X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Işık, ışık, ışık daha çok ışık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Işık, ışık, ışık daha çok ışık

  • Giriş Tarihi: 24.5.2015
Işık, ışık, ışık daha çok ışık
Işık, ışık, ışık daha çok ışık

Nice, Güney Fransa'nın çok havalı, çok pahalı ve çok fazla ışıklı şehri. Işıklı derken, kelimenin gerçek anlamıyla öyle. Güneş burada neredeyse hiç batmıyor ve hava bu yüzden mütemadiyen etrafa limonata püskürtülmüş gibi sarı ve tatlı

NIce'e indiğimde havaalanından çıkıp taka bir Renault'yla tepelere doğru ilerlerken aklımdan geçen ilk şey şu oldu: Bu insanlar ne iş yapıyor? Tamam bir tane devasa sinema sektörü var, az ötedeki Cannes'da can damarı atan; turizm var, zeytinyağı, şarap var ama yani burada muhasebeci var mı mesela, fizik öğretmeni ya da ne bileyim avukat? Çünkü Nice öyle bir yer ki, insan burada kesinlikle ama kesinlikle çalışamaz, çalışmak istemez, an gelir balkon masasındaki su bardağını alıp mutfak tezgahına bırakamaz. Burası sıcak, cömert güneşiyle çok parlak (Cannes'da çekilen kırmızı halı fotoğraflarını hatırlayın, üstelik akşamüstü nasıl bir ışık o!) ve çok elde kadeh, terasta uzanılası bir yer. Ve ama çok da pahalı tabii. Fakat parayı bulan Fransız'ın yerleştiği bir yer olmaktan ziyade, kökü buradaların anadan atadan kalma evlerde yaşadığı bir bölge. Kente girişte ilk dikkat çeken şey upuzun bir yürüyüş ve trafik yolu olan Promenade des Anglais (İngiliz Koşuyolu). Bu yol, akşamüzeri yürüyüş yapmak ya da üstü açık otomobillerle Nice turu atmak için kullanılıyor. Yol, 1822'de Nice'e portakal toplamaya gelen mevsimlik İngiliz işçilere yaptırılmış. O yıl portakal hasadı kötü gidince işçiler boşa çıkmış, sağda solda vakit öldürürken, buna daha fazla dayanamayan Fransızlar tarafından bu yolu yapmakla görevlendirilmiş. O yüzden de adı İngiliz Koşuyolu. Yol, 6,5 km. ve önünde geniş bir sahil uzanıyor. Plajda kum yok, çakıllı. Denizin dibi de öyle. Deniz ayakkabısı götürmeyi unutmayın. Nice'den alırım demeyin, pahalı dedim ya. Eski Nice, Barok mimarinin hakim olduğu bir mahalle. Burada görülecek çok müze, saray, yapı var. Ayrıca dünyanın en meşhur çiçek ve antika pazarı olan Cours Saleya da burada. İnsan oradaki bütün çiçekleri kucaklamak, bütün ıvır zıvırı karıştırmak istiyor. Tehlikeli bir yer. Cathedrale St. Nicholas da görülmesi gereken yapılardan. Nice'in ortasında St. Petersburg rüzgarı estiren bu bina burada yaşayan Ruslar tarafından yapılmış.

GÖRÜ LECEK YER ÇOK

Vakit olursa tepelere de çıkın. Tepeler, aşağılardan daha güzel. Bir de Cimiez Manastırı'nı görün. En tepelerde. Müthiş. Tabii Allah'ın emri, Nice Modern Sanat Müzesi. Matisse'in bütün eserleri burada. Aşırı doz renk. Bu arada Nice'e bu ara yolunuz düşerse hazır Cannes Film Festivali de varken 1,5 saat ötedeki Cannes'a da uğrayın. Otobüsle 1.5 saatte, çok da ucuz bir fiyata Cannes'a gidebilirsiniz. Ama önceden ayarlamadıysanız konaklamayı aklınızdan bile geçirmeyin. Festival zamanı ev, otel filan bulmak imkansız. Evi olanlar aylar öncesinden kiralayıp yatmak için civarda yaşayan akrabalarına gidiyor. Böyle yaman çelişkiler, bir şeyler...

EN GÜZEL YEMEĞİ DONDURMA!
Nice'te deniz ürünleri bol ve güzel ama tuzlu. Pizzacılar ucuz ve hızlı olmasıyla revaçta. Burası İtalya'dan göç alan bir yer. O yüzden pizzacıları işinde usta. Gönül rahatlığıyla pizza yiyebilirsiniz. Nice'e geldim, pizza mı yiyeceğim demeyin, oturun yiyin. İngiliz işçilerin yaptığı yoldan yürüyüp İtalyan işçilerin yaptığı domates soslu puf hamurlarla doyun. Böylelikle, yukarıda sorduğum ilk sorunun cevabı üzerine de düşünebilirsiniz. Neyse, buranın en güzel 'yemeği' aslında ne biliyor musunuz? Dondurma. İnsan ilkokul bebeleri gibi sabah kahvaltısı, akşam yemeği demeden dondurma da dondurma diye tutturmak istiyor. Zaten sıcaktan canı da başka bir şey çekmiyor. Ama yine de oturup bir şeyler yemek isterseniz midye-patates (moules marinieres) yapabilirsiniz. Nice salatası (salada niçoise) gittiğiniz her yerde bulabileceğiniz yumurta ve deniz mahsülleri ağırlıklı bir salata. Herkese hitap etmeyebilir, salata deyip ısmarlamayın yani, ağır bir şey.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.