X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Masal diyarı Kapadokya
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Masal diyarı Kapadokya

  • Giriş Tarihi: 21.6.2015
Masal diyarı Kapadokya
Masal diyarı Kapadokya

Dünyanın dört bir yanından turisti ağırlayan Kapadokya'ya gitmek için en güzel dönemlerden birindeyiz. Su ve rüzgarın nakış gibi işlediği bu özel yerde peri bacalarının görmek, mağaraların arasında dolaşmak, balonla bir masal dünyasına dalmak mümkün

Türkiye'de yaşayıp da Kapadokya'yı henüz ziyaret etmeyen birçok insan tanıyorum. Ne yazık ki bende onlardan biriydim. Bu kadar övgüyle söz edilen, videolarda, fotoğraflarda görerek içimizi çektiğimiz Kapadokya için nihayet yola koyuluyorum. Otele doğru giderken Göreme'nin çarşısından geçiyorum. El dokuması halılar, el yapımı objeler ve çeşit çeşit kumaşlar satan dükkanlar peribacalarının çevresine otantik bir renk katıyor. Restoranlar, kafeler ve balon firmaları arasından kısa bir yokuş çıkarak sonunda otele varıyorum. Burası doğallığı bozulmadan küçük odalar oluşturularak yapılmış hem lüks hem de mağara tipi bir otel.

BÜYÜLEYİCİ GÖREME
Göreme, Kapadokya gezim sırasında en sevdiğim yerlerden biri oldu. Burası Nevşehir ilinin Ürgüp ilçesine bağlı bir köy. Kasabanın 12 kilometre batısında bulunuyor. İçinde yer alan sayısız peribacaları sayesinde dünyaca bir ün kazanmış. Bizans devrinden kalma mağara kiliseleri, kayalara oyulmuş barınaklar buranın en büyük özelliği. Göreme yüzyıllar boyu güzellikleri ve kültürel zenginlikleri ile tarih yazarlarının ve seyyahların ilgisini çekmiş. Kapadokya persler döneminde Kalpatuka adıyla anılmaya başlamış ve Kalpatuka; iyi at yetiştirilen bölge anlamına gelmiştir. Gerçekten de burada birbirinden güzel ve değerli atlar görmek ve hatta onlarla vadiler arasında safariye katılmak mümkün.

MEŞHUR PERİBACALARI
Otele yerleştikten sonra çevre gezime Paşabağ'dan başlıyorum. Kapadokya bölgesinde benzersiz olan mantar formundaki enteresan peribacalarının bulunduğu Paşabağ Vadisi aynı zamanda peribacası oluşumu ve gelişiminin de en iyi gözlenebildiği yerlerden birisi. Ayrıca yürüyüş yolları da peribacalarının arasından geçtiği için burada yürüyüş yapmak da oldukça keyifli. En sevimli detaylardan birini paylaşmak istiyorum; buranın jandarma karakolu bütünü bozmamak adına peribacalarından birinin içinde yer alıyor. Bu şahane mimarinin doğallığını bozmamak kesinlikle doğru bir yaklaşım olmuş. Bu arada buranın en meşhur meyvesi üzümden sonra nar ve geziniz boyunca en sık karşılaşacağınız meyve de yine nar!

RENKLİ FRESKLER
Paşabağ'dan sonra Göreme Açık Hava müzesini gezmeye gidiyorum. Buranın hikayesi Kapadokya ve Göreme halkının kayaya çok kolay şekil verilebildiğini fark ederek ev, kilise ve manastırlar oymasıyla başlamış. 4.yüzyılda bölgede Kayseri'den Aziz Basil'in talimatıyla küçük topluluklar oluşmaya başlamış ve bu kayalara evler oyulmuştur. MS 725- 842 yılları arasında bölgedeki kutsal mekanların süslenmesi asgari ölçekte tutulmuş, genellikle sadece haç imgesi kullanılmış. Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiş. Sığınak olarak kullanılan mekanlarda Bizans sanatının önemli örnekleri yer alıyor. Göreme Açık Hava Müzesi'nde tam altı tane kilise var. Bunlar; Tokalı, Elmalı, Barbara, Yılanlı, Karanlık ve Çarıklı kilise olarak yer alıyor. Bu altı kilise arasından en meşhur olan Karanlık Kilise'nin ismi tüm kiliseyi sadece küçük bir pencerenin aydınlatmasından ileri gelmekte. Bu pencere sayesinde kiliseye çok az ışık girebilmiş ve süslemelerin renk zenginliği bu sayede günümüze kadar gelebilmiş.

ZELVE KÖYÜ
Bir sonraki durağım Nevşehir ilinin Avanos ilçesine bağlı eski bir kaya yerleşimi olan Zelve Açık Hava Müzesi. 50-60 yıl öncesine kadar bu oyma kaya yapılarda yerel halk yaşamaya devam ediyormuş. Günümüzde ise buranın eski sakinleri müzenin girişinde Gözleme ve ayran satan yerleri işletiyorlar. Zelve'de pek çok kaya kilisesi, yerleşim yeri ve hatta bir camii var. Bazı bölümler göçük tehlikesi nedeniyle ziyarete kapatılmış, uzaktan bakabiliyorum. Burada bulunan en önemli yerler; Değirmen, Üzümlü ve Balıklı Kilise, Direkli Kilise, Kutsal Hac Kilisesi, Cami, Tünel ve Manastır.

TIPKI BİR MASAL DİYARI
Kapadokya'ya gelip balona binmemek olur mu? Otelime dönüşte bir balon firmasıyla görüşüp, ertesi sabaha balon maceram için 100 Euro'yu takdim ediyorum. Ertesi gün sabah saat 05:00'te uyanıyoruz, balonlarımızın havalanacağı yere gidiyoruz. Kapadokya'ya böyle tepeden bakmak da ayrı bir keyif veriyor. Rüzgar nereye eserse biz oraya gidiyoruz. Bir kere daha anlıyorum ki Kapadokya su ve rüzgarın nakış gibi işlediği harikalar şehri.

ÜRGÜP VE ASMALI KONAK
Bugünkü uçuşumdan sonra dillere destan, dizilere, filmlere konu olmuş Ürgüp'ü görmeye gidiyorum. Taş evleri görür görmez Asmalı Konak geliyor aklıma. Buradayken görmeden gitmek olur mu? Asmalı Konak ziyaretçilerini ağırlıyor. Ben de dahil olmak üzere burada bulunan herkes dizideki aşkı ve otantik ambiansını tekrar anımsıyorlar. Ardından Temenni Tepesi'ne tırmanıyorum. Burası gerçekten Ürgüp manzarasını gözler önüne seriyor. Buradan Ürgüp'e şöyle bir bakmak benzersiz bir duygu yaşatıyor. Neredeyse Kayseri'ye kadar çevreyi görebileceğiniz Temenni Tepesi'ne sokak aralarından 10 dakikada ulaşılabiliyor. Aynı zamanda burada közde kahvenizi içerek fotoğraf çekmeyi sakın unutmayın.

KIZILIRMAK'TA KAHVALTI
Ertesi gün önce Kızılırmak manzaralı köy kahvaltımı yapıyorum. Ahşap ve sallanan Kızılırmak Köprüsü'nden nehirde tur atan gondolları ve sevimli ördekleri de fotoğrafladıktan sonra günümü Ortahisar ve Uçhisar'da geçiriyorum. İlk olarak meşhur Ortahisar Kalesini görmeye gidiyorum. 86 m yükseklikteki kale önceleri hem stratejik hem de yerleşim amacıyla kullanılmış. Kalenin eteklerinde Kapadokya' nın karakteristik sivil mimari örnekleri bulunuyor. Kalenin tepesine tırmanış pek te kolay olmuyor. Bu yüksek kalenin içinde bir o kadar çok sayıda merdiven var . Tepeye çıkmak zor olsa da görülen çevre güzelliği yorgunluğu gideriyor. Ortahisar'da evler kaleye doğru basmak basamak yükseliyor. Ortahisar'dan Uçhisar'a geçiyorum. Kapadokya bölgesinde kimilerinin yer altı şehirlerinde yaşadığı gibi yüzlerce insan da Uçhisar Kalesini çok katlı bir apartman gibi barınak ve sığınak olarak kullanmış. Hatta Kale, çevresindeki yer altı şehirlerine gözetleme kulesi olmuş. Kalede mezarlar, su sarnıçları, küre şeklinde granit taşlar bulunuyor. Kaleden Göreme'ye baktığınızda ise sıra sıra dere ve vadiler göze çarpıyor.

