X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Leonardo da Vinci’nin şehri MIlano
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Leonardo da Vinci’nin şehri MIlano

  • Giriş Tarihi: 17.4.2016
Leonardo da Vinci’nin şehri MIlano
Leonardo da Vinci’nin şehri MIlano

ve tasarımın başkenti Milano, katedrali, La Scala Operası, cam kubbeli tarihi alışveriş merkezi ve ünlü ressam Leonardo da Vinci’nin ünlü tablosuyla tarih ve sanatla adından söz ettiriyor

'nın kuzeyindeki Milano, özellikle tasarım ve sektörüyle öne çıkıyor. Hatta kente tasarım ve modanın başkenti deniyor. Kent, bu özelliğiyle çok sayıda uluslararası fuara ev sahipliği yapıyor. Hatta İzmir'le yarışıp, EXPO 2015'e ev sahipliği yapmıştı. Tabii ki kent sadece bunlarla sınırlı değil? Bu kısa hatırlatmalardan sonra kenti gezmeye ne dersiniz? İstanbul'dan uçuşla yaklaşık iki buçuk saat sonra Milano'dayız. Bir saatlik araç yolculuğuyla da kent merkezine varıyoruz. Kente giderken zaman hiç yabancı olmadığımız trafiğe takılıyoruz. Şehre geldiğinizde sakinlik kendisini hemen fark ettiriyor. Yollarda trafik keşmekeşi ile gürültü kirliliğine şahit olmuyorsunuz. Düz bir coğrafyaya sahip kentte, İtalyan klasiği olan vespalarla ulaşım hemen göze çarpıyor. Ama bisikleti tercih edenler de azımsanmayacak sayıda. Milanolular, özellikle de kiralık bisikleti kullanıyor. Bu nedenle kentin merkezinde sık aralıklarla bisiklet ve motosiklet parklarına rastlıyorsunuz. Kent ulaşımındaki bir başka ulaşım aracı da raylı sistem (tramvay). Tramvay ağı, kentin çoğunluğuna yayılmış. Ancak, en iyisi yürüyerek cadde ve sokakları keşfetmek. Zaten meydandan her yere yürüyerek kolayca varabiliyorsunuz. Mesafeler yakın.

BALKONSUZ BİNA İLGİ GÖRMÜYOR
Milano da, diğer İtalyan şehirlerindeki gibi dar sokaklara, balkonlu dört-beş katlı binalara ev sahipliği yapıyor. Binalar ve kent bu haliyle korunmuş. Avrupa'da da çokça gördüğümüz balkonların bahçeye dönüştürülmesi burada kente ayrı bir renk ve hava katıyor. Öğreniyoruz ki, Milano'da balkonsuz ev ilgi görmüyormuş. Ancak bizdeki gibi balkonda masa koyup oturma, yemek keyfine de rastlamadık. Kent, yeşilliğiyle de öne çıkıyor. Yeşil parkların zorunlu olduğu kentte, yol boyunca sağlı sollu sıralanan ağaçlar korunmuş. Çevre süslemesi ya da peyzaj yok. Doğal bir yeşillik hakim kente. Şehrin merkezindeki boş alana yapılan gökdelenler Milanoluların övünç kaynağı olmuş. Dikine uzanan yüksek katlı binaları öve öve bitiremiyorlar. Tarihi bir mekan gibi bu yeni yapıları da gururla gezdiriyorlar. Bu duruma şaşırmıyor değiliz. Yine öğreniyoruz ki, EXPO'yu kazanmalarında bu binaların da payı büyükmüş. Şehrin bu noktasında, eski yapılar ile yeni gökdelenler büyük bir tezatlık sergiliyor.

HEYBETLİ KATEDRAL
Turistlerin akın ettiği duraklara gelirsek... İlk uğrak nokta, Duomo Katedrali. Katedralin heybeti ve estetiği ilk etapta göze çarpan özellikleri. Avrupa'nın dördüncü büyük katedrali tam karşımızda. Katedralin bulunduğu Piazza Del Duomo Meydanı oldukça kalabalık ve hareketli. Dans edenler, alışveriş yapanlar ve de öbek öbek gelen turist grupları...

TARİHİ GALERİ
Meydanın hemen yanındaki Galleria Vittorio Emanuele II de muhteşem. Tarihi mekan, seçkin markaları, kitapevlerinı, kafeleri bünyesinde barındırıyor. Mekan, resimleri, süslemeleri ile insanı adeta büyülüyor. Cam kubbesi ise çarpıcı. Meydan öğleden sonraları çok kalabalık oluyor, yürürken insanlara çarpmamanız mümkün değil.

LÜKS TUTKUNUYSANIZ...
Eğer lükse meraklıysanız Nişantaşı'nı andıran Via Monte Napoleone caddesine uğrayabilirsiniz. Moda devi tüm markalar sağlı sollu bu caddede sıralanıyor. Ancak, "Bu kadar para harcayamam" diyenlerdenseniz her keseye uygun alışveriş yapabileceğiniz yerler bulmanız mümkün.

DA VİNCİ HEYKELİ
Galleria Vittorio Emanuele II'nin kuzey kapısından çıkınca Leonardo Da Vinci'nin heykelinin bulunduğu küçük meydana geliyorsunuz. Burası da turistlerin bir başka uğrak duraklarından. Milano denince Leonardo da Vinci'nin Son Akşam Yemeği tablosu akıllara gelir. Dominiken Santa Maria della Gracia kilisesindeki yemekhane duvarında asılı bu tablo UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde.

AYAKÜSTÜ ATIŞTIRMALIK
İtalya denince akla makarna ve pizza geliyor. "Denemeden olmaz!" diyerek, öğle yemeğinde bu lezzetleri tadıyoruz. İtalyanlar için yemek hızla geçiştirilecek bir aktivite değil. Ancak fazla zaman ayıramayacak olanlar, içinde peynir ve domates olan küçük boy kapalı pizzayı tercih ediyor. Panzerotti adı verilen bu lezzetli pizza için uzun kuyruklar oluşuyor. Sokakta ayak üstü sohbetleriyle panzerotti'ler bir güzel yeniyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.