X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ormanın, dağların ve denizin ortasında bir Yeşilyurt
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ormanın, dağların ve denizin ortasında bir Yeşilyurt

  • Giriş Tarihi: 30.8.2015
Ormanın, dağların ve denizin ortasında bir Yeşilyurt
Ormanın, dağların ve denizin ortasında bir Yeşilyurt

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesiyle Küçükkuyu arasında bulunan bir doğa ve tarih beldesi Yeşilyurt köyü. Bu köy Birgi, Safranbolu, Adatepe ve Şirince gibi memleketin en güzel köyleri sıralamasında ilk 10'a girebilecek özellikte. Kazdağları'nın eteklerinde kurulmuş olan köy, denize 2.5 kilometre mesafede, zeytin ormanlarının içinde

Yeşilyurt'un eski adı Çetmi. Bu isim Kastamonu'dan Tokat'a, Çorum'dan Balıkesir'e kadar birçok köye verilmiş. Çetmi kelimesinin aslının Çepni olduğu söyleniyor. Bu köyün ne zaman kurulduğunu bilen yok. Ama köy ve çevresinde Truva, Roma, Selçuklu ve Osmanlı izlerini gördüğünüz zaman bu şirin yerleşim alanının geçmişinin çok derinlere kadar uzandığını anlıyorsunuz. Köye İzmir yönünden geliyorsanız Çanakkale otobüslerine binmeniz yeterli. Küçükkuyu'dan bir kilometre sonra solda köyün tabelasını göreceksiniz, Oracıkta inip 500 metre kadar yokuş tırmandıktan sonra artık köydesiniz. İstanbul yönünden gelenler ise Ayvacık'ı 15 kilometre geçtikten sonra köye giden yol ayrımına ulaşırlar. Fakat eğer, Kazdağları'nın vadilerinde tarih ve doğanın izlerini sürmek, orman yollarında seyahat etmek, şelaleler bölgesine kadar gitmek istiyorsanız altınızda sağlam ve dayanıklı bir arazi aracı olursa bu maceradan memnun ayrılırsınız. Yeşilyurt bundan yaklaşık bir asır önce Rumlarla Türklerin birlikte huzur ve barış içinde yaşadığı bir köydü. Bu barış hiçbir zaman bozulmadı ama Lozan Anlaşması gereği olarak uygulanan nüfus mübadelesi gereği köydeki Rumlar göçüp Yunanistan'a gitti. Onların yerine Girit ve Midilli civarından yurttaşlar gelip köye yerleşti. Bu yerleşim alanındaki mimari çeşitliliği yaratan da işte bu kozmopolit yapı oldu. Köydeki yapılar bölgeden çıkan taşlar muntazam kesilerek inşa edilmiş. Bu bölge taş açısından çok zengin. Çeşitli renklerde ve sertlikte taşlar var. Assos'ta kırmızıya çalan renkler bu bölgede sarının çeşitli tonlarına dönüyor. Köy eğimli bir arazide kurulmuş. Yapılar da topografyaya göre şekillenmiş. Doğaya fazla dokunulmamış. Evler birbirine Arnavut kaldırımlarıyla bağlanmış. Yollar ortaya çıkmış. Zaten burası fotojenik bir köy. Fakat özellikle sabah vakitlerinde ya da gün batarken çok güzel fotoğraflar ortaya çıkıyor. Yeşilyurt Köyü'nün ortasında ulu bir çınarın bulunduğu çok güzel bir meydan var. Bu meydanda soluklanıp demli bir çay içmeyi ihmal etmeyin. Meydana bakan bir de cami var. Köyün adını taşıyan bu cami 1924'ten önce kiliseymiş. Daha sonra yanına bir minare dikilerek camiye çevrilmiş. Bu ibadethanenin içindeki ahşap işçiliğini ve renkli bezemeleri de mutlaka görmelisiniz.

NEREDE KALINIR?
Yeşilyurt'ta nerede kalırım diye dert etmeyin. Burası tıpkı Adatepe gibi Türkiye'nin en güzel butik otellerini bünyesinde barındıran bir köy. Erguvanlı Ev bunlardan biri. Az sayıda insanla, kentin gürültüsünden uzakta, kafa dinlemek isteyenler için bu otel biçilmiş kaftan. Bölgede başka oteller ve pansiyonlar da var. Burada konaklama alanı kuran insanların bir kısmı köyün dışından gelip doğanın ortasına yerleşmeyi tercih edenler. Mesela Slatu Otel'in sahipleri Duygu ve Sait Talu çifti Mersin kökenli. Kültürlü, zevk sahibi ve ince ruhlu insanlar. Bu halleri kurdukları işletmenin köşe bucak her yanına sinmiş. Otel, geniş ve ferah odaları, terasları ve Antakya yemekleriyle ünlü. Balayı çiftlerini tercih ettiği bu işletme beş dönümlük bir arazi üstünde kurulmuş ve mutfaklarında kendi bahçelerinde organik olarak yetiştirdikleri sebzeleri kullanıyorlar.

ZEYTİNYAĞININ BEREKETİ
Bölgenin zeytinleri bereketli ve çok yağlıdır. Bu yüzden sofralık olarak değil de yağlık olarak kullanılır. Asit derecesi oldukça düşük, aroması yoğun ve lezzetli olan bu yağlardan mutlaka almalısınız. Buradaki dükkanlarda zeytin çeşitleri ve kokulu bitkilerden yapılmış zeytinyağı sabunları da bulunur. Bölgenin beyaz peyniri, testi ve sepet peyniri meşhurdur. İzmir tulumu da burada bir başka güzel yapılır. Bölgede ne yiyeceğim diye de dert etmeyin. Etleri ve zeytinyağlıları çok güzel ve lezzetlidir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.