YERALTI ŞEHİRLERİ
Mümkünse yeraltı şehirlerini ziyaret edin. Mümkünse dememin sebebi; uzun boylular için bu küçük yapılar sıkıntı verici olabiliyor. Fakat görülmeye değer yapıda ilgi çekici yerler olduğunu belirtmek isterim. Kapadokya Bölgesi, geçmişte sık sık çeşitli saldırılara maruz kaldığından, bu şehirlerin yapılış amacı, daha çok tehlike anında halkın geçici olarak sığınmasını sağlamaktır. Yeraltı şehirleri aynı zamanda yörede bulunan hemen hemen her evle gizli geçitlerle bağlantılıdır. Yörede yaşamış olan insanlar kendilerini daha fazla emniyete almak için yaşadıkları kayadan evleri çeşitli yerlerine geçilmesi zor odalar, tuzaklar hazırlamış, ihtiyaç karşısında kayaların dibine doğru yeni odalar açmışlardır. Böylece koridorlar ve galeriler çoğalarak yeraltı şehirlerini meydana getirmiştir. Kapadokya'da ki son günümün büyük bir kısmımı otelin spa bölümünde geçiriyorum. Otel'de kapalı yüzme havuzu, sauna ve buhar odaları, jakuzi, macera duşları, hamam ve dinlenme bölümü mevcut. Ayrıca masaj hizmeti de profesyonel Bali'li bayanlar tarafından veriliyor. Kapadokya kesinlikle gördüğüm en özel yerlerden biri oldu ve burayı tekrar ziyaret etmek için şimdiden sabırsızlanıyorum. Peribacalarının arasında dolaşmak ve bu otantik atmosferi yaşamak benim için harika bir deneyimdi. Burada mükemmel bir tarih ve doyulmaz bir huzur yatıyor.

ÇEREZ BİLGİLER
Kapadokya'ya turla birlikte gelmiyorsanız otel rezervasyonunuzu yaptıktan sonra bir de rent a car firmalarından araba kiralama işleminizi yapmanızı öneririm.
Kapadokya'ya geleceğiniz tarihe karar vermeden ve valizinizi hazırlamadan önce mevsim ve hava durumu bilgilerine bir göz atın. Gündüzü ve gecesi arasında sıcaklık değerleri farklılıklar gösterebiliyor. Yanınızda mutlaka sıcak ve soğuk günler için çeşitli giysiler bulundurun.
Vadileri ve panaromaları sakın atlamayın derim. Bu bölgeler gezi sırasında ideal mola alanlarını oluştururken aynı zamanda büyüleyici manzaralara karşı çayınızı yudumlama imkanı sunuyor.
Balon turuna katılmayı düşünürseniz (kesinlikle öneririm) video kaydedicinizi yanınıza almayı unutmayın. Döndüğünüzde sevdiklerinize göstereceğiniz adrenalin yüklü bir anınızı kaydetme fırsatını kaçırmayın.
Avanos ilçesinde birçok seramik atölyesi ve kayadan oyma satış mağazaları bulunuyor. Bu atölyelerde hem seramik yapımını izleyebilir hem de çarkın başına geçip siz de bir şeyler yapmayı deneyebilirsiniz.
Malum Kapadokya bölgesinde üzüm ve kabak dışında pek fazla birşey yetişmez. Bölge kabağından elde edilen çekirdeğin süt ile kavrulmasıyla üretilen meşhur Kabak Çekirdeğinin tadına bakmadan dönmek olmaz.
Tüflü kayaya tırmanırken ayaklarınızın kaymayacağı tırtıklı ve ince taban yapısına sahip hafif spor ayakkabıları sakın evde unutmayın.
İyi aydınlatan LED'li küçük boy feneri yanınızdan eksik etmeyin. Yapay ışık zarar verdiği için freskler bulunan kiliselerde kullanmamalısınız ama mağaralarda ve tünellerde ihtiyacınız olacak.

GİZEM ARTIŞ

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.