Sofya'yı yürüyerek keşfedin

Giriş Tarihi: 26.11.2014
Sofya'yı yürüyerek keşfedin

Seyahat için komşu ülkeler arasında ilk tercih genelde Yunanistan oluyor, ancak Bulgaristan'ı da es geçmemek gerek. Özellikle Sofya kafa dinlemek için ideal

Şehrin kaosundan, kalabalığından kaçıp iki gün kafa dinleyeyim ama kaçmışken de Edirne'den uzağa gideyim diyorsanız, orada bir komşu var sizi bekleyen. Bulgaristan'a özel aracınızla ya da bir saat süren uçak yolculuğuyla gidebiliyorsunuz. Atatürk Havalimanı'ndaki kalabalıktan sonra Sofya Havalimanı'na indiğinizde ilk akla gelen soru "Neden çevrede hiç insan yok" oluyor. Sofya'nın geniş caddelerinde yürürken de gördüğünüz az sayıdaki otomobil ve insan size yine aynı soruyu sorduruyor. Başkent Sofya'da her şey elinizin altında... Şehir merkezinde kalıyorsanız dolaşmak için araca da ihtiyacınız yok. O sokak senin bu sokak benim derken tüm Sofya'yı yürüyerek kısa bir sürede dolaşıp, şehrin en önemli tarihi yerlerini de görebiliyorsunuz. Kaybolacağım diye korkmayın çünkü sokakta Türkçe bilen birine mutlaka denk geliyorsunuz. Sofya'yı gezmek için start'ı St. Alexander Nevsky Katedrali'nden vermek en doğrusu olur. Şehrin sembolü olan bu yapı Sofya'nın tam göbeğinde. Belgrad'daki St. Sava'dan sonra Balkanlar'ın en büyük ikinci Ortodoks katedrali. İsmi, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşına katılmış ve Bulgaristan'ın bağımsızlığına kavuşmasında büyük rol oynamış Alexander Nevsky'den geliyor. Zaten katedralin önündeki meydanda da Nevsky'nin heykeli ve Bulgaristan meclis binası var. Alexander Nevsky'i bu kadar önemli yapan, ülkeyi Osmanlı esaretinden kurtarmış olması. St. Alexander Nevsky Katedrali'nin yapımına 1882 yılında başlanmış. 3 bin metrekarelik bir alanı kaplayan yapının içinde aynı anda 10 bin kişi ibadet edebiliyor. Şehrin simgesi olan katedral, 1924 yılında kültür anıtı ilan edilerek koruma altına alınmış. Sofya'nın en önemli eserlerinden biri de Banya Bashi Camii... 1567 yılında yapılan yapı, Avrupa'nın en eski camilerinden biri olarak kabul ediliyor. Mimar Sinan tarafından tasarlanan cami, şehrin en büyük caddesi olan Mariya Luiza üzerinde. Evliya Çelebi, günümüzde Kadı Seyfullah Efendi Camii olarak anılan yapı için "Sofya'da en güzel minaresi olan camii" yorumunu yapmış. Aynı zamanda Sofya'da ibadete açık kalabilen tek cami. Banya Bashi'nin karşısında, 1911-1913 yılları arasında yapılan, Sofya Termal Banyoları bulunuyor. Bina dış görünüşüyle bir kaplıcadan çok tarihi bir binayı andırıyor. Binanın bahçe kısmındaki çeşmelerden sıcak ve oldukça lezzetli olan şifalı sudan içmek mümkün. Ancak çeşmelerin başında bidonlarıyla uzun kuyruklar oluşturan Sofyalılar yüzünden sıra gelmesini bekleyebilirsiniz. Sofya Cumhurbaşkanlığı Binası'na gittiğinizde arka bahçesindeki arkeoloji müzesine mutlaka uğramalısınız. Hatta yemek molasını da müzenin içindeki kafede verebilirsiniz. Art Club Cafe tarihi dokusu korunarak dekore edilmiş. Duvarlarda ve yerde eski çağlardan kalma taşlar varlığını sürdürüyor. Ancak yemek siparişi verdiğiniz zaman Türkiye'deki kadar hızlı bir servis beklemeyin. Konu yiyecekten açılmışken görülmesi gereken mekanlardan biri de Shtastliveca olabilir. Akşam yemeği için ideal. Günün yorgunluğunu Vitosha Bulvarı'ndaki bu iki katlı binada mum ışığında yemek yiyerek atabilirsiniz. Yemekleri lezzetli özellikle ev yapımı bisküvili tatlı tercih edilebilir. Sofya'dan dönüşte sevdiklerinize hediye olarak gül kokulu kremler alabilirsiniz. Bu arada Bulgaristan, AB üyesi olduğu için ülkeye Bulgar vizesinin yanında Shengen vizesi ile de giriş yapabiliyorsunuz. Para birimi olarak Leva kullanılıyor.
ARKADAŞINA GÖNDER
Sofya'yı yürüyerek keşfedin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz