e gitmişken bir beer garten yani 'bira bahçesine' de gitmenizi öneririm. İş çıkışı herkesin buluşup sosis, patates salatası ve bira üçlüsüne varsa bir futbol maçı seyrederek eşlik ettikleri bizim 'çay bahçelerimizin' alkollü versiyonu diyebilirim! Yanınıza güneş gözlüğünüzü de alarak sabahın ilk ışıklarına kadar Electro House ve Techno House dinlemek isterseniz de Weekend (www.week-end-berlin.de/) Watergate (www.water-gate.de) Berghain/Panoramabar (www.berghain.de) Ritter Butzke (http://www.ritterbutzke.de/) ve Club der Cisionaere (http://clubdervisionaere. com) Berlin'in en çılgın gece kulüpleri arasında!

HER KESEYE UYGUN KONAKLAMA

Konaklama için hem hesaplı hem merkezi olsun derseniz NH Mitte, Friedrichshain'de, sıradışı bir otelde kalmak isterseniz Michelberger Hotel ya da eğlencenin hiç bitmediği 25 Hours Hotel'i önerebilirim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.