X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye'den 10 nokta UNESCO'da
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye'den 10 nokta UNESCO'da

  • Giriş Tarihi: 24.5.2015
Türkiye'den 10 nokta UNESCO'da
Türkiye'den 10 nokta UNESCO'da

Akdamar Kilisesi, Aspendos Antik Kenti, Dağlık Frigya Bölgesi, İsmail Fakirullah Türbesi ve diğerleri... İşte bu yıl UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne alınan, Anadolu'nun kültür ve doğal mirasından günümüze gelen 10 kültürel ve doğal varlık

Geçmişten günümüze miras kalan yapılar, doğal ve kültürel varlıklar o kadar fazla ki saymakla bitmez... Türkiye'nin de dört bir yanı bu varlıklarla dolu. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) de her yıl bu varlıklar arasında korunması gerekenleri açıklıyor. Türkiye'de aralarında Nemrut Dağı'nın ve Selimiye Camii'nin yer aldığı 13 nokta UNESCO Dünya Miras Listesi'nde bulunuyor. Ayrıca geçtiğimiz aya kadar 52 doğal ve kültürel mirasımız örgütün geçici listesinde yer alıyordu. Bu sayı UNESCO'nun son açıklanan raporuyla 62'ye yükseldi. İşte geçen ay UNESCO'nun geçici listesine eklenen 10 yeni yer.

1. Van'daki Akdamar Kilisesi:
Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nda bulunan kilise M.S 915-1921 yıllarında Ermeni Vaspuran Kralı I. Gagik Ardsruni tarafından saray kilisesi olarak yaptırılan bir yapı. Hem mimarisi hem de süslemelerinden dolayı dünya mimarlık tarihi açısından da önemli. Kilisede Ermeni asiller, saray yaşantısı, dini sahneler, günlük hayattan figürler tasvir edildiği gibi heykel şeklinde figürlü taş kabartmalar da var. 2007'de restorasyonu bittikten sonra anıt müze olarak hizmete giren yapı artık Ermeniler'in ayinine de açılmış durumda.

2. Antalya'daki Aspendos Antik Kenti:
Antalya'nın Serik İlçesi'ndeki kayalık bir tepede yer alan Aspendos Antik Kenti, Akdeniz'e dökülen Köprüçay nehri kenarında bulunuyor. M.Ö 5-4 yüzyıllarında kurulan kentte yer alan tiyatro binasıysa dünyanın en iyi korunan tiyatrolarından biri olarak gösteriliyor.

3. Siirt'teki İsmail Fakirullah Hazretleri Türbesi:
Siirt'in Tillo ilçesi Cennet bahçesi olarak adlandırılıyor. Çünkü tasavvufun büyüklerinden İsmail Fakirullah Hazretleri'nin ve diğer önemli şahsiyetlerin türbeleri burada bulunuyor. İsmail Fakirullah Hazretleri'nin türbesini de hocasının vefatından sonra öğrencisi İbrahim Hakkı Hazretleri tarafından yaptırılmış. İbrahim Hakkı Hazretleri, türbede müthiş bir bilimsel yapı var etmiş. Şöyle ki: türbedeki kule ve duvardan, karşısındaki vadiden yükselen güneşin ışığı, ışık mekanizmasından gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks günlerinde geçerek, hocasının mezarının başını aydınlatıyor.

4. Stratonikeia Antik Kenti:
Muğla'nın Yatağan İlçesi'ne bağlı Eskihisar Köyü'nde bulunan Stratonikeia Antik Kenti dünyanın mermerlerle inşa edilmiş en büyük kentlerinden biri. Ölümsüz aşkların ve gladyatörlerin kenti olarak da bilinen yedi kilometrelik alanda Strantonikeia, Arkaik, Klasik, Helenistlik, Roma İmparatorluğu, Bizans, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait yapılar birlikte görülebiliyor.

5. Bolu'daki Mudurnu Tarihi Ahi Kenti:
14. yüzyıldan beri Mudurnu'yla özdeşleşen Ahilik geleneği fiziksel anlamda da yapılarda kendini gösteriyor. İpek Yolu'nun ve kervan yollarının kavşağında bulunan yerleşkede başlıca yapılar arasında Arasta, Yıldırım Beyazıd Camii, Osmanlı'ya ait hamam, türbeler bulunuyor. Mudurnu Tarihi Ahi Kenti'nin anıtsal değer taşıyan yapısı ve kentsel sit dokusu da buna eklenince UNESCO'nun kültürel miras geçici listesinde yerini alanlardan oldu. İstanbul'a yakın olması nedeniyle de her daim yurtiçi turistlerin ilgisini çeken bir merkez.

