X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Amerika'da huzur buluyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Amerika'da huzur buluyorum

  • Giriş Tarihi: 29.3.2015
Amerika'da huzur buluyorum
Amerika'da huzur buluyorum

Ünlü oyuncu Tolgahan Sayışman için seyahat bir yaşam biçimi. Seyahatlerinde alışveriş yapmayı da seven Sayışman, başka ülkeler gördükçe, farklı kültürleri tanıdıkça bakış açısının genişlediğini, kendisini iyi hissettiğini söylüyor

Oyuncu Tolgahan Sayışman mankenlik yaptığı dönemden itibaren dünyanın dört bir yanını gezmiş bir isim. Seyahat etmeyi, yeni insanlar, kültürler tanımayı ve fotoğraf çekmeyi çok sevdiğini söyleyen Sayışman 30'un üstünde ülke görmüş... Bir süre önce ABD'de ev satın alan ünlü oyuncu, bundan sonra Los Angeles'te yaşayacağını söylüyor. Biz de bu vesileyle Tolgahan Sayışman ile seyahatlerini konuştuk. Sayışman çektiği fotoğrafları da bizimle paylaştı.

- İlk seyahat ettiğiniz yer neresiydi?
- Londra. Dayım o zaman dil okuluna göndermişti beni. Bir buçuk ay kadar orada kalmıştım, çok ufaktım ve muazzam bir deneyimdi. İngiltere'yi de epey gezme fırsatım oldu bu sürede. Mankenlik yapmaya başlayınca iş nedeniyle dünyanın birçok yerini gezdim.

- Kaç ülke görmüşsünüzdür?
- 30'dan fazla ülke gördüm. 2005 yılında mankenlik yaptığım dönemde, yedi ay Hong Kong'ta yaşadım. Asya kıtasını çok gezdim o dönemde. Sonra oyunculuk teklifi gelince Türkiye'ye döndüm. Eğer oyunculuk teklifi gelmese oralarda epey kalacaktım. Ama Hong Kong çok garip bir deneyimdi, bir daha kolay kolay gideceğimi sanmıyorum.

- Hoşunuza gitmedi sanırım...
- Hiç sevmedim. Kötü günlerim de oldu, çok eğlendiğim zamanlar da... Ama çok zor geldi. Asya kıtasının kültürü turist olarak ilginç gelebilir insanlara ama orada yaşamak gerçekten çok zorlayıcı. Normalde gittiği yerin kültürüne saygı duyup adapte olmaya çalışan biriyim ama Asya'da yapamadım. Yeme- içme'den başlayın, soluduğunuz havanın kokusu bile farklı. Bunlara zamanla alışılsa ile, insan ilişkileri bizim alıştığımız gibi değil. İnsan ilişkileri beni yordu.

KAPALI HAVAYI SEVMEM

- Keyif aldığınız ve sürekli gittiğiniz bir yer var mı?
Amerika. Yerleştim zaten sonunda. Kız kardeşimle birlikte bu sene Los Angeles'a yerleştik. Hermosa Beach'te bir evimiz var. Sahile yakın bir sitede, üç oda bir salon daire. Kardeşim orada UCLA'de yönetmenlik okuyor. Ben de çekimler için Türkiye'ye döndüm. Çekimim olmadığında oraya gidiyorum. Artık orada yaşayacağım.

- Ayrılıyor musunuz Türkiye'den?
- Tam olarak değil. Bir işim var ve iş olduğu sürece bir ayağım burada olacak. Ama bu işin bir avantajı var, uzun süre bir iş yaptıktan sonra uzun zaman dinlenme ve ara verme şansın var. İşte o aralarda Amerika'da olacağım. Çünkü bana çok iyi geliyor, havası çok güzel. Güneşli ve sıcak. Kapalı hava depresif atmosfer bana yaramıyor, bu nedenle Los Angeles benim için biçilmiş kaftan. Orada kafamı boşaltıyorum, kendimi daha iyi hissediyorum, kendimle baş başa kalabiliyorum. Sinir, stres yok! Tanınmamak iyi geliyor. Aslında orada da tanıyan çıktı ama...

LONDRA ÇOK ÖZEL

- Aaa dünyanın öbür ucunda sizi tanıyan mı çıktı?
- Evet çok yabancı var Los Angeles'ta... Ermeniler var mesela... Onlar izliyorlar bizim dizileri. Kız kardeşim orada beni tanımalarına çok şaşırmıştı. Buradaki gibi bir durum değil. Ama tepkiler normal... Dünyanın tüm ünlüleri orada. Burada gece çıktığınızda, bara gittiğinizde bütün gözler ister istemez üzerinizde olabiliyor ama orada öyle bir şey yok.

