X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gerçeküstü bir dünya: Galapagos
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gerçeküstü bir dünya: Galapagos

  • Giriş Tarihi: 15.3.2015
Gerçeküstü bir dünya: Galapagos
Gerçeküstü bir dünya: Galapagos

Tüm bildiğinizi zannettiklerinizi alt üst eden Galapagos adaları, el değmemiş doğanın ortasında, adeta fantastik bir gezegen

Dikkat! Her an bir iguana, yavru deniz aslanı, kırmızı bir yengeç ya da ufaklık bir kuşa basabilirsiniz. Ya da yüzerken bir deniz aslanı burnunuzun dibine kadar girip sizinle oyun oynamak isteyebilir. Mini bir penguen yanınızdan jet hızı ile geçebilir veya dev bir kaplumbağa size çarpabilir. Tekne ile denizde ilerlerken 500 veya 600 yunus size eşlik edebilir, balinalar size harika bir şov yapabilir. Akşam üzeri güvertede manzarayı izlerken bir pelikan yanıbaşınıza konup sizi ziyarete gelebilir, bir yürüyüş sırasında soluklanırken Galapagos alaycı kuşu gelip ayağınıza konabilir, yemek yerken masanıza şirin sapsarı bir bülbül yanaşıp gözlerini size dikebilir... Şaka değil gerçek, Galapagos'ta bunların hepsi birden mümkün! Hayvanların insanlardan hiç korkmadığı, tüm canlıların alıştığınızdan farklı, tuhaf renk ve şekillere sahip olduğu, tüm meraklı hayvanların size ilk defa bu kadar yaklaştıkları ve sizin hiç korkmadığınız, aynı kareye bir deniz aslanı, bir iguana, bir yengeç ve bir kuş sığdırabildiğiniz, sürekli garip gerçekliklerle karşılaştığınız bir diyar burası.

NE İNTERNET NE TELEFON

Teknoloji ve telefonlara iyice bağımlı hale geldiğimiz bu günlerde, Galapagos'ta bir akıllı telefonun ne kadar kifayetsiz kaldığına şahit oldum. Burada doğanın haşmeti ve büyüklüğü, hiçbir 'akıllı telefon' kadrajına sığmayacak ölçekte. Akıllı telefonunuzla kazara bir fotoğraf çektiniz diyelim, zaten onu paylaşacak ne bir internet, ne de telefon bağlantısı var. İlk defa sadece ham doğanın hüküm sürdüğü bir yerdeyim. Napıyoruz, tabii ki doğal olarak adapte oluyoruz! Galapagos adalarının her biri, birbirlerine çok yakın olmalarına rağmen ayrı bitki örtüsüne, hayvan türlerine, coğrafya, kaya ve toprak oluşumlarına hatta iklime sahip birer gezegen. Kiminde su iguanası, kiminde dev kaplumbağa, kiminde Albatros, kiminde penguen, kiminde kırmızı ayaklı sümsük var. Kimi tamamen kurak ve kara iklimi, kimi ise tropik iklimi yaşıyor. Kimi simsiyah volkanik taşlarla kaplı, sarp kayalıklar ile yükselip alçalıyor, kiminde kıpkırmızı yosun çimenler adayı kaplamış. Kiminde tropik yeşillikler adayı sarmış, kiminde ölü gibi duran ancak bal gibi yaşayan gri, boz, sarı ağaçlar etrafı sarmış. Tropik kuşakta dev kaktüsler ve penguenler görmek ise epey şaşırtıcı! Hayvanlar o kadar korkusuzca etrafınızı sarıyor ve sizinle etkileşime giriyor ki; bir süre sonra kim kimi izliyor diye düşünmeye başlıyorsunuz. Tüm hayvanların "Ooo yine kimler gelmiş?" edasıyla sizi izledikleri hissine kapılıyorsunuz.

