X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hafta içi sakin, hafta sonu çılgın!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hafta içi sakin, hafta sonu çılgın!

  • Giriş Tarihi: 15.5.2016
Hafta içi sakin, hafta sonu çılgın!
Hafta içi sakin, hafta sonu çılgın!

Cumhuriyeti’nin başkenti Minsk, sakin ve huzurlu bir şehir. Ancak hafta sonları bu durum değişiyor. Çünkü eğlence, alışveriş ve gezi amacıyla Minsk’e binlerce kişi ediyor

Avrupa'nın kuzeyinde bulunan Cumhuriyeti'nin başkenti Minsk, tarihi ve kozmopolit bir şehir. 1067 yılında kurulmuş, 1941-1944 arasında Nazi işgali altında kalmış ve 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yeni baştan inşa edilmiş. Bir zamanlar yıkıma uğrayıp Amerikan ambargosuna maruz kalsa da, anıtları, heykelleri ve zengin sanat eserleriyle muhteşem bir şehir görüntüsünde. Komşu ülke başkentlerinden Moskova'ya 720 kilometre, Varşova'ya 549, Kiev'e 530, Vilnius'a 183, Riga'ya 483 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Halkın yüzde 99'unun üniversite mezunu olduğu Belarus'ta, Minsk şehrinde 450 bin üniversite öğrencisi eğitim görüyor. Ülkedeki 55 üniversitenin 33'ü başkentte yer alıyor. Belarusholiday'dan rehberimiz Alexandra Anisko'nun anlattığına göre; ülkede eğitim Rusça veriliyor, Belarusça ise ders olarak okutuluyor. Belarusça'ya sadece devlet kurumlarının tabelalarında veya ulaşım araçlarındaki anonslarda yer veriliyor. Nüfusun yüzde 90'ı Rusça konuşuyor ama zaten iki dilin arasında çok küçük farklılıklar bulunuyor. Belarus, 2008'de yapılan sayıma göre yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip. Halkın yüzde 70'i şehirlerde, yüzde 30'luk kısmı ise köylerde yaşıyor. Belarus nüfusunun yüzde 80'i Beyaz Ruslar'dan, yüzde 10'u Ruslar'dan, geri kalan kısmı ise Tatarlar ve diğer milletlerden oluşuyor. 25 bin köy bulunan ülkede, köylerin birçoğu sadece 10-15 haneden oluşuyor. Belarus nüfusunun yüzde 70'i Ortodoks, yüzde 20'si Katolik ve Protestan, geri kalan yüzde 10'u ise Müslüman, Yahudi ve diğer inançlara mensup kişilerden oluşuyor. İşsizliğin yüzde 1 oranında olduğu ülkede, aylık asgari ücret 100 dolar ancak halkın aylık geliri 300 doları aşıyor. Ülkede kadınlar, tramvay ve otobüs şoförlüğü dahil pek çok işte çalışıyor.

BİNLERCE KİŞİ GELİYOR
Başkent Minsk'te yaklaşık 2 milyon kişi yaşıyor. Sakin ve huzurlu bir görüntüye sahip olan şehirde, hafta sonları bu durum değişiyor. Çünkü eğlence, alışveriş ve gezi amacıyla Minsk'e binlerce kişi ediyor. Minsk'te her köşe başında casino, disko, gece kulübü, restoran ve kafeler var. Ülkemizden bu şehre ulaşım çok kolay; Türk Hava Yolları'nın haftada dört seferi bulunuyor. Minskae More (Minsk Denizi) adlı yapay göl, şehrin mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biri... Peramohi Meydanı'ndaki Zafer Anıtı, Oktyabrskaya Meydanı'ndaki parlamento binası, Kültür Sarayı ve adı Özgürlük Meydanı'na çevrilen Ploshcha Nezaleshnastsi'deki KGB binası ile başkanlık sarayları, askeri müze ve milli kütüphane, Minsk'in önemli yapıları arasında. Gorki Parkı ve içerisinde birçok ressam ve heykeltıraşın 16 ve 20. yüzyıllara ait eserlerinin bulunduğu müze de mutlaka ziyaret edilmeli. Kargaşadan uzakta bir yaşamın devam ettiği şehirdeki düzen, altyapı ve sessizlik, gıpta edilecek düzeyde. Ambulans sireni dışında yüksek sesin olmadığı kentte, korna sesi duymak imkansız. düzeninde de tamamen yayaların önceliği esas alınmış. Geniş caddelerle çevrili Minsk'te trafik sorunsuz işliyor. Minsk caddelerinde gezerken, buranın tam bir Avrupa şehri olduğunu düşünüyorsunuz. Şehrin dört bir yanında, Türk inşaat firmalarının da katkılarıyla büyük yaşam alanları yükseliyor. Şehrin en uzun caddesi olan Bağımsızlık Caddesi'nin uzunluğu 25 kilometreyi buluyor.


11 BİN GÖL, 25 BİN NEHİR
Belarus'un anlamı, beyaz Rus demek. Eski dönemde ülkede herkes beyaz keten giydiği için halkına beyaz Rus ismi verilmiş. Ülkede iklim şartları nedeniyle pamuk yetiştirilemediği için, tamamen keten kullanılıyor. 1991'de bağımsızlığını ilan eden Belarus'un denize kıyısı yok. Topraklarının yüzde 40'ı ormanlardan oluşan Belarus'ta 11 bin göl ve 25 bin nehir bulunuyor. Coğrafi durumu dolayısıyla, Avrupa'nın akciğeri olarak nitelendirilen Belarus, SSCB döneminden kalan semboller, zafer anıtları, geniş meydanları ve uzun bulvarlarıyla da dikkati çekiyor.

AKLINIZDA BULUN SUN
Belarus'ta pazarlık diye bir kavram yok. Her şey etiket üzerindeki fiyattan satılıyor. Turistlere farklı fiyat uygulanması da söz konusu değil.
Ülkede bozuk para kullanılmıyor. Resmi para birimi olan Belarus rublesinden, önümüzdeki temmuz ayında dört sıfırın atılacağı ifade ediliyor. Şu anda 200 bin ruble, 10 dolara denk geliyor.
Sağlık hizmetlerinin ücretsiz olduğu Belarus'ta, turistlerin bu imkandan faydalanması için sağlık sigortası yaptırması gerekiyor.
Pasaportlar ülkeye girişte kuyumcularda olduğu gibi büyüteç gözlükle kontrol ediliyor.
Taksiler el kaldırmakla durmuyor ancak telefonla çağrılması durumunda hizmet veriyor.
Ülkede benzinin litresi yaklaşık 50 cent. Dizel yakıt 55 cent benzinden biraz daha pahalı.
Yıllık kişi başı 1000 kilo patatesin tüketildiği ülkede, patatesle yaklaşık 500 çeşit yemek yapılıyor. Patatesin tatlısı ve sucuğu da var.
Belarus'ta yabancılar da gayrimenkul satın alabiliyor. Belarus vatandaşı bir kişi en fazla 1500 metrekare toprak satın alabiliyor. Öte yandan bir apartmanda daire sahibi olan kişi, apartmanın yıkılması durumunda toprak üzerinde hak iddiasında bulunamıyor. Birey, sadece gayrimenkulü kullanma hakkına sahip. Ülkenin balı meşhur.
Başkent Minsk'te bazı törenler dışında trafiğe kapalı hiçbir cadde bulunmuyor.
Sovyetler Birliği döneminde sanayi merkezi konumunda olan Belarus'ta ağır sanayi ülkenin ihraç maddeleri arasında yer alıyor.
Çok sayıda kuş türünün bulunduğu Minsk'te başıboş kedi ve köpeğe rastlanmıyor.