X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şiraz ve Persepolis
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şiraz ve Persepolis

  • Giriş Tarihi: 11.2.2015
Şiraz ve Persepolis
Şiraz ve Persepolis

UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki, yapımı 150 yıl süren Persepolis'i ve yanıbaşındaki şairler ile filozoflar şehri Şiraz'ı üç-dört günlük bir İran seyahatiyle görmek sandığınız kadar zor değil

İran'a gitmeye karar verdiğimde ülke hakkında yöneltilen onlarca olumsuz önyargıyı dinlemek durumunda kalmıştım. Politik bir imaja kurban gitmiş olan İran hakkında yapılan uyarılar hem korkutmuş hem de ülkeye olan merakımı daha da artırmıştı. Türkiye'den bakıldığında gizemli, ulaşılmaz ve hatta anlaşılmaz olarak görünen İran etkileyici tarihi ve atmosferiyle gidenleri kendisine hayran bırakan bir ülke. Adım attığınız andan itibaren bambaşka bir medeniyetin içerisinde olduğunuzu anlıyorsunuz. Kadim Pers medeniyetinin en önemli şehirlerinden Şiraz, Fars Eyaleti'nin başkenti. Fars kültürünün en yoğun hissedilebildiği şehirlerden biri olan Şiraz şairler ve filozoflar şehri olarak biliniyor. Şiraz için İran'ın kültür sanat başkenti desek yanılmış olmayız. Şehirdeki pek çok yapının üzerinde Farsça yazılmış beyitler görmek mümkün. Şehirde Fars edebiyatının ünlü isimleri Hafız ve Sa'di'nin türbeleri bulunuyor. Sa'di'nin türbesinin üzerinde "Şiraz'lı Sa'dinin türbesi aşkın kokusunu saçacak / Hatta, onun ölümünden binlerce yıl sonra bile" beyiti göze çarpıyor. Şehir meydanına ilk vardığımızda karşımıza tüm heybetiyle Kerim Han Kalesi çıkıyor. Tuğladan yapılmış ilginç bir mimariye sahip olan kalenin İran hükümdarı Kerim Han tarafından İsfehan'daki görkemli yapılarla rekabet etmesi için yaptırıldığı söyleniyor. Kalenin girişindeki yazıtta Farsça olarak : "Şiraz'a yeni gelen bir gezgin, uzun süre Kerim Han sarayının endamını övmekten geri duramayacaktır" sözü yazılı. Şiraz'da görülmeye değer ve unutamadığım bir diğer yapı ise İran kültürünü sonuna kadar hissettiren Vekil Pazarı. Çarşıda baharatçılardan kıyafete her türlü ürün satılıyor. Şehrin ticaretinin kalbi bu pazarda atıyor. Pazarı gezerken labirent misali sokaklarda rastgele dolaşarak hangi yöne gittiğinizi düşünmeden kaybolun. Pazarın çıkış kapılarından biri sizi bir kervansaraya çıkartabilir ya da şu anda restoran olarak kullanılan, Kerim Han'ın kendisi için özel yaptırdığı hamamı ile karşılaşabilir orada İran yemekleri yiyip canlı müzik dinleyebilirsiniz.