TÜRLERİN ZAFERİ

Anakaradan bu kadar uzak ve de insan eli değmemiş dünya üzerindeki tek kara parçası oldukları için adalar, adaptasyon geçirmiş birçok özgün biyolojik türü barındırıyor ve türlerin çeşitliliğini en güzel şekilde sergiliyor. Nispeten dünyanın yeni (5 milyon yıl) oluşumları olan Galpagos adaları, kaynayan magmanın bulduğu çatlaktan fokurdayarak su üzerine püskürüp donması ile oluşmuş volkanik adalar. Okyanusun üzerinde beliriveren adalar oldukları için, orijinal olarak üzerlerinde yaşam yokmuş. Tüm canlılar sonradan gelmiş buralara; hayvanlar bir kütük üzerinde akıntı ile sürüklenerek, bitkiler de rüzgarla uçarak... Uzak ve izole oldukları için epey zaman almış yaşamın başlaması. Adaların olağanüstü doğa koşullarına göğüs gerebilenler ayakta kalmış ve ardından evrim süreci başlamış. Doğanın sunduğu iklim ve besin şartlarına adapte olarak hayata tutunabilmek için zamanla -yüzbinlerce yıl- farklı özellikler geliştirmişler. Ayakta kalanlar, dış dünyaya kapalı bu ortamda, yırtıcı vahşi hayvanların tehdidi ve türlerin rekabeti olmadığı için serpildikçe gelişmiş ve karşımıza rengarenk kocaman çeşitler olarak çıkmış. Tüm bu canlıların, bu izole volkanik adalara tesadüfi varışını, zorlu koşullarda ayakta kalışını, serpilip gelişmesini ve yüzbinlerce yıllık evrim yolculuğunu düşününce insanın aklına sonsuz hikayeler geliyor. Ve Galapagos'ta şahit olduğunuz hayranlık verici manzaralar ve deneyimler hiç silinmemek üzere hafızanıza kazınıyor.

NASIL ZİYARET EDİLİR?

Adaları ziyaret için en iyi yöntem bir cruise gemisi, yat ya da katamaranla yolculuk yapmak. Bazı adalarda oteller var ve günübirlik gezilerle diğer adalara gidebiliyorsunuz. Ancak diğer adalarda konaklama olmadığı için pratik değil. Mesafeler uzak olduğu için adaların hepsini görmek imkansız. Denizden Galapagos'u keşfetmek çok daha güzel bir deneyim. Tüm gemilerin rotaları önceden belirleniyor, böylece adalarda aynı anda tekne ve insan kalabalığı yaşanmıyor. Zaten adaları korumak için ziyaret edecek insan sayısını kısıtlıyorlar. Biz La Pinta gemisi ile seyahat ettik. Hem geminin konforu, yemekleri ve hizmetinden hem de keşif turları ile ekibin tecrübe ve bilgisinden son derece memnun kaldık. Adalar, Doğal Park yönetimi tarafından belirlenen rotalar dahilinde ziyaret edilebiliyor. Tüm adaları gezmek ve tüm canlı türlerini görmek için 15 gecelik rotayı yapmanız gerekiyor. Cruise gemileri bu 15 günlük rotayı takip ediyor, eğer daha kısa kalmak isterseniz, yedi, dört ve üç gecelik daha kısa rotalar için gemiye binebiliyorsunuz.

ADALARIN EŞSİZ CANLILARI
Bu adalarda adım başı hayranlık verici renklerde orijinal hayvan ve bitkilere rastlıyor, şaşırtıcı sahnelere şahit oluyorsunuz.

MAVİ AYAKLI BUBİ
Galapagos'ta üç tür bubi (sümsük) var; mavi ayaklı, kırmızı ayaklı ve maskeliler. Mavi ayaklılar favorim. Eşini tavlamak için kanatlarını açıp, gagasını sallayıp, masmavi palet gibi ayaklarını kaldırıp indirdiği dansı gerçekten görülmeye değer. Ayrıca denizde yüzerken dikkat edin, avlanan mavi ayaklı bubiler, avlanacağı balığı belirledikleri anda, son sürat dimdik denize dalıyorve o hızla 8 metre derinliğe inebiliyorlar.

DENİZ IGUANALARI
Okyanusta yaşayan ve yüzebilen dünyanın tek sürüngeni Galapagos'ta. Kızıl, yeşil, siyah olan Christmas iguanası, pembe renkli Isabela iguanası ve de kahve ve siyah renkli yüzen iguanalar sadece Galapagos'a özgü. Yüzlercesi bir arada hiç kıpırdamadan saatlerce heykel gibi duruyor.

