X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Otelin 57. katında yüzme keyfi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Otelin 57. katında yüzme keyfi

  • Giriş Tarihi: 8.3.2015
Otelin 57. katında yüzme keyfi
Otelin 57. katında yüzme keyfi

İş kadını, dünya gezgini Ahu Aysal'ın Tatil SABAH için açtığı günlüklerinde bu hafta Singapur ve Nepal var. Gittiği şehirlerde damak lezzetinin peşine düşen Aysal, ilginç adresler de veriyor

SİNGAPUR

Daha önce iki defa daha gelmiştim ama birer gece kaldığım için Singapur'u pek tanıma fırsatım olmamıştı. Şimdi görüyorum ki bayağı eğlenceli ve de çok güzel yemek yenilebiliyor. Bakıyorum şimdi kendime de, bir şehirde iyi yemek benim için çoook mühim. İlk gece kaldığım otelin en üst katındaki Kudeta Restauran'da yemek yedim. Kaldığım otel Marina Bay Sand'de, 57 katlı üç binanın üstünde üç olimpik yüzme havuzu büyüklüğünde bir havuz yapmışlar ve yüzerken sanki şehre atlayacakmış gibi bir his duyuyorsun. İkinci gece West Cord tarafında sahilde, süper canlı ıstakoz yedim. Hakikaten süperdi. Üçüncü gece artık gemiye geçtim. Geminin adı Celebrity Millennium. Gayet rahat geniş bir kamaram var. Hayatımdan çok memnunum. Gemide Brüksel'den 30 kadar arkadaşım var. İlk defa kalabalıkla seyahat ediyorum. Her gün öğleden sonra briç oynuyoruz ve çok keyifli geçiyor. İlk durağımız Bali'ydi. Limanda bir gece kalacağımız için ben Four Season Hotel'de yer ayırttım. Arkadaşlarımı da otele içkiye çağırdım. Akşam da hep beraber Jimbaran Bay'de Ganesha Cafe'de deniz kenarında kumların üstünde ıstakozlarımızı yedik, herkes çok memnun kaldı. Ertesi sabah sekizde Komodo'ya geldik. Ben gemiden inmedim sadece fotoğraf çektim. Minik adalarla çevrili ve adaların üstü yemyeşil, sanki yosun tutmuş gibi. Dışarı çıkanlar ormanda yürüyüş yaptılar. Dragon denilen hayvanlar var ve de maymunlar tuhaf bir şekilde elinde olan gözlük ve yiyecekleri kapıyorlar. Dolaşırken çok dikkatli olmak gerekiyor. Her taraf yemyeşil. Bir sonraki günün sabahı Lombok'a vardık. Önceden ayarladığım bir araba ile şehri dolaşmaya indim. Ben Lombok'u beğendim doğrusu. Burası için "Bali'nin ilk zamanları" diyorlar. Çok haklılar. Daha bozulmamış güzel oteller var, çok da ucuz. Alberto diye bir otele gittim, güneşlendim, güzel bir öğle yemeği yedim, denize girdim, akşam üstü 16:30'da gemiye döndüm. Bugün de güzel günlerden biriydi.

NEPAL


Yeni bir macera için yine yollardayım. Bu sefer Nepal'e gidiyorum. Kathmandu'ya varışımın ardından ilk önce Kathmandu Saray Meydanı'nı (Unesco Dünya Kültür Mirası) ziyaret ettim. Hanuman Dhoka, eski kraliyet yerleşim konutları, Mahadev ve Parvati Tapınağı, Machhender Bahl (Budist ve Hindular için kraliyet yeri), Kumari (Yaşayan Tanrıça) Tapınağı ve yöresel pazarlarda gezintiyle birlikte 2 bin 500 yıllık Swayambunath Tapınağı'nın (Unesco Dünya Kültür Mirası) ihtişamını gördüm. Burası Nepal'deki en eski ve en kutsal Budist Tapınağı, Maymunlu Tapınak olarak da bilinir. Ve tepeden Kathmandu vadisinin kuşbakışı manzarasıyla ruhumun arındığını hissettim. Sonrasında Bouddhanath (Unesco Dünya Kültür Mirası) gezisi... Bu devasa boyuttaki stupa dünyanın en büyüklerinden biri olup, Asya-Pacific Bölgesi'nin en büyük Budist tapınağı. Stupa'nın üzerinde Lord Buda'nın her şeyi gören gözlerini görebilirsiniz. Sekizgen bir taban üzerine oturtulmuş ve etrafı dua çemberleriyle donatılmış. Çevresi ise Küçük Tibet Mahallesi ile çevrili. Bu akşam kendimle ilgili çok yeni bir şey keşfettim. Şehirle ilgili hiçbir şeyin güzel olmadığı Nepal'deyim. Ama keyif aldığım Hotel Dwarika'da grev nedeniyle bütün gün mahsur kaldım... Ve anladım ki benim bu kadar seyahat etmemin tek sebebi hayata sımsıkı yapışmak istemem. Yaşamın her damlasını kayıtsız şartsız seviyorum. Ben kendimle barışığım ama niye şimdi akan bu göz yaşlarım... Çok önemli bu söylemeliyim: Güzel ve uzun bir ömrüm oldu. Sahtekarlarla beraberdim. Zamanında ben de bu sahnede çoook oynadım. Şimdi baktıkça insanlara, ne kadar boş vakit harcamışım diye bile düşünemem. Çünkü her şeyin zamanı var. Vakti gelmeden ne güneşi batırabilirsin ne de güneşi doğurabilirsin.
Nagarkot: 1950 metrede bulunan Nagarkot, Katmandu yakınlarında bir dağ köyü. Uzun bir yürüyüşe çıkmayı düşünmeyenler burada günlük yürüyüşler yapabilirler ve Himalayalar'a ve ufukta küçücük görünen Everest'e yaklaşmış olmanın tadına varabilirler.
Pokhara: Kahvaltıdan sonra havaalanına ve oradan Pokhara'ya hareket. Pokhara, Katmandu'nun 200 km. batısında, Himalayalar'ın Annapurna eteklerinde, göl kenarında, 171 bin nüfuslu huzurlu bir kasaba. Dünya üzerinde yüksekliği 8 bin metrenin üstünde olan dağların zirvelerinin yakın bir mesafeden seyredilebildiği tek yerdir. En yüksek zirveler arasında yer alan Annapurna, Manaslu ve Dhaulagiri zirveleri 884 metre yükseklikteki Pokhara'dan rahatlıkla izlenebilmektedir. Sessiz bir vadiye kurulmuş bu şehir, maceracılar için bir kapı görevi görmektedir. Bu muhteşem gezinin ardından göl kenarında yürüyüş, kayıklara binip Himalayalar'ın üzerinde güneş batımını seyretmeye doğru yol aldık.

HAFTAYA: PAPUA YENİ GİNE, KENYA

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.