X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kıbrıs'ta tarihin izleri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kıbrıs'ta tarihin izleri

  • Giriş Tarihi: 24.5.2015
Kıbrıs'ta tarihin izleri
Kıbrıs'ta tarihin izleri

Kuzey Kıbrıs'ı ne kadar tanıyorsunuz? Kalelerini, manastırlarını, camilerini, hanlarını, kısacası tarihini biliyor musunuz? Yanıtınız 'hayır'sa gelin bir yolculuğa çıkaralım sizi

Yüzyıllara ulaşan çeşitli medeniyetleri yansıtan geçmişi ile Kıbrıs tarih tutkunlarını da büyülüyor. İşte adada gezebileceğiniz tarihi yerler.

Girne Kalesi:
Önce Girne Kalesi'ne çıkmalısınız. Bu askeri bina Lüzinyanlar döneminde inşa edilmiş. Kalenin içinde 1100 yıllarında yapıldığı sanılan ve Bizans eseri olan St. George Kilisesi yer alıyor. Kale içi ve çevresinde yapılan incelemeler sonucunda yapılış tarihinin 7. yüzyıla dayandığı düşünülüyor. Kale yapılırken o dönemin savunma taktikleri, zırhlı şövalye ve okçulara göre düşünülmüş. Bu yüzden 15. yüzyılın sonlarına doğru Venedikliler, Osmanlı topçu saldırılarına karşı kaleyi yeniden inşa etmiş. Kuleler eklenmiş ama Lefkoşa'daki Osmanlı zaferinden sonra kale, direniş gösterilmeden 1570 yılında Osmanlılara teslim edilmiş. Osmanlı kuşatması sırasında şehit düşen Cezayirli Sadık Paşa'nın lahiti de kalede bulunan anılardan birisi.

St. Hilarion Kalesi:
Beşparmak Dağları üzerinde kurulan üç kaleden en batıda olanı. Ada halkını, olası Arap akınlarına karşı korumak ve muhtemel saldırılara karşı uyarmak amacıyla inşaa edilmiş. Denizden 700 metre yükseklikte iki sarp tepenin üzerine kurulu. Kale, bugünkü adını Kudüs'ün Araplar tarafından fethinden sonra Kıbrıs'a göç eden ve ömrünün son yıllarını burada ibadetle geçiren bir keşişten almış. Dağdan kente indiğinizde Bellapais Manastırı ve İkon Müzesi'ni de mutlaka görmelisiniz.

Selimiye Camii:
Lüzinyanlar adaya 1192 yılında hâkim olduktan sonra, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nin bir benzerini inşaa etme kararı almış ve St. Sophia Katedrali ortaya çıkmış. Gotik mimari anlayışına uygun olarak inşaa edilen katedral, 1326 yılında ibadete açılmış. Yapı, 1373'te Cenevizliler, 1426'da Memlükler tarafından yağmalanmış. Osmanlı'nın Ada'yı fethiyle camiye dönüştürülen yapıya, Padişah II. Selim'in adını verilmiş.

Büyük Han:
Osmanlılar tarafından Kıbrıs'ın fethinden sonra inşa edilmiş Büyük Han. Ortasında bir avlu, avlunun ortasında ise bir mescit ile çeşme bulunur. Yapı, İngiliz hakimiyetinde önce hapishane, daha sonra barınak olarak kullanılmış. 1990'lı yıllarda onarımdan geçen Büyük Han, bir sanat merkezi olarak hayatına devam ediyor.

Bellapais Köyü/ Manastırı


Limon ve nar ağaçları arasında küçük bir köy burası. Köye değer kazandıran Bellapais Manastırı, kuzey sahillerini tümüyle görebileceğiniz eşsiz bir manzaraya sahip. Latin Manastırı, 1158-1205 yılları arasında inşa edilmiş. Bugünkü yapının büyük kısmıysa, Fransa Kralı III. Hugh tarafından 1267-1284 yılları arasında yaptırılmış. Avlunun etrafını çeviren revaklar ve yemekhane, Kral IV. Hugh döneminde 1324-1359 yılları arasında inşaa edilmiş. Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından alınmasından sonra manastır, Yunan Ortodoks Kilisesi'ne devredilmiş.

