X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kendini Fransız sanan Almanlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kendini Fransız sanan Almanlar

  • Giriş Tarihi: 17.12.2014
Kendini Fransız sanan Almanlar
Kendini Fransız sanan Almanlar

"Bunlar kendini Fransız sanan Almanlar" diyor Murat Yankı otobüsümüz üzüm bağları ve tarihi köylerin arasında yol alırken. Fransa'nın Alzas bölgesi Almanya sınırında Ren nehri boyunca yukarıya doğru ip gibi uzanıyor. Hemen alt tarafında ise İsviçre var. Murat Yankı bir düşünürün "Biçim olarak Alman, ruh olarak ise Fransız" dediğini aktarıyor ve ekliyor: Evlerin biçimi, düzen, temizlik tam olarak bir Alman kentini yansıtırken, yaşam keyfi ve canlılığı ise Fransız özellikleriyle karşımıza çıkıyor. Bundan daha iyisi ne olabilir ki? Geçmişte çok büyük acılar yaşayan Alzas iki büyük Dünya Savaşı'nın tam ortasında yer almış. Ve tam beş kez el değiştirmiş, bir Almanların bir Fransızların olmuş. Yankı, "1870'de doğup, 1945'te ölen bir kişi tam beş kez milliyet değiştirmiş oluyor" diye örnekliyor. Yani 1945'teki büyük savaş bittikten sonra kalıcı bir barış için Alzas'ın seçilmesi boşuna değil. Alzas bölgesinin başkenti Strasbourg'u bilmeyen yoktur, aynı zamanda Brüksel'le birlikte Avrupa Birliği'nin de başkenti olarak geçer. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu'na ev sahipliği yapan Alzas'ın başkenti bu ünvanı boşuna almamıştır. Alzas'daki evlerde çiçekten geçilmez, gözlerinizi alamazsınız, kapıların dışına bile çiçek asıyorlar. Nedeni ise savaştan çıkan halka moral vermek. Fransızların kahramanı General De Gaulle'ün önerisiyle başlayan gelenek hâlâ sürüyor. Ve her yıl bir bölge çiçek şehir seçiliyor. Birbirini acımasızca boğazlayan iki halk, Avrupa'nın birleşmesiyle uzun süredir barışçıl bir şekilde yaşıyor. Sınırı ayıran Ren nehrinden elinizi kolunuzu sallayarak geçebilirsiniz. İş yeri Almanya'da olup Fransa'da yaşayan çok kişi var ya da tam tersi. Strasbourg'taki Jean Jarreau durağından kalkan 21. nolu otobüs karşı taraftaki Almanya'nın Kehl şehrine Fransızları taşıyor. Burası daha ucuz olduğu için alışverişlerini yapıp aynı otobüsle dönüyorlar. 2 milyon nüfusu barındıran geniş ve verimli ovalarla kaplı Alzas toprakları tarım için çok elverişli. Ova boyunca son derece verimli topraklar, mısır, şeker pancarı tarlaları ve çok çeşitli üzüm bağları bulunuyor. Üzümlerin çoğu şaraplık olarak ayrılıyor ve şaraba yönelik üzüm tarımı bölgenin en önemli, katma değeri ve en yüksek faaliyeti oluyor. Riesling, Gewürtztarminer, Pinot Gris, Pinot Blanc ve bizdeki Bornova Misketi'nin yakın akrabası olan Muscat d'Alsace yani Alsace Muscat'ı adı verilen beyaz üzüm çeşitleri ve Pinot ailesinin siyah üyesi Pinot Noir bu bölgede üretilen üzüm çeşitleri arasında yer alıyor.

MERAKLILARINA BİLGİ
Ortaçağ derebeylikleri zamanında yapılan görkemli Koenigsbourg Şatosu da görülmeye değer. Dünyanın en büyük otomobil müzesi de burada bulunuyor. Almanların 2. Dünya Savaşı'nda Yahudileri topladığı toplama kampı da korunuyor. Amerikan uçaklarının tesadüfen bulduğu kampta 60 bin kişi öldürülmüş. İki kültürün iç içe geçtiği Alzas'ı seveceksiniz, şimdilerde her yerde Noel pazarları kurulmuş durumda. Otellerde tek boş yer bile yok.

İLİŞKİLİ HABERLER

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.