60 KM YOLCULUK 20 TL

Şiraz'da İrem Bağları, Kur'an Kapısı gibi yerleri de gezdikten sonra sıra Taht-ı Cemşit'i (Cemşitin Tahtı) yani Persepolis'i görmeye geliyor. Şiraz'dan 60 kilometre uzaklıkta olan Persepolis'e taksi ile bir saatlik yolculuğun sonunda ulaştık. Pazarlık yaparak bindiğimiz taksiciye Türk parası ile 20 TL civarı bir paraya denk gelen ücret ödedik. Üstelik taksicimiz Persepolis'te bize rehberlik yapmaya gönüllü oldu. Perslerin eski başkenti olan Persepolis Antik Kenti'nin tarihi M.Ö 500'lü yıllara dayanıyor. Akamenidlerin tören merkezi olarak inşa edilmiş ve 125 bin metrekarelik bir alanı kaplayan bu görkemli şehrin yapımı 150 yıl sürmüş. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan antik şehir, İran'ın en gösterişli döneminden izler taşıyor. Şehre girer girmez karşımıza dev heykeller ve müthiş bir manzara çıkıyor. Persepolis'in dört bir köşesi Perslerin dini Zerdüştlüğün işaretleriyle dolu. Persepolis uzun bir dönem altın çağ yaşadıktan sonra Makedonyalı Büyük İskender şehri ele geçirip tüm yapıları yakıp yıkmış. Zerdüştlük dinini yasaklamış, topladığı bütün Avesta kitaplarını yaktırmış. Şehri tepeden gören tepeciklerle dolu olan Persepolis'te bize göre en dikkat çeken yapılar merdivenler, 'Tüm milletler kapısı' ve '100 Sütunlu Saray' oldu. Çok az zarar görmüş olan merdivenler konukların atlarıyla yukarı çıkabilmesi için özel olarak inşa edilmiş. Gezginler yedi metre uzunluğundaki merdivenleri tırmanırken adeta o dönemde yaşıyormuş gibi ağır ağır çıkıyor merdivenleri. Merdivenlerin sonunda çıkılan avludan gelen önemli konukları haber vermek için boru üflenirmiş. Gelen konuklar 'Tüm Milletler Kapısı'ndan geçerek tören alanına buyur edilirmiş. Girişin iki tarafında dev boyutlarda boğa heykelleri bulunan Tüm Milletler Kapısı 1. Xerkes zamanında yapılmış. Boğa sembolü, kralı ve kralın gücünü temsil edermiş. Şehri daha yukarıdan görmek istediğimiz için çıktığımız tepelerden birinde üç aydır otostopla Ortadoğu'yu gezen ve seyahat ederken para harcamayı reddeden bir Alman gezginle tanışıyoruz. Angus gelmeden önce Persepolis'le ilgli pek çok kitap okumuş bu yüzden Persepolis'le ilgili bize onlarca ayrıntı anlatıyor. Nerelerde kaldığını sorduğumuzda, kendisine kapısını açan misafirperver insanlara konuk olduğunu ve bunun Ortadoğu toplumlarını tanımak için benzersiz bir deneyim olduğunu anlatıyor. Tam o sırada kendisini arabaya almış olan İranlı aile yaklaşarak akşama yan köyde düğün olduğunu söylüyor. Angus bizi de davet ediyor ancak ertesi gün kalkacak uçağımız yüzünden bu teklifi kabul edemiyoruz.

PERS VE ACEM KÜLTÜRÜ İÇ İÇE

Şiraz'da İngilizce bilen sayısı az. Ancak İran'ın genelinde İngilizce ya da Türkçe bilenlerle sohbet etmek ülkenin genel yapısı ile ilgili kitaplardan öğrenilemeyecek bilgiler sağlıyor. Ülkede vakit geçirdikçe Türkiye'de de İran hakkında üretilen önyargıların ne kadar yersiz olduğunu fark ediyorsunuz. Daha da ileri gitmek gerekirse gezerken Türkiye ve İran toplumunun ne kadar da birbirine benzediğini düşünmeden edemiyorsunuz. Bizce siz de Şiraz ve Persepolis vizesiz ulaşımla, çok uygun fiyatlara gezebilir, Pers kültürünün gizemli kalıntılarını adım adım takip edebilirsiniz.

NASIL GİDİLİR?

Türk Hava Yolları'nın direkt Şiraz'a uçuşu bulunuyor. Üç-dört günlük bir seyahat planlanarak hem Şiraz'ı hem Persepolis'i içeren bir program yapılabilir. Eğer daha geniş bir İran turu düşünülüyorsa uçakla Tahran'a ardından otobüsle Şiraz'a oradan yine otobüs kullanarak Şiraz'a geçilebilir. Daha da güzel bir macera için Türkiye'den İran'a trenle gidilebilir.

NEREDE KALINIR?

Şiraz'da lüks otellerde çok uygun fiyatla konaklamak mümkün. Biz rezervasyon yaptırmadan gittiğimizde tüm otellerde yer bulduk. Konaklama önemli diyenlerdenseniz ve içinizin de rahat etmesini istiyorsanız, İran'a gitmeden önce internette yapacağınız kısa bir araştırmayla bütçenize uygun bir otel bulabilirsiniz.

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Bilindiği üzere İran'da kadınların başörtüsü takması zorunlu.
İran'da üzerinde bayrak sallanan, devlet dairesi olduğu anlaşılan yerleri fotoğraflamak yasak, bu kurala dikkat etmezseniz nereden çıktığını anlamayacağınız bir polis tarafından uyarı alabilirsiniz.
İran'da trafik kurallarına uyan şoför bulmak zor. Bu açıdan yaya olarak trafikte çok dikkatli olmak gerekiyor.
Taksilerde taksimetre uygulaması olmadığı için tüm taksilere baştan pazarlık yapılarak binilmesinde fayda var.

NE YENİR?

İran yemeklerinin temelini safranlı pilav ve yanında servis edilen et ya da nohut yemekleri oluşturuyor desek yanılmış olmayız. Kebapçılarda İran'a özgü kebap tadılabilir. Ancak kemikli kuzu eti ve nohutla yapılan içine lavaş doğranarak yenilen Abgusht tatmadan dönülmemesi gereken lezzetlerden.

ECE ÇELİK

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.