Batık Gemi Müzesi

Akdeniz'in Helenistik krallıkları döneminde sefere çıkmış gemi, M.Ö. 3. yüzyılda açık denizde fırtınaya tutulmuş ve Girne açıklarında batmış. 1965 yılında bir sünger avcısı, Girne'nin 1.5 kilometre açığında, 3 metre derinlikte bulmuş. 1968-1969 yılları arasında Pennsylvania Üniversitesi'nden gelen bir ekip tarafından çıkarılmış. Halen Girne Kalesi'nde ziyaretçilerini gözlüyor.

Othello Kalesi

14. yüzyılda Lüzinyanlar tarafından düşman saldırılarına karşı limanı korumak amacıyla yaptırılmış. Kalenin etrafı ilk kurulduğu dönemde derin hendeklerle çevriliymiş. Saldırıya geçen düşmanlar, bu derin çukurları geçemedikleri için uzun yıllar ele geçirilemeyen zorlu bir kale olarak nam salmış. Leonardo da Vinci'nin, 1481 yılında ziyaret ettiği Kıbrıs'ta Venedikliler'e kentin savunma sistemi hakkında tavsiyelerde bulunduğu rivayet ediliyor. Kalenin ismi ise adanın İngiliz sömürgesi olduğu dönemden geliyor. William Shakespeare'in ünlü tragedyası Othello'nun önemli bir kısmı Kıbrıs'ta geçiyor.

Soli Antik Kenti:
Soli, Ada'da kurulan 10 krallıktan biri. M.Ö. 498'de Persler'e yenilmişler, Roma döneminde altın çağını yaşamışlar, 7. yüzyılda gerçekleşen Arap akınlarıyla ortadan kaybolmuşlar. 1920'lerde gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan tiyatro, agora, kilise, çeşme, tapınak gibi yapılar görülmeye değer.

Vuni Sarayı:
Vuni Sarayı, Soli kentini Pers egemenliğinde tutmak için inşa edilmiş. Etrafı surlarla çevrili sarayın 137 odası varmış. Perslerle anlaşma yapan Soli Krallığı'na bağlı güçler M.Ö. 380 yılında Yunan egemenliğinde bulunan Vuni'ye girmiş ve şehri yakmış. Şehir tamamen harap olmuş ve bir daha inşa edilmemiş.

Apostolos Andreas Manastırı:
Hıristiyan inancına göre, İsa'nın havarilerinden Andreas, deniz yoluyla kutsal topraklara giderken su sıkıntısı başgöstermiş, bunun üzerine beraberindekilerle manastırın bulunduğu yerde mola vermişler. İnanca göre, Andreas, bastonuyla toprağa vurarak su çıkartmış. Günümüzde Rum Ortodokslar'ın önemli ibadethanelerinden biri.

Namık Kemal Zindanı:
Magosa denince Türkler'in aklına ilk gelen yer Namık Kemal Zindanı ve Müzesi. Bilindiği gibi büyük şairimiz, 1873 yılında Vatan Yahut Silistre'yi yazıp İstanbul'da sahneledikten sonra Kıbrıs'a sürgün ediliyor. Ve bu sürgün günlerini zindanda geçiriyor. Venedik Sarayı'nın avlusunda yer alan zindan, dikdörtgen ve iki katlı bir yapı. 36 ay boyunca bu zindanda yatan şairimiz 1876'da affedildikten sonra çok sevdiği Magosa'da bir müddet daha kalıyor. Osmanlı'nın adaya hakim olduğu ilk yıllarda inşa edilen bu iki katlı bina, asırlar boyunca topçu kışlası ve hapishane olarak kullanılıyor. 1993 yılında restore edilerek müzeye dönüştürülen yapının içinde Namık Kemal'e ait fotoğraflar ve o dönemde şairin kullandığı eşyalar sergileniyor.

Lala Mustafa Paşa Camii


1328 yılında St. Nicholas Katedrali olarak hayatına başlayan yapı, Osmanlı fethi sonrasında camiye çevrilmiş ve Kıbrıs Fatihi olarak anılan Lala Mustafa Paşa'nın adını almış. Caminin giriş bölümünde bulunan cümbez ağacı, yaklaşık 700 yıllık geçmişiyle hâlâ tarihe meydan okuyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.