X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Saraylar şehri Tahran
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Saraylar şehri Tahran

  • Giriş Tarihi: 27.12.2015
Saraylar şehri Tahran
Saraylar şehri Tahran

Tahran, İran'ın yakın tarihini süsleyen saraylarıyla meşhur. En özelleri ise Pehlevi Hanedanlığı'ndan kalan Millet, Yeşil, Geraniye ve Niyavaran sarayları. Saraylarda, Şah'ın özel eşyaları, kıymetli halılar dönemin zenginliğini anlatıyor

HER şehir bir başka medeniyetin izini taşır... Her şehrin farklı bir kimliği vardır İran'da. Anlatacak en kısa kelimedir Kadim. Şiraz'ı, İsfahan'ı, Tebriz'i, Persepolis'i bir başkadır. Ama her halükârda Tahran'a uğramak zorundasınız. Hal böyle olunca İran'ın anahtarı Tahran'ı anlatmak gerek. Öncelikle şehirde yabancılık çekmeyeceğiniz kadar Türk'ün yaşadığını söyleyelim. Çünkü Tahran'ın yaklaşık 15 milyonluk nüfusu arasında Azeri kökenlilerin sayısı oldukça fazla. Sizi anlayacak birilerini sokaklarda kesinlikle bulacaksınız. Ayrıca Türk mutfağına yakın yiyeceklerle süslü restoranlarında yemek konusunda sorun yaşamayacaksınız. Kadim medeniyetlere ev sahipliği yapan İran'ın başkenti Tahran'da şehrin tarihini anlatan saraylar öne çıkıyor. Ancak kentin en eski ve önemli yapılarından birkaç tanesini sarayları anlatmadan vurgulamak lazım. Bunlar arasında en fazla dikkat çeken Büyük Pazar. İstanbul'daki Kapalıçarşı'yı andırsa da burası Tahran ekonomisi için oldukça önemli. İran'da Bazar-ı Bozurg adı verilen çarşı kıymetli eşyalardan meyve-sebzeye kadar hemen hemen her şeyi kapsıyor. 10 kilometrelik bir büyüklüğü olan çarşıda İran'a has işlemeler, halılar, yerel kıyafetler ve süs eşyalarına ulaşmak da mümkün. Çarşıdaki yakın dönem mimarisi olan ancak oldukça güzel motiflerle kadim bir görüntü veren camilere de uğramanızı öneririm.

İRAN MUTFAĞI KARŞILAYACAK
Tahran'ı kuşbakışı izlemek için dağların kenarına kurulu Derbend'deki restoranlar da sizi İran mutfağıyla karşılayacak, kesinlikle gitmelisiniz. Şehrin en önemli yapılarından biri de Meydan-ı Azadi'de bulunuyor. 1971'de Pers İmparatorluğu'nun 2 bin 500'üncü yıldönümünde inşa edilen eski adıyla Shahyad şimdiki adıyla da Azadi Anıtı'nı mutlaka ziyaret edin. Gelelim Tahran'ın saraylarına... Tahran'ın en ünlü yapıları arasında Sadabad geliyor. İran Kültür Bakanlığı'nın Sa'adabad Kültürel Kompleksi adını verdiği yer, 3 bin dönümlük arazi üzerine kurulmuş ve bunun neredeyse yarısından fazlası ağaçlık alanlarla süslenmiş. İçinde farklı sarayları da bulunduran, 18 müzeyi barındıran Sadabad'ın birkaç sarayından söz etmek gerek. Buranın en özel yeri Millet Sarayı. Rengi nedeniyle Beyaz Saray adını alan yapı buranın en büyük sarayı. Rus ve İranlı mimarların katkısıyla yapımına 1931'te Rıza Şah döneminde başlanıp 1936'da tamamlanmış. 54 oda ve salondan oluşan yapının dört köşesinde yer alan dört devasa sütun Pers ve Roma tarzlarını buluşturmuş. Duvarlardaki tuvaller ise Firdevsi'nin Şahnamesi'nden sahnelere yer veriyor. Sarayın en değerli parçaları ise en büyüğü 145 metrekare olan halılar. Sergilenenler arasında mistik İran halıları, mobilyalar ve silahlar var. Bahçede mitolojik kahraman okçu Arash ve Rıza Pehlevi'nin çizmesini belirten bir heykel bulunuyor.

YALDIZLI SÜSLEMELERE SAHİP
Şahvant Sarayı, İslam Devrimi sonrasında Yeşil Saray adını almıştı. Şimdilerde Mermer Müzesi olarak anılıyor. Altı yılda tamamlanan sarayın cephesi İran'ın ünlü mermerleriyle yapılmış. Aynalı Oda sarayın en özel bölümü ve yüz binlerce küçük ayna parçacıklarıyla süslü. Tahran'daki Su Müzesi ise Kaçar döneminin son yıllarında yapılan bir yapı. Şimdilerde müze olarak kullanılan binanın ön kısmında ise burada çalışma yapmış ünlü bilim insanlarının heykelleri yer alıyor. 1908'de yapımına başlanan ve Rıza Han ile tamamlanan Ahmed Şah'ın Sarayı'nda Pehlevilerin eşyaları sergileniyor. Şah Rıza'nın sürgüne gönderilmeden önceki son ikametgahı olarak bilinen Ana Kraliçe Köşkü ise 1979'daki İslam Devrimi sonrasında Cumhuriyet binası adını almış. Günümüzde İran Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak kullanılıyor.

GERANİYE VE NİYAVARAN
Geraniye Müzesi olarak bilinen saray, Nasiruddin Şah tarafından yaptırıldı. Barok ve Rus mimari akımlarının izlerini taşıyan saray, Şah'ın son eşi Farah Diba tarafından kullanıldı. İç dekorasyonunu kendisi yapan Farah Diba, burayı ofise çevirdi. Niyavaran Sarayı ise Kaçarlar döneminin mimari eserleri arasında en önemlilerinden biri olarak tanınıyor. Yazlık olarak da kullanılan saray beş hektarlık alan üzerine kurulu. Şah Muhammed Rıza Pehlevi, 10 yıl süreyle ailesiyle birlikte burada yaşadı. Saraydaki Kerman halısı, birçok kralın ve imparatorun resimlerini taşıyor. Sarayda Şah ve Farah Diba'nın giysileri, kişisel eşyaları bulunuyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.