X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Viyana yazın ayrı güzel
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

yazın ayrı güzel

  • Giriş Tarihi: 3.7.2016
Viyana yazın ayrı güzel
Viyana yazın ayrı güzel

denince akla karlı sokaklar, Christmas pazarları, görkemli balolar geliyor... Yani Viyana sanki bir kış şehri gibi kazınmış hafızalara... Avrupa’nın birçok noktası gibi, birkaç günlük kısa kış tatillerinin rotası olarak kodlanmış. Ne yanılgı... Oysa Viyana yazın ayrı güzel

Sinema tarihinin en romantik filmlerinden biridir, Before Sunrