X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yaşasın bütün güzellikler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yaşasın bütün güzellikler

  • Giriş Tarihi: 1.3.2015
Yaşasın bütün güzellikler
Yaşasın bütün güzellikler

Türkiye'nin en ünlü gezginlerinden iş kadını Ahu Aysal, Rusya ve Moğolistan'dan geçerek Çin'e giden Trans Sibirya Ekspresi'yle yaptığı müthiş yolculuğu anlattı

Dünyayı gezmek, dünyayı tanımak bence insanoğlu için çok önemli. Hatta konuşurken de "Dünyada böyle şey görmedim", "Dünyada böyle şey olmaz" gibi tabirler kullanırız. Dünyayı işin içine katarak konuşuruz ama bunun yanında hep aynı yerde yaşarız. Dünyayı görmek, küçüklüğümden beri arzu ettiğim bir şeydi ve Allah'ım bana bu arzumu yerine getirme imkanı sundu. Şimdi her yeri gezip görebiliyorum. Aslında bana bu da yetmez oldu, gözümü uzaya diktim, sıramın gelmesini bekliyorum. Çok yakında uzaya gidip, dünyayı uzaydan seyretme imkanım olacak. Bunun için de çok heyecanlıyım. Gerçekleştiği zaman bunu da uzun uzun yazmak ve yaşadıklarımı sizinle paylaşmak, size de yaşatmak isterim.

YOLCULUK BAŞLIYOR

Moskova'dayım. Yürüyüşümü yapıp, akşam yemeğimi yedim ve uyudum. Güzel bir uykunun ardından sabah güzel bir kahvaltı... Şakır şakır yağmur yağıyor. Öğlen Bolşoy'da harika bir havyar yedikten sonra metroda dolaştım. Şimdi trendeyim. Benim için yan yana iki vagon ayrılmış; birinde eşyalarım öbüründe yatağım. Lüks artık bana bir şey anlatmıyor. Gördüğüm, bakmaya doyamadığım bir ağaç, bir çiçek, bir hayvan bana hakiki keyfi ve dolayısıyla zevki veriyor. Trende yediğim deniz mahsulleri hakikaten lezzetliydi. Yarın Kazan'dayız. Her gittiğimiz yerde inip üç-beş saat gezip tekrar trene binip devam. Her şey süper. Şu anda Sibirya'ya girdik. Gece 11.00 ama daha güneş batmadı pek de niyeti yok gibi. Bugün geldiğimiz yerin adı Ekaterinburg. Pek bir şey olmasa da çok çabuk geliştiği belli oluyor. Asya ile Avrupa'yı ayıran sınırda resim çekmek ve dilek dilemek gerekiyor. Yarın bakalım neler olacak? Tren ısrarla yoluna devam ediyor. Treni ben bir hayvana benzettim. Bazen müthiş sinirli, sanki uzakta gördüğü avına gidercesine koşturuyor. Bazen gayet kibar, yumuşak adımlarla yoluna gidiyor. Bundan dört-beş sene önce Güney Afrika'da da tren yolculuğu yapmıştım; Blue Train. Oradaki yemekler tabii ki bundan çok daha güzeldi. Aslında tren yolculuğu ayrı bir kültür; her şeyde olduğu gibi ya seversin ya da nefret edersin. Bendeki nasıl bir huydur ki ben her şeyi seviyorum. Aslında yalnızlığıma bayılıyorum. Hiç mi hiç sıkılmıyorum.

