X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Doğayla bağlantı kurun Afrika'yı görün
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Doğayla bağlantı kurun Afrika'yı görün

  • Giriş Tarihi: 6.12.2015
Doğayla bağlantı kurun Afrika'yı görün
Doğayla bağlantı kurun Afrika'yı görün

Bugüne kadar çok farklı yerleri görme şansı yakaladım. Ancak hiçbiri Afrika'da safari yapmaya benzemiyor. Kenya, Tanzanya ve Zanzibar tatiliniz sizi yeniden doğaya bağlayacak

FERYAL GÜLMAN (İş kadını)

Eğer tüm dünyayla bağlantınızı koparmak, farklı bambaşka bir atmosferi yaşamak ve doğayla iç içe olmak istiyorsanız muhakkak Afrika'yı görmeniz gerekiyor. Bambaşka bir coğrafyada, bambaşka hayvanlar, bitki örtüleri ve insanlar arasında geçireceğiniz yaklaşık bir hafta- 10 günlük bir tatil deneyimi sizin yenilenip hayata yeni bir coşkuyla kaldığı yerden başlamanızı sağlayacak. Tabii ki Afrika'ya gitmeden önce iki noktaya çok dikkat etmeniz gerekiyor. Birincisi Kenya'nın özellikle de Tanzanya'nın sarı humma hastalığı açısından risk taşıyor oluşu. Yani bu geziye çıkmadan yaklaşık 10 gün kadar önce sarı humma aşısı olmalısınız. Zaten ülkeye girişte de size ilk bu konu hakkında soru yöneltiliyor. Ayrıca sıtma tehlikesi yaşama ihtimaliniz olacağı için geziden bir gün önce başlayıp, tüm geziniz boyunca ve sonra Türkiye'ye döndükten sonra da bir süre devam edeceğiniz bir ilaç kullanmanız gerekiyor. Tamamen önlem olarak bu sağlıkla ilgili detayları yerine getirdikten sonra tabii ki doğayı görmeye gittiğinizi unutmamalı ve gittiğiniz mevsimde hayvanlar alemi hangi ülkede bulunuyorsa safariyi orada yapmalısınız.

DOĞAYLA BÜTÜNLEŞİN

Ben ilk safarime Güney Afrika Cumhuriyeti'nde gitmiştim. Ancak safariye sıkça giden dostlarım bana, "Gerçekten özel bir safari deneyimi yaşamak istiyorsan kesinlikle rotanı Kenya Cumhuriyeti'ne çevirmen gerekiyor. Çünkü safarinin asıl adresi orasıdır" demişlerdi. Ben de bu öneriden yola çıkarak bir sonraki rotamı Kenya'ya çevirdim. Tabii ki Kenya'ya gitmek için ajandanızda kendinize bir zaman ayırdığınız zaman Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti'ni ve Hint Okyanusu'nun Afrika'yla buluştuğu kıyılardaki Zanzibar Adası'nı da gezi programınıza eklemenizi öneririm. Zaten birçok tur bu üç adresi de bir araya getirerek özel tatil programları hazırlıyor. Dünyanın birçok farklı yerini görme şansını yakalamış olanlardanım. Ama söylemem gerekiyor ki safari gerçekten de başka hiçbir tatille örtüşmüyor. Bu gezi sırasında insanın zihni boşalıyor. Çünkü doğa tüm güzelliği ve büyüleyiciliğiyle insanı kendine çekiyor. Daha öncede dediğim gibi bu seyahatin amacı safari yani birbirinden güzel bu hayvanları görebilmek. Bunu yapabilmek için de göç dalgasını öğrenmeniz gerekiyor. Ocak-mart aylarında büyük göç Tanzanya'nın Milli Parkı'nın bulunduğu noktadan başlıyor. Nisan-mayıs aylarında Serengeti'de kuraklık başlıyor ve hayvanlar su ve yiyecek için batıdaki Grumeti Nehri'ne doğru yola koyulmaya başlıyor. Haziran ve temmuz aylarında nehrin suları alçakta olduğu için hayvanlar burada rahatlıkla serinliyor, yemek yiyor. Ancak nehirdeki timsahlar nedeniyle zaman zaman televizyonlarda gördüğünüz vahşi görüntülere benzer görüntüleri canlı canlı görme ihtimaliniz oluyor.

BAHARAT ADASI

Temmuz ayının sonlarına doğru bu bölge yağış almaya başlıyor ve hayvanlar yeniden göç etmek için hazırlanıyor. Hayvanların amacı Kenya'daki Masai Mara Milli Parkı'nın bulunduğu noktaya ulaşabilmek. Ağustos-eylül aylarında sürüler ciddi kayıplar vererek Kenya'ya, Masai Mara'ya ulaşıyor. Ve yine belgesellerden hatırlayacağınız, Mara Nehri'nde yaşanan görkemli geçişler başlıyor. Ağustos bu muhteşem olayın en iyi görüleceği ay. Ekim ve aralık aylarında da sürüler, yağış sezonunun başladığı Tanzanya'ya, Serengeti'ye doğru göç etmeye başlıyor. İşte programınızı yaparken siz de bu muhteşem doğal döngünün hangi ayağını görmek istediğinize karar verip ona göre planlamanızı yapmalısınız. Safariye çıktığınızda bu görüntülere safari araçlarıyla çıkacağınız turlarla şahit olabilirsiniz. Ancak bu tarz bir gezi dışında balonla da çok alçaktan uçarak tüm hayvanları ve onların hareketlerini izleyebilirsiniz. Yere çok yakın hareket eden balonlar bu geziye farklı bir keyif katıyor. Gezinin sonunda balonun indiği açık alanda sabah kahvaltınızı yapıyorsunuz. Bu da gerçekten çok güzel bir deneyim.

KÜÇÜK BİR ADA

Eğer safarinizi Kenya'da yaptıysanız, sadece bir saat uçarak Zanzibar'a geçebilirsiniz. İnanılmaz bir denizi olan bu ada, tarçından karabibere, karanfilden Hint cevizine mutfağımızdaki birçok baharatın da ana yurdu. Bu adanın etrafında lüks oteller barındıran birçok küçük ada da bulunuyor. Konaklamak için bu adaları tercih edebileceğiniz gibi Zanzibar'da deniz kıyısında bulunan uygun fiyatlı otellerden birinde de konaklayabilirsiniz. Her bir sokağında büyüleyici fotoğraflar çekebileceğiniz Zanzibar, yeniden şehre dönmeden önce sakin bir şekilde dinlenmenizi de sağlıyor.