6. İstanbul'daki Yıldız Sarayı:
Osmanlı saray mimarisinin son örneğini oluşturan İstanbul Beşiktaş'taki Yıldız'da bahçe ve koruluklar içerisindeki köşkler ve kasırların yanı sıra sa
ray tiyatrosu, müze, kütüphane, eczane, marangozhane ve atölyelerin bulunduğu saray Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti'nin yönetim merkezi ve sultan ve ailesinin ikamet ettiği yer olarak kullanılmıştı. Balyan ailesi mimarları ve İtalyan mimar RimondoD'Aranco taradından inşa edilen sarayın tasarımı Avrupa ile de etkileşim içerisinde yapılmış bir yapı.

7. Kahramanmaraş'taki Eshab-ı Kehf Külliyesi:
Eshab-ı Kehf yani Yedi Uyuyanlar ya da Mağara Arkadaşları'nın hikayesini bilmeyenimiz yoktur. Ama kısaca söz etmek gerekirse zalim ve kendine taptıran bir hükümdardan kaçan inançlı gençlerin saklandıkları mağarada 309 yıl uyur vaziyette kaldıklarına inanılıyor. Türkiye'nin birkaç noktasında Eshab-ı Kehf mağarası olarak adlandırılan mağaralar mevcut. Onlardan biri de Kahramanmaraş'taki Afşin ilçesinde bulunuyor. Bu nokta, inanç turizmi açısından uzun yıllardır sıkça ziyaret ediliyor.

8. Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarlıkları:
Helenistik dönemde Pontus Krallığı tarafından kurulan Amasya'daki Pontus Kral Kaya Mezarlıkları'nda beş krala ait kaya mezarlıkları bulunuyor. Yükseklikleri 8-15 metre arasında değişen mezarlar, dünyada kaya mezarı geleneğinin seçkin örnekleri arasında gösteriliyor. Onlarca uygarlığa ev sahipliği yapan bölgede anıtsal kaya mezarlarının V No'lu kaya mezarı da Pontos Krallığı döneminde inşa edilmiş son kaya mezarı olarak biliniyor. Yeşilırmak Nehri'nin oluşturduğu derin bir vadi içerisinde bulunan beş kralın mezarlıkları da burada bulunuyor. Amasya Kalesi, Helenistlik döneme ait surları, sarnıçlar ve Yalıboyu Evleri de ayrı bir güzellik sunuyor.

9. Edirne'deki Uzun Köprü:
Sultan II. Murat döneminde, Mimar Muslihiddin tarafından inşa edilen Uzun Köprü dünyanın günümüze ulaşan en uzun taş köprüsü olma özelliğini taşıyor. Ergene Nehri üzerinde yapılan köprü Osmanlı'nın sanat ve estetik anlayışını da yansıtıyor. Köprünün kemerlerinde kilit taşındaki geometrik motifler, hayvan ve bitki figürleri de yer alıyor. Uzunluğuna rağmen mimari bir harika olan ve altı asır boyunca ayakta kalan köprü Edirne'nin başlıca mimari yapılarından.

10. Kütahya-Eskişehir-Afyon'u kapsayan Dağlık Frigya Bölgesi:
Dağlık Frigya Bölgesi Frig uygarlığının dini ritüellerine ve sosyal hayatına ilişkin izler taşıyan bir bölge. Derin vadiler tarafından şekillenen bu bölge jeolojik bir alan olduğu için kayaların oyulması da kolay olmuş ve özgün mimari yapılar ortaya çıkmış. Dağlık Frigya Bölgesi'ndeki kaya anıtlarının ortak özelliği ise bezemeleri ve süslemelerindeki zenginlik. Mimaride ilk kez üçgen alınlık da burada kullanılmış. Ana Tanrıça heykelinin kaya nişleri de yer alıyor. En önemli özelliği ise Ana Tanrıça adına inşa edilmiş olması.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.