BAYKAL

Dünyanın en temiz gölü
Baykal Gölü hakikaten görülmeye hatta içine girip ıslanmaya değecek gibi. Bu kadar yolu geldiğime beni çok memnun etti. Gölün uzunluğu 636 km, eni 32-85 km. Eğer gölü küvet gibi düşünürsek tıpasını çıkarttığımız zaman boşalması 400 sene istiyor. Baykal Gölü dünyanın en temiz ve en derin gölü diye biliniyor. İçinde episura adında bir balık türü var ki inorganik ne varsa yiyor ve böylece göl temiz kalıyor. Bu gece tren yolculuğunun son gecesi. Bazen bunaldım, bazen çooook keyif aldım. Hayatıma yerleştirdiğim en büyük öğreti ne yaparsam yapayım sıkılmak yok. Zaten yaşadıklarımızı istesek de tıpkısının aynı gibi yaşama imkanımız yok. Hayatta her şey geçici... Zamanı kutuya koyamıyoruz ki istediğimizde çıkarıp kullanalım. İşte bu sıkıntıya hayatımda yer yok. Rusya Baykal Gölü ve Ulan Ude'yi hakikaten sevdim. Hele Ulan Ude'deki İnançlılar Köyü'ne bayıldım. Onlara 'Believers' diyorlar, 300 sene önceki hayat tarzlarından hiçbir şeyi değiştirmeden yaşıyorlar (Aynı Hamişler gibi). Yaşadıkları evlerin resimleri, pencerelerini ve bacalarını kötü ruhlar içeri girmesin diye çok süslü yapıyorlar. Yarın Moğolistan'a geçiyoruz ve trenden iniyoruz. Bir gece Ulan Batur'da kalıp ertesi gün Pekin'e ve tabii ki Çin Seddi'ne...

MOĞOLİSTAN

Ne elektrik ne de su var
Moğolistan'dayız. Biraz uzaklaşınca insanların gerlerde yaşadıklarını görüyoruz. Ger, çadır demek. Bu gerlerde ne su ne de elektrik var. Paraya hiç ihtiyaçları yok. İneklerinden süt alıp yoğurt, krem yapıp yiyorlar. Bazen de çok yaşlanmış hayvanları kesip yiyorlar. İçtikleri çay yeşil; çayı süt ve tuzla kaynatıyorlar ve bütün gün içiyorlar. Saatleri yok, güneşle hareket ediyorlar. İşte bütün bunları görüp yaşamak beni olgunlaştırıyor. Bu yüzden değişik yerleri görmeyi seviyorum.

PEKİN

Ye şehir değişmiş, ya da ben
Daha önce geldiğimi çok iyi biliyorum ama hiç hatırlayamadım. Ya Pekin değişmiş ya da ben. Cennet Tapınağı'nda nedense çok heyecanlandım. Aslında Şamanların dini benim inançlarıma çok uyuyor, belki de bu yüzden. Yasak Şehir ve Büyük Duvar ,2000 yıl önce Moğolları şehirden uzak tutmak için yapılmış. Uzunluğu 2600 km. İnanılır gibi değil. Bugün bu kadar gelişmiş aletlerimiz olduğu halde bu kadar güzelini yapamayız. Yapmak için 600 bin kişi çalışmış. Tabii ki yemeklerin güzelliğini söylememe lüzum yok. En güzel otellerde çok iyi fiyatlara kalmak da mümkün.

TAIPEI

Ada ama denizden faydalanamıyorlar
Taipei kafamda çok merak ettiğim bir yerdi. Kendini çok iyi geliştirmiş büyük bir şehir fakat yaşaması zor. Ada olmasına rağmen denizden faydalanamıyor. Hemen hemen herkes İngilizce konuşuyor. Çok mecbur kalmadıkça, gidecek hiçbir yeriniz kalmadıkça tavsiye edeceğim bir yer değil. Görülecek hiçbir şey yok.

HONG KONG

İnsanlar nazik
Hong Kong maceram temiz ve net. Ritz Carlton süper ve manzara nefes kesici... İnsanlar süper nazikler. Burada hayatımda yemediğim iki şeyi denemek üzereyim; Birds Net ve Abalon. Birds Net'in sırf protein olduğunu ve cilde çok iyi geldiğini söylüyorlar. Abalon ise bir çeşit deniz mahsulü, çok güzel ve lezzetli. Hong Kong alışverişin, restoranların ve manzaranın en güzel olduğu yerlerden biri... Tanrım içimden avaz avaz bağırmak geliyor; Yaşasın, yaşasın, yaşasın bütün güzellikler yaşasın...

HAFTAYA: SİNGAPUR VE NEPAL

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.