ALBAT ROS
Galapagos Albatros'u semalarda asaletle süzülürken, bebekleri 'çirkin ördek yavrusu' misali kanatlarının olgunlaşması için gün sayıyorlar.

DENİZ ASLANLARI
Yüzlerce irili ufaklı deniz aslanını bir arada görmek mümkün Galapagos'ta. Her yerdeler, çoğu zaman aralarından pıtır pıtır yürüyüp geçiyorsunuz. Büyük erkekleri fazla rahatsız etmemek lazım, garip seslerle size bağırabiliyorlar.

DEV KA LUMBAĞALAR
Bu ürkütücü boyuttaki kaplumbağalar görüntülerinin tam aksine oldukça uysal ve sessizler. Anakaradaki atalarından farklı olarak ağırlıkları 500 kilograma kadar çıkan bu kaplumbağların kabukları çok ince, sadece şemsiye ve güneş koruması görevi görüyor. Vejeterjan olan kaplumbağalar tam birer 'survivor', 9-12 ay arası hiçbir şey yemeden yaşayabiliyorlar. Ne yazık ki nesilleri tükenme tehlikesi altında.

GALAPAGOS YENGEÇLERİ

Göz alıcı kırmızı, turuncu ve turkuaz renkleri ile simsiyah kayaların üzerinde adeta parlıyorlar. Yanıbaşlarındaki siyah ve koyu kahverengi ufaklıkları görünce "Farklı bir cins mi?" diye soruyoruz, ve yine muhteşem bir evrim hikayesi karşımıza çıkıyor. Yavrular kuşlara ve balıkçıllara yem olacak kadar küçük oldukları için koyu renkli doğuyorlarmış. Bu onların siyah lav kayaların üzerinde kamufle olmalarını sağlıyormuş.

ADIM ADIM ADALAR
Isabela Adası: Galapagos'un en büyük adası. Adada penguenler, karabatak kuşları, flamingolar, Sally ışık ayaklı yengeçler, dev kaplumbağalar, deniz iguanaları görülebilir.
Santa Cruz Adası: Büyük kaplumbağa nüfusuna sahip.
San Salvador (Santiago, James): Deniz iguanalarının, denizaslanlarının, fokların, kaplumbağaların, flamingoların, ispinoz kuşlarının ve atmacaların görülebileceği bir ada.
Fernandina Adası:
En genç ve en batıdaki ada. Karabatak kuşları, penguenler, pelikanlar ve denizaslanları izlenebilir.
San Cristobal Adası:
Adada fregat kuşları, denizaslanları, dev kaplumbağalar, mavi ve kırmızı ayaklı sümsük kuşları, tropik kuşlar, deniz iguanaları görülebilir.
Floreana (Santa Maria) Adası: Pembe flamingoların ve yeşil deniz kaplumbağalarının görülebileceği bir ada. Marchena Adası: Endemik bir hayvan türü olan Marchena Lava Kertenkelesi bu adada izlenebilir.
Espanola Adası: Yaklaşık 3,5 milyon yıllık yaşı ile bölgenin en yaşlı ve aynı zamanda en güneyde olan adası.

NE ZAMAN GİDİLİR?
Aslında Galapagos adaları yıl boyu ziyaret edilebiliyor ve her dönemin farklı bir özelliği var. Yüksek sezon 15 Haziran-15 Eylül ve 15 Aralık-15 Ocak arası. Aralık-mayıs arası su ve hava sıcaklıkları daha ılık, deniz daha sakin, gün boyu ara ara kısa süreli yağmurlar olabiliyor. Çiçeklerin açtığı, balıkların bollaştığı, deniz kaplumbağalarının sahilde yuvaladığı bu dönem kuşların çiftleşme dansını görmek için en doğru aylar. Haziran-kasım arası ise Humboldt akıntısı ile hava ve su serinliyor. Bulutlu olan bu dönemde yağış çok az, deniz biraz daha dalgalı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.