X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Heyecan, adrenalin ve maceranın adresi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Heyecan, adrenalin ve maceranın adresi

  • Giriş Tarihi: 16.8.2015
Heyecan, adrenalin ve maceranın adresi
Heyecan, adrenalin ve maceranın adresi

Daha hareketli ve farklı bir hafta sonu geçirmek isteyenlerin yeni adresi son zamanlarda Düzce oldu. Dünyanın sayılı rafting parkurlarından birini barındıran Düzce, İstanbul'a ve Ankara'ya çok yakın olmasıyla son zamanlarda yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor

İstanbul'da bir hafta sonunu da klasik kahvaltı, sahilde bir kahve ve akşam belki sinemaya giderek geçirmeyi planlarken Düzce Belediyesi'nin Rafting organizasyonunun haberini aldık. Yola çıktıktan yaklaşık iki saat sonra kendimizi sadece kuş seslerinin duyulduğu, gürül gürül akan Melen Çayı'nın kenarında bulduk. Geldiğimiz yerin adı Cumayeri. Daha iki saat önce yüzlerce arabanın arasında korna sesleri eşliğinde ilerlerken Düzce'ye girdiğimizde tamamen şehirden soyutlanmış bir ortamda bulduk kendimizi. Gökyüzünü bile kapatan kocaman ağaçların altında kahvaltımızı yaptıktan sonra rafting için hazırlanmaya başladık. Gruptaki kimse daha önce rafting yapmadığı için hızla akan nehirde nasıl yol alacağımızı düşündük. Hazırlıklar tamamlanıp brifingleri aldıktan sonra hazırdık. Aslında gürül gürül akıyor dediğimiz nehir en sakin ve debisi en düşük zamanıymış. Mart ve nisan ayında raftingciler şimdikinden üç metre daha yüksekliğe ulaşan su üzerinde rafting yapıyorlarmış. Altı kişilik botları herkes bir ucundan tutarak nehre indirdikten sonra yolculuğa başladık. Bizim gibi altı bot daha suya indi. Her botta bulunan profesyonel rehberle kendimizi akıntıya bıraktık. 11 km. boyunca azgın sularda kürek çekmeye başladık. Yaklaşık 5 km. gittikten sonra, sol tarafta sporcular için dinlenme alanlarının olduğu yere geldik. Kilometrelerce kürek çektikten sonra yorulan sporcular burada odun ateşinde demlenen çaylarını içip nehrin sakin yerinde yüzerek yorgunluklarını attı. Yarım saatlik moladan sonra tüm sporcularla birlikte yola koyulduk. Ara sıra nehrin en çoşkun akan yerine denk geldiğimizde baştan aşağı ıslanıp yolumuza devam ediyoruz. Sadece dalgalardan ıslanmıyoruz tabii. Eğer iki bot yan yana gelirse sporcuların küreklerle birbirlerine su atıp ıslatması bir gelenek halini almış. Bu geleneği bilmeden yola koyulan biz, cebimize aldığımız bir kaç eşyayı da feda ettik. 11 km.'lik yolu azgın dalgalar arasında üç saatte tamamladık ama yaşadığımız adrenalinle yorgunluğu o an değil bir sonraki sabah yaşayacağımızı bilmiyorduk. Şimdi zipline denen eski bir ulaşım aracını denemeye geliyor sıra. Batı Karadeniz'de bu alet nehrin karşı tarafına yük taşımak için kullanılıyormuş. Halatlarla bağlanıp kendinizi boşluğa bıraktığınızda. hızla akan suyun üzerinde karşıya geçiyorsunuz. Her ne kadar teknoloji gelişse de çetin Karadeniz coğrafyasına benzeyen bu bölgelerde hâlâ bu araç köylüler tarafından kullanılıyor. Düzce Valisi Ali Fidan, Belediye Başkanı Mehmet Keleş ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Özcan Budak da gezimizde bizimle birlikteydi. Ankara ve İstanbul'dan günübirlik ulaşım için imkanların bulunduğuna dikkati çeken Fidan, "Düzce'de deniz, doğa, yaylalarımız ve şelalelerimiz var. Çevre illerden rafting yapmak için Düzce'mize gelenler var" dedi. Belediye Başkanı Mehmet Keleş de Düzce ve çevresinde bulunan illerde yaklaşık 25 milyon insanın yaşadığını belirterek "11 kilometrelik parkurda ilerlerken Amazon ormanlarından geçiyorum zannedersiniz. Her şeyiyle doğal bir ortamdır, dışarıdan müdahale edilerek hazırlanmış değildir. Etrafımızdaki 25 milyon vatandaşımızı burayı keşfetmeye, adrenalin sporu yapmaya davet ediyoruz" diye konuştu.

