X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Biraz sanat, biraz eğlence, bol bisiklet: Amsterdam
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Biraz sanat, biraz eğlence, bol bisiklet: Amsterdam

  • Giriş Tarihi: 5.4.2015
Biraz sanat, biraz eğlence, bol bisiklet: Amsterdam
Biraz sanat, biraz eğlence, bol bisiklet: Amsterdam

İçinden geçen kanalları, sayısız müzesi, her köşede bulunan bisikletleri ve tarihi yapılarıyla Amsterdam Avrupa'daki başkentler arasından sıyrılıyor

Kimine göre özgürlükler şehri kimine göre laleleriyle ünlü bir doğa cenneti. Eğlence için gitmek de mümkün, içinde yüzlerce sanat eserinin bulunduğu sayısız müzeyi gezmek için gitmek de. Bu çeşitliliği barındıran Amsterdam'dan bahsediyorum elbette. Sadece bu saydıklarım değil daha farklı onlarca sebepten Amsterdam'ı görmeye gitmek mümkün. İçinden geçen kanalları, arabadan fazla sayıda bisikletleri ve tarihi yapılarıyla Amsterdam Avrupa'daki başkentler arasında farkını ortaya koyuyor.

MÜZELERDEN MÜZE BEĞEN
Şehrin kalbi Dam Meydanı'nda atıyor. Amsterdam'ı her saat kalabalık ve canlı olan bu meydandan gezmeye başlayabilirsiniz. Bu meydanda bir merkezi Londra'da bulunan mumya müzesi Madam Tussauds var. Bu müzede kimler yok ki? Albert Einstein'den Charlie Chaplin'e, George Clooney'den Bob Marley'e yüzlerce ünlünün balmumu heykelini görmek ve birlikte eğlenceli fotoğraflar çektirmek mümkün. Başta da dedim ya sadece müzelerini gezmek için bile Amsterdam'a gidilebilir. Bu yüzden müzelerden devam edelim. Şehirde dev bir Van Gogh müzesi var ki ünlü sanatçının yaşamını ve eserlerini görmeden dönmemek lazım. Van Gogh Müzesi'nin farklı mimariye sahip iki binasından biri Hollandalı Gerrit Rietveld, diğeri Japon Kisho Kurokawa imzalı. Müze dünyanın en zengin Van Gogh koleksiyonun yanı sıra farklı sanatçılardan eserler de sergiliyor. Devlet müzesi olan Rijkmuseum ise çok geniş bir resim ve fotoğraf koleksiyonuna sahip. Museumstraat'da yani Müzeler Sokağı'nda bulunan dört katlı müzede Ortaçağ'dan Rönesans'a farklı dönemlerden eserler sergileniyor. Amsterdam'da gezilecek en önemli sanat noktalarından biri de Stedelijk Müzesi. Dünyanın en zengin modern sanat koleksiyonlarından birine sahip olan müzede 90 bin modern resim, fotoğraf, tasarım video ve heykel sergileniyor. Amsterdam'da müzeler bitmez ancak önereceğim son müze aslında müzeleştirilmiş bir ev. Yani Anne Frank'ın evi. İkinci Dünya Savaşı'nın sembol isimlerinden Anne Frank'ın kanal kenarında ailesiyle birlikte iki yıl Nazilerden saklandığı sığınak bugün müze olarak geziliyor. Müzede iki Yahudi ailenin ortak saklandığı gizli odaları, Anne Frank'ın o ünlü günlüğünün orijinalini görmek mümkün. Şehrin gece hayatının yoğun olduğu meydanlardan biri adını ünlü ressam Rembrand'dan alan Rembrandplein. Burası sokaktaki heykelleri, lokanta ve barlarıyla hem eğlenceli hem de ruhu olan bir meydan. Rembrandplein'de geleneksel Hollanda müziği dinlenebilecek barlar ve Hollanda yemekleri tadılabilecek restoranlar var. Meydandaki küçük parkta dökme bronz heykeller, bu semtte yaşamış olan ressam Rembrand'ın Gece Nöbeti tablosuna atıfta bulunuyor. Park demişken Amsterdam'da gezilecek, dinlenecek, huzur bulunacak pek çok park var. Şehirde otuzu aşkın park bulunurken bunlardan en ünlüsü ve en büyüğü 48 hektarlık alana yayılmış Vondelpark. Her yıl sekiz milyon kişinin ziyaret ettiği söylenen parkın Açıkhava Tiyatrosu'nda yaz aylarında ücretsiz konserler düzenleniyor.

EN BÜYÜK FESTİ VALİ KING'S DAY
Aylardan nisan, Amsterdam'ın en ünlü festivali Kral Günü (King's Day) yaklaşıyor. Ülke genelinde Hollanda Kralı'nın doğum gününün kutlandığı açık hava festivalinde yer gök turuncu oluyor ve doğum günü şehrin her noktasında farklı bir etkinlikle kutlanıyor. Hollanda'daki bu kutlamalar ilk olarak Kraliçe Günü ile başlıyor. İlk kez 1885'te dünyanın en uzun süre tahtta kalan kraliçesi olan Wilhelmina'nın doğum günü şerefine kutlanmış. Ardından gelen kraliçelerin doğum günleri 30 Nisan'da kutlanmaya devam etmiş. 2013 yılındaki Kraliçe Günü'nde Kraliçe Beatrix tahtını oğlu Willem Alexander'a devretti. Bu yüzden kutlamalar, Willem Alexander'in doğum günü olan 27 Nisan'a alındı. "Kutlamalarda neden her taraf turuncu renkte oluyor?" diye merak ediyorsanız anlatalım. Kraliyet ailesinin isminden gelen 'oranje' kelimesi yüzünden Hollanda'nın geleneksel rengi turuncu olmuş. Her yıl etkinlikler kapsamında konserler, sokak partileri, eğlenceli partiler yapılıyor. Doğum günü etkinliklerinde bir de Özgür Pazar adı verilen sokak pazarları kuruluyor. Bugün herkes ikinci el eşyalarını çocuklar ise oynamadıkları oyuncaklarını vergisiz olarak satabiliyor.

SOKAKLARDA 1 MİLYONDAN FAZLA BİSİKLET VAR
Benim aklıma da bir çok insan gibi Amsterdam deyince bisiklet, bisiklet şehri deyince Amsterdam geliyor. Şehirde 1 milyondan fazla bisiklet olduğu söyleniyor. Yüzlerce bisikletin park halinde olduğu bisiklet otoparklarının manzarası şaşırtıcı. Amsterdam'da öğrenci, milletvekili fark etmiyor, herkes işine bisikletle gidip geliyor. Türkiye-Hollanda ilişkilerinin 400. yılı sebebiyle Hollanda Başbakanı ve eşi Türkiye'ye ziyarete geldiğinde İstanbul'daki İstiklal Caddesi'nde bisiklete binmişlerdi.