X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Fotoğraf tutkunlarının gözdesi: Balat
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Fotoğraf tutkunlarının gözdesi: Balat

  • Giriş Tarihi: 21.2.2016
Fotoğraf tutkunlarının gözdesi: Balat
Fotoğraf tutkunlarının gözdesi: Balat

Bizans ve Osmanlılar'dan bu yana tarihi dokusu bozulmadan günümüze kadar gelen Fener-Balat semti, cumbalı kagir evleri, Arnavut kaldırımlı dar sokakları, sokak satıcıları, yorgancıları ile ziyaretçilerine eski İstanbul'un havasını soluma şansı veriyor

İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan Fener-Balat semti sokaklarında pek çok tarihi eseri barındırıyor. Semt, son yıllarda özellikle fotoğraf tutkunlarının en gözde yerlerinden bir tanesi haline geldi. Ben de hafta sonu fotoğraf makinemi alıp arkadaşlarımla birlikte Fener- Balat turuna katılarak bölgeyi
keşfetme şansını yakaladım.

NOSTALJİ ZAMANI

Gezide ilk durağımız filmlere, dizilere ev sahipliği yapan semtin meşhur Arnavut kaldırımlı sokakları oldu. Bu sokaklarda eski antikacıdan, yorgancıya, evden eve asılan olan çamaşırlardan misket oynayan çocuklara, hatta ara ara kokusu burnumuza gelen soba dumanına kadar birçok nostaljik ve renkli görüntülere şahit olduk. O sokaklarda zamanın durduğunu hiç ilerlemediğini gördük. Her biri ayrı bir fotoğraf karesi olan evlerin çoğu iki-üç katlı. Evlerin bakımsız kapıları ise genelde açık. Önlerinde oturan mahallenin kadınları kendilerini yaptıları el işlerine kaptırmış. Sokakları dar ve yokuş olduğu için semti arabayla gezmek neredeyse imkansız. Bölgeyi turlayacaklara tavsiyem düz bir ayakkabı giymeleri. Evlerin fotoğraflarını çekerken dikkatli olmakta da fayda var. Her an camdan cama konuşan kadınlar tarafından başınıza bir maşrapa su yiyebilirsiniz. Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi ise en çok merak edilen yerler arasında geliyor. Kilise mimari olarak pek gösterişli değil. Osmanlı imparatorluğu zamanında kiliseler ve sinagoglar camilerden daha küçük yapılırmış, bu yüzden Fener Rum Patrikhanesi de büyük değil. Fakat içinde değerli eşyalar bulunuyor. Dünyada benzeri az sayıda bulunan üç mozaik ikon, inanışa göre Kudüs'te Hz.İsa'nın bağlanarak kırbaçlandığı sütun ve üç azizeye ait tabutlar bu kilisede.

İKONLARA DİKKAT
Bizanslılar'dan kalma tek kilise özelliğini taşıyan Moğolların Meryem Ana Kilisesi'ne girmek istiyoruz. Kapıdaki görevli kilisede resim çekmememiz şartıyla bizi içeri alıyor. Şirin bahçesi ve kilisenin içinde bulunan Meryem Ana'ya ait ikonlar ilgi çekici. Moğolların Meryem Ana Kilisesi, İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet'in emriyle camiye dönüştürülmemiş, Rumların ibadetine bırakılmış. Kilisenin altında ayazma adı verilen kutsal su kaynağı bulunuyor. Görevli buradan artık su çıkmadığını kaynağın artık kuruduğunu söylüyor.

KIRMIZI OKUL BURADA

İstanbul'da faaliyet gösteren çok az sayıda kalmış Rum okullarından bir tanesi de burada yer alıyor: Fener Rum Erkek Lisesi. Görkemli mimari yapısıyla dikkat çeken Fener Rum Lisesi, kırmızı tuğlalardan yapıldığı için 'Kırmızı Okul' diye de anılıyor. Rumların dini eğitim veren okulu Heybeliada'da normal lise eğitimi veren okulu da burada kurulmuş.

ÇARŞISI ÇOK HAREKETLİ
Balat Çarşısı eskiden Çıfıt Çarşısı olarak bilinirmiş. Çıfıt, Osmanlı döneminde Yahudiler için kullanılan bir kelimeymiş. 1492 yılında İspanyol engizasyonundan kurtulmaya çalışan Yahudiler Osmanlı tarafından Balat'a yerleştirilmişler. Burada her şeyin bir arada bulunduğu dükkanlar kurmuşlar bu yüzden adına Çıfıt Çarşısı denmiş. Balat'ta mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Çarşı, eskiciden, yorgancıya, sobacıdan, plakçıya kadar her türlü eşyanın satıldığı dükkanlara ev sahipliği yapıyor. Fotoğraf çekmeye doyamayacağınız tarihi bir yer. Fener Balat yokuşlarını tırmanırken dinleme molası verip birbirinden güzel nostaljik kafelerde kahvenizi yudumlamayı ihmal etmeyin.

CAMİ DE VAR KİLİSE DE
Bulgar Sveti Stefan Kilisesi: Haliç kıyısında bulunan ve Demir Kilisesi olarak da bilinen Bulgar Sveti Stefan Kilisesi mimarisi ve zarafetiyle adeta herkesi büyülüyor. Yapımında 500 ton ağırlığında demirin döküldüğü yapının dünyadaki tek demir kilise olduğu söyleniyor.
Gül Baba Camii: 9. yüzyılda Aya Theodosi Kilisesi olarak yapılmış Gül baba Camii, İstanbul'un fethinden sonra tersane olarak kullanılmış. II. Beyazıt zamanında ise camiye çevrilmiş. Tuğladan yapılan cami mimarisiyle büyülüyor.
Aya Nikola (Noel Baba) Kilisesi: Hıristiyanlar tarafından Noel Baba olarak bilinen Aya Nikola fakirlere ve özellikle denizcilere yardıma etmesi ile tanınıyor. Cadde üzerinde bulunan kilisenin içinde Aya Nikola'nın portresi buluyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.