X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Alacakaranlıkta safari
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Alacakaranlıkta safari

  • Giriş Tarihi: 28.2.2016

Vahşi hayatı yakından gözlemlemek için en doğru rotalardan biri Kenya, Masai Mara Ulusal Rezervi. Burada zürafadan leopara çok çeşitli hayvanları görme şansına sahipsiniz

Kenya, safarinin en popüler olduğu ülke. Masai Mara Ulusal Rezervi ise ülkedeki en popüler vahşi yaşam bölgesi. Temmuz ile ekim arasında turistler buraya gelip milyonlarca zebra ve Afrika antilobunun göçüne tanıklık ediyor. İlk Masai Mara seyahatime çıkmadan önce heyecanım doruktaydı. Yaban hayatın içine girip fotoğraflar çekecektim. Bir bayram tatilini değerlendirerek dokuz günlük seyahat planı yaptık. Bu seyahatte Burak Doğansoysal bize önderlik etti. Yaban hayat seyahatinde tecrübeli biriyle seyahate çıkmak kendimi daha güvende hissetmeme neden oldu. Aynı zamanda usta fotoğrafçılığı sayesinde kendisinden çok şey öğrendim. Afrika seyahati öncesinde en önemli aşama sarı humma aşısı yaptırmak. Bu Afrika'ya ilk kez gidenler için şart. Sonrasında 10 yıl koruma özelliği var. THY-Nairobi uçuşuyla yaklaşık 6.5 saat sonra Jomo Kenyetta Uluslararası Havalimanı'na indik. Saat 02.00 gibi orada olduğumuzdan geceyi Nairobi'de geçirdik. Sabah kahvaltının ardından bizi Masai Mara'ya götürecek olan aracımız otelin önündeydi. Altı saat süren yorucu bir yolculuk sonrasında Masai Mara'da kalacağımız Mara Sarova Luxury Tended Camp'a geldik. Kapıdaki karşılama müthişti. Yerli görevliler bizi sıcak ıslak havlularla karşıladı. Çadırlarımız ise hayallerimin ötesinde muhteşemdi. Parke zemin, WC, duş, çalışma masası, dolap, kocaman yatakla kolonyal tarzda döşenmişti. Her gece yatağımıza sıcak su torbaları getirildi.

VAHŞİ DOĞAYA TANIKLIK

Masai Mara'da kaldığımız süre içinde gün doğmadan kalkıp kahvaltımızı yapıp, alacakaranlıkta bizi bekleyen yerel rehberimiz eşliğinde safariye çıktık. Çünkü yemek ve su için ortaya çıkan hayvanları ya sabah çok erken saatte görebiliyorduk ya da akşam üstü. Öğlen sıcaktan gölgede uyumayı tercih ediyorlardı. Doğanın kanunu gereği av sahneleriyle de karşılaştık. İki çakalın bir Dikdik'i (en küçük antilop türü), akbabaların bir Gnu'yu (öküzbaşlı antilop) parçalamasına tanıklık ettik. Mara Nehri'nde ölmüş bir su aygırı parçalara ayıran timsahları gördük. İlk kez böyle sahnelerle karşılaşan biri olarak yine de serinkanlıydım. Masai Mara'daki son günümüzde Masai köyünü ziyarete gittik. Öncesinde bizim orayı ziyaret edebilmemiz ve fotoğraf çekebilmemiz için belli bir ücret ödeniyor. Şef ve kabilesi bizi bekliyorlardı. Kerpiçten ve hayvan gübrelerinden yapılan ufacık evlerinde gerçekten zor bir hayat yaşıyorlar. Eskiden Masai kabilesi vahşi hayvan avlarmış ama günümüzde sadece kendi hayvanlarını koruyorlar. Öyle ki tuvalet yok ama kümesler evin içinde. Köyde evlenecek yaşta bir kız varsa köyün delikanlılarından en yükseğe sıçrayan kızla evlenmeye hak kazanıyor. Kızlar belli bir başlık karşılığı evlendiriliyor. Bana da 50 koyun teklif ettiler. Çok eğlenceliydi.

ASLANLAR KÜKRERKEN

Sonraki durağımız Lake Nakuru idi. Burada Sarova Lion Hill Lodge'a yerleştik. Bu sefer çadırda değil, güzel bungalovlarda kaldık. İlk gecemizde aslanların kükremesinden oldukça tedirgin oldum. O nasıl bir kükremeydi, sanki penceremin önünde gibi... Pencereden gelirler mi ki diye düşünürken sızmışım. Kenya'nın önemli kuş alanlarından olan Lake Nakuru'nun muhteşem doğasında flamingo, pelikan, su kuşları, yırtıcı kuşlar, hem siyah hem beyaz gergedan, hem de leopar görme şansımız oldu. Artık öğlenleri bile kampa dönmeyip sürekli aracımızla geziyorduk. Bir günümüzü de Lake Naivasha'ya giderek bota binmeye ayırdık. Afrika balık kartalının muhteşem balık avlama sahnelerinde büyülendik. Bu son günümüzde bol bol fotoğraflarımızı çekip geri dönüş yolcuğuna geçtik. Açıkçası hiç geri dönmek istemedim. Sanırım Afrika'ya aşık oldum.

BAYRAKLAR KALKSIN

Nairobi'ye geri döndüğümüz akşam Afrika'nın en ünlü restoranlarından biri olan Carnivore'da yemek yedik. Bu restoranın özelliği, masanıza bir bayrak getiriyorlar, sonra pişme sırasına göre aklınızın almayacağı çeşitte etleri servis etmeye başlıyorlar. Siz bayrağı kaldırana kadar servis yapılıyor. En özel spesiyalleri de devekuşu köftesiydi.

FİLİZ DİBİ

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.