X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sakin ve çok kültürlü bir kent Mannheim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sakin ve çok kültürlü bir kent Mannheim

  • Giriş Tarihi: 17.12.2014
Sakin ve çok kültürlü bir kent Mannheim
Sakin ve çok kültürlü bir kent Mannheim

Almanya'nın sakin şehirlerinden Mannheim, çok kültürlü yapısıyla öne çıkıyor. Türkler şehrin yüzde 10'unu oluşturuyor. Şehirdeki Küçük İstanbul ya da Türk mahallesi denilen bölgede musakka bile bulabilirsiniz

Bir şehirle ilgili fikir edinmek istiyorsanız meydanlarına gitmelisiniz. Çünkü meydanlar ve o meydanlardaki insanların yapıp ettikleri o şehirle, şehrin insanıyla ilgili size çok şey söyler. Almanya'nın Mannheim şehrinin tarihi su kulesinin bulunduğu meydanı görünce bu şehrin yeşile düşkün olduğu ve sakin bir kent olduğunu hemen anlıyorsunuz. Sakin bir şehir olsa da Mannheim bir büyükşehir aslında. Izgara şeklinde bir yapısı var. Geniş caddeleri, yüksek olmayan binaları sayesinde şehir rahat nefes alıp veriyor. Bu da insanlara yansıyor anladığımız kadarıyla. Gergin ve telaşlı değil insanlar bilakis rahatlar ve toleranslılar. Almanya'da Türklerin de yoğun yaşadığı şehirlerden biri Mannheim. 350 bin nüfuslu şehrin yüzde 10'unu oluşturuyorlar Türkiye'den gidenler. Tabii Türk nüfusunun yoğun olarak yaşadığı yerler de yok değil. Mannheim'ın ortasında kiminin 'Küçük İstanbul', kiminin Türk mahallesi dediği bölge de bu yerlerden biri. Kendinizi Türkiye'de hissedeceğiniz, Türk kültürüne ait her şeye bulabileceğiniz bir mahalle burası. Kebapçı, dönercilerden bahsetmiyoruz, musakka bile yiyebileceğiniz restoranlar var burada. Zaten bu Türk nüfusunun fazlalığı nedeniyle Mannheim Büyükşehir Belediyesi, Türkleri anlamak onlarla doğru şekilde iletişim kurabilmek için Beyoğlu Beleyesi ile kardeşlik içine girmiş. Beyoğlu Belediyesi bir anlamda Mannheim'a rehberlik hizmeti sunuyor... Tabii Türkler de bu durumdan son derece memnun... Her şehrin belli başlı baskın özellikleri vardır. Mannheim için de icatlar şehri deniliyor. Mesela 1817'de Karl Drais ilk gidonlu bisikleti, 1886'da Carl Benz ilk benzinli otomobili, 1921'de Heinrich Lanz, traktörü ve 1929 Julius Hatry ilk roket uçağını icat etmişler. Bu teknik keşifler Mannheimlılar için bir gurur vesilesi ama nedense hemen 20 dakikalık uzaklıktaki Heidelberg'in kendi şehirlerinden rol çalmasına biraz bozuluyorlar. Üniversite kenti olarak bilinen Heidelberg, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya'da bombalanmayan çok az şehirden biri. Bunun için tarihi dokusunu koruyor. (Mannheim'a savaş sırasında o kadar çok bomba atılmış ki, bugün inşaat yapılırken önce bomba var mı yok mu o kontrol ediliyormuş. Ama Almanlar kentin tarihi dokusuna uygun bir şekilde şehri yeniden ayağa kaldırmayı başarmışlar) Heidelberg'i görmeden Almanya'yı görmüş olmazsınız deniyor. Neckar Nehri'nin ikiye böldüğü şehir Almanlar için ülkelerinin en romantik kenti. Heidelberg'in bir başka çekiciliği ise üniversite kenti olmasının getirdiği dinamizm ve bunun şehre sunduğu enerji. Her saat canlı bir tarafı var. Mannheim sanki, sakin kalmayı tercih etmiş gibi. Canlı bir şehir olma potansiyeli olsa da, şehir mimarisiyle, atmosferiyle sakinlik aşılıyor insana. Mesela hafta sonları sokaklarda çok az insan bulunuyor. Oysa bir sanayi ve ticaret şehri Mannheim. Bir liman şehri olması (Neckar nehrinin Ren nehrine döküldüğü bölgede bulunuyor), canlı bir ekonomisinin olmasına neden olmuş. Bu ticari merkezlilik de şehrin çok kültürlü olmasına vesilesi olsa gerek. Şehirde her türlü milletten ve kültürden insan yaşıyor. Rakamlarla konuşacak olursak 168 ülkeden insan yaşıyor Mannheim'da. Şehir sakin olsa da bu multikültürlülüğü hissediyorsunuz. Özellikle şehirdeki müzik kulüpleri ve barlardan kulağınıza gelen müzik çeşitliliği bunun göstergesi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.