X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Rüyaların gerçeğe dönüştüğü yer: Maldivler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Rüyaların gerçeğe dönüştüğü yer: Maldivler

  • Giriş Tarihi: 17.12.2014

Yeşil ve mavinin iç içe geçtiği Maldivler, doğal güzellikleriyle insanı cezbediyor. Her şeyi unutup kendinizle baş başa kalabileceğiniz bu tatil ülkesi, yılın bu zamanları size, deniz tatili geçirmeniz için eşsiz bir fırsat sunuyor

Bir elimde şemsiye diğer elimde mayolarımın ve pareolarımın olduğu minik valizimle evden çıkıyorum. İstikamet Maldivler. Uzun bir yolculuk olacak ama kış ortasında dünyanın en güzel beldelerinden birinde yaz ayını yaşayacağım için keyfim yerinde. Qatar Havayolları'nın Doha aktarmalı seferiyle Maldivler'in başkenti Male'ye varışımız yaklaşık 10 saat sürüyor. Hamad Havalimanı'nın büyüklüğü ve modern mimarisi şaşırtıcı güzellikte. Yerel saatle sabah beş, kalacağımız ilk otel Constance Moofushi'ye geçmek için deniz uçağımızı bekliyoruz. Hava sıcak, nemli ve hafif yağışlı. Pardesüler, ceketler valize tıkıştırılıyor ve parmak arası terlikler ışık hızıyla ayaklara geçiriliyor. Görüyorum ki kıştan yaza geçmekte hiçbirimiz zorlanmıyoruz. Deniz uçaklarının motoru o kadar gürültülü ki kulak tıkaçları veriliyor. 12 kişilik uçağa keyifle yerleşiyoruz. 25 dakikalık uçuşla otelimize varıyoruz. Uçaktan gördüklerimiz biraz sonra ne gibi güzelliklerin içinde olacağımızın işaretlerini vermeye başlamıştı bile. Mavinin ve yeşilin tüm farklı tonları hare halinde minicik adaların etrafını sarmış. Küresel ısınma yüzünden bu adaların 50 yıl içinde tamamen suların altında kalacak olma ihtimali insanın içini burkuyor. Otelin iskelesinde bizi karşılayan tabela çok manidar. Üstünde "Bu noktadan itibaren ne haber ne de ayakkabı" yazıyor. Ayakkabı maddesine itirazım yok ama dünyayla iletişimimin kesilmesi benim gibi bir sosyal medya kurdu için çok zor. Zaten ilk sorum da wi-fi var mı oluyor. Neyseki tesis bu konuda sorunsuz. Her köşede internete bağlanabiliyorsunuz. Terliklerinizi çıkarıp beyaz pudramsı incelikteki kumlara ayaklarınızı keyifle gömüyorsunuz.

Spa yaptırmadan dönmeyin
Ertesi gün otelin en az kendisi kadar meşhur spasını ziyaret ediyorum. Otel, spa ürünlerini kendileri üretiyor. Spa ürünleri otellerin yer aldığı Hint Okyanusu'nda yetişen ylang-ylang, vanilya, Hindistan cevizi ve frangipani gibi eşşiz ürünlerden elde edilen doğal malzemelerden imal ediliyor. Genelde masaj yaptırmayı sevmem ama buraya kadar gelmişken yaptırmamak olmaz. Yanılmadığımı daha ilk dakikada anlıyorum. Masaj yatağınızın altındaki küçük pencereden okyanusun sahipleri salım salım gözünüzün önünden geçerken sırtımda dolaşan parmakların maharetiyle keyifli bir uykunun kollarına kendimi teslim ediyorum. Bir sonraki istikametimiz Halavali Adası. 25 dakikalık hızlı motorla bir cennetten ayrılıp bir başka cennete geçiyoruz. Bu defa denizden uzaklaşıp aile tipi villalardan birinde kalıyorum. Bahçede beni karşılayan yavru bir iguana oluyor. Sabah bizi uyandıran sert fırtına sonrası açan güneşi görür görmez ünlü sahillerine kendimi atıyorum. Deniz turkuaz renginde. Çıplak gözle suyun altını rahatlıkla görebilirsiniz. Güneşi yakıcı. Koruyucu kremler sürseniz bile teniniz 10 dakika içinde renk değiştirebiliyor. Ama insanı bunaltan sıcaklığı yok. Sadece balayı çiftleri için değil ailecek de Maldivler ideal bir seçim. İster kaldığınız villanın içindeki havuzu, isterseniz villanın dışında toplam 10 adımla ulaşabileceğiniz denizi seçin. Bir zaman sonra ortamın huzuruna, sessizliğine ve dinginliğine karşı koymayı bırakıp kendinizi teslim ediyorsunuz. Akıllı telefonlar buraya yakışmıyor. Belki okurum diye yanıma aldığım kitabım birden en iyi dostum oluyor. Ertesi gün dönecek olmamız da cennet tablonun 'gerçekler kapısı'. Aklıma birden Moofushi'den ayrıldığımızda gördüğüm üstünde 'back to reality' yazılı tabela geliyor. Gerçekten de bir rüyadan uyanmak bu olsa gerek. Beş gün boyunca Maldivler'de, gördüğümde iç geçirdiğim kartpostalların içindeydim. Ne kadar anlatılsa da filmlerde seyredilse de yaşanmadan tecrübe edilmeden anlaşılması imkansız. Güzelliğini kelimelerle ifade etmekte en çok zorlandığım yer oluyor Maldivler.

Kumu insanı seviyor
Buraya gelecek olanlar sakın hangi topuklu ayakkabımı alayım diye düşünmesin. Çünkü giyemezsiniz. Kum o kadar yumuşak ki topukluyla gezinmek imkansız. Odamız Hint Okyanusu üstündeki bungalovlarda. Kalanların her ihtiyacı en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. En keyifli tarafı sabah kalktığınızda yüzünüzü odanızın önünden merdivenle gireceğiniz denizde yıkamak. Çalışan herkes güler yüzlü. Gözler mutlu, çalışmaktan aldıkları keyif dikkat çekici. Bu pembe tablonun arka planında ise dünyanın en fakir ülkelerinden biri olmak var. Geçimlerini sadece turizmden ve balıkçılıktan sağlıyorlar. Lüks otellerde yenilen içilen her şey Hindistan ya da Sri Lanka'dan geliyor. Balık ve etlerin çoğu dondurulmuş ürün olduğu için pek lezzetli değil. Ama çoğu lüks otellerde Avustralya'dan getirilen leziz etler hemen kendini fark ettiriyor. Maldivler, yükseklik 2.5 metreyi geçmediği, için dünyanın en düz ülkesi kabul ediliyor. Sualtı dünyası müthiş zengin. Zararsız yavru köpek balıkları, vatozlar, mantalar kıyıda sizlere eşlik ediyor. Dalışa meraklılar için özellikle Moofushi Adası zor kopabilecekleri bir yer. Kumu insanı seviyor. Hem pudramsı incelikte hem de çok açık renkli olduğundan ısınıp ayaklarınızı yakmıyor. Hangi otele gitsek hepsi yeni evlilerle dolu ama tuhaf bir şekilde etrafta kalabalık görmüyorsunuz. Bizim için balayı gezisi olmadığından bir ara sessizlik içimizi şişiriyor. Birden barda Tarkan'ın Şımarık şarkısının müziğini duymamızla sanki 40 yıldır dans etmemişçesine kendimizi piste atıyoruz. Sayemizde ada, tarihinin en gürültülü beş-10 dakikasını geçiriyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.