AKLINIZDA BULUNSUN
Raftinge gelirken iç çamaşırı ve havlu getirilmesi gerekiyor. Yüzme bilmek gerekmiyor. Kalp hastası olanların katılması uygun görülmüyor. Ayrıca raftingin en keyifli olduğu dönem Mart-Nisan ayları. Bu dönemde fiyatlar yaklaşık 150 lira. Diğer aylarda ise 100 TL. Ücretlere kahvaltı, rafting, çay molaları, güvenlik ekipmanları ve sigorta da dahil...

TÜRKİYE'DEKİ RAFTİNG MERKEZLERİ

ÇORUH NEHRİ-ARTVİN
Dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biri olan Çoruh 466 km. mesafesi ile birkaç il geçtikten sonra ülkemizi terk edip Gürcistan'dan Karadeniz'e dökülüyor. Doğduğu Bayburt'tan sonra İspir ve Yusufeli rotasından Artvin'e kadar yaklaşık 260 km. uzunluğunda devam eden Çoruh'ta rafting için 4 farklı etap bulunuyor.

DALAMAN ÇAYI-MUĞLA
Dalaman Çayı 229 km. uzunluğunda. Toroslar'ın Göktepe ve Yaylacık dağlarından inip, Ortaca'ya 8 km. mesafede denize dökülüyor. Turizm bölgelerine de yakın olması nedeniyle yıl boyu rafting yapılıyor.

FIRTINA DERESİ-RİZE
Doğu Karadeniz'de yer alan akarsularımızın önemlilerinden olan Fırtına Deresi 57 km. uzunluğunda. Parkurun zorluk derecesi mevsime göre değişiklik gösteriyor.

DRAGON ÇAYI (ANAMUR )-MERSİN
Dragon Çayı yaklaşık 35 km. uzunluğu ile Toroslar'ın eteklerinden doğup, Kaş, Masat ve Gökçe dereleri ile birleşerek Akdeniz'e dökülüyor. Kılıç deresinin Anamur çayına karıştığı noktadan başlayan rafting parkuru, yaklaşık 10 km. güneyde tarihi Alaköyü'nde bitiyor.

KÖPRÜÇAY -ANTALYA
Yaklaşık 10-12 km.'lik bir bölge sporseverlere keyifli saatler sunuyor.

BEKİLİ DERESİ-DENİZLİ
Amatörlere pek uygun olmayan Bekili Deresi 9.5 kilometrelik parkuru yaklaşık iki saatte tamamlanıyor.

ZAMANTI IRMAĞI-KAYSERİ
Yahyalı ilçesi içinde raftinge elverişli 21 kilometrelik bölümün 13 km.'lik bölümü kullanılıyor. 8 parkurdan oluşuyor. Daha çok profesyonellere uygun. Toplam parkur, yaklaşık iki saate tamamlanıyor. Kar erimesine göre mayıs ve haziranın tamamında ve temmuzun başında rafting yapılabiliyor.

MANAVGAT ÇAYI-ANTALYA

Rafting zorluk seviyesi yüksek olan Manavgat Çayı amatörler için biraz riskli olsa da, Antalya'nın turistik değeri ve merkezlere yakınlığı sebebiyle ülkemizin en popüler rafting parkurlarından biri. Bu parkurda bazen çağlayanlar ve bazen de şelalelerden geçiliyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.