- Kız kardeşiniz yönetmenlik okuyor, sizin kamera arkasına dair planlarınız var mı?
- Var tabii. Ben de radyo televizyon sinema master'ı yaptım. Kendi çapımda ufak yönetmenlik deneyimim oldu. İlerde bunu eyleme geçirmeyi düşünüyorum. Kardeşimle ilerde bir şeyler yapalım diyoruz.

- Oyunculuk yapmak ister misin Los Angeles'ta?
- Çok ütopik hayaller bunlar. Ben ayakları yere basan biriyim, bunun ne kadar zor olduğunun farkındayım ve öyle bir hayal, plan için orada değilim.

- Avrupa'da nereleri seversiniz?
- Londra en sevdiğim yerlerden. Oranın sosyal hayatını çok beğeniyorum. Alışveriş meraklısı bir adamım. Bu nedenle Milano, Londra, Roma vazgeçilmez duraklarım.

- Alışveriş için özel adreslerin ve dönemleriniz var mı?
- Alışveriş için dönem kovalayamıyorum. Çünkü çalışma şartları buna elvermiyor. Bildiğim çok başarılı outlet'ler var. Arkadaşlarım da var, beni yönlendiren. İspanya ve İtalya'da butik yerler yakalıyorum, kimsenin bilmediği ve kimsede olmayan ürünler. Amerika'da da keşfettim, herkes soruyor. Öyle yerler keşfedince, senede bir kere gidip bir valiz dolduruyorum. Beğendiğim markalar var, onları Londra'da, Milano'da kovalıyorum.

SEKTÖRDE KİBİRLİ İNSAN ÇOK


- Son bir yılda nerelere gittiğiniz?
- Liverpool, Manchester, Londra, Madrid, Barselona, Münih, Sofya, Üsküp, Vitola, Bükreş, Atina, Maldivler, New York, San Francisco, Los Angeles, San Diego, Las Vegas... Bir yılım gezerek geçti...

- Ne hissettiriyor seyahat size?
- Çok farklı bir vizyon. Hem dinleniyorum, hem kafamı açıyor. Dinlemeyi ve gözlem yapmayı seven bir adamım. Bana çok iyi geliyor farklı yerleri, farklı insanları gözlemlemek. Onların giydikleri, yedikleri, mimikleri hepsini görmek hoşuma gidiyor.

- Yurtdışında ilişkiler daha samimi sanırım. Özellikle sizin sektörünüzde sunilik fazla. Bu nedenle mi kaçtınız?
- Evet o yüzden kaçtım. Bizim sektör zor bir sektör. Egolar çok yüksek. Bu işi yapmak için egoya sahip olmak gerekiyor bunu yadırgamıyorum. Onu nasıl terbiye ettiğiniz önemli. Kibir girince işin içine olmuyor. Bizim sektörde kibirli insan çok fazla. Ne yazık ki şeytanın ilk günahı kibir. O noktadan sonra ortak noktada buluşamıyorum insanlarla. Zaman zaman benim de çok kibirli davrandığım, karşı tarafı kırdığım oldu. Bundan da pişmanlık duydum. Şimdi mümkün mertebe o işten sıyrılmaya çalışıyorum.

- Kafanız netleşmiş sanırım...
- Öyle bir çevre ediniyorsunuz ki... Bizim sektörde dostluklar reytingle alakalı. Bu beni soğuttu. Reytinginiz yüksekse çevrenizde harika arkadaşlar var, alkışlayan gülenler var. Hatanızda yanınızda olmuyorlar ya da hata yapmaya yaklaştığınızda uyarmıyorlar. Sonra hata yapınca kendinizle baş başa kalıyorsunuz. Şan şöhret gelip geçiçi... Zaman çok çabuk geçiyor. Şana şöhrete kapılın insanları kırmaya değmiyor.

SEYAHATLERDE PLANLI PROGRAMLI BİRİYİM

- Seyahate son dakikada mı karar verirsiniz, planlı programlı biri misiniz?
- Planlı programlı biriyim. Ama ilginçtir, ne zaman spontane bir şey gelişse daha çok keyif alıyorum. Ama bu konuda ikna edilmesi çok zor biriyim. Önceden o planı programı yapmam gerekiyor. Nerede kalacağım, kaçta uçacağım, neler yapacağım hepsini bilmem gerekiyor.

- Valizinizde olmazsa olmaz neleriniz var?
-
Kişisel ihtiyaçlarım olur. Rahat edebileceğim spor ayakkabı ve eşofmanlar.

- Çok özel bir anınız var mı seyahatlere dair?
- İlk Londra seyahatim inanılmazdı. 18 yaşımdaydım. Los Angeles'a ilk gittiğimde aşık oldum. Ve 'Buraya bir gün yerleşeceğim' dedim. Ve gerçekleşti. Roma'ya ilk gidişimde büyülendim. Romantik bir şehir aynı zamanda.

- Görmek istediğiniz nereleri var?
- Afrika ve Avusturalya merak ettiğim yerler. Bi ay zaman ayırıp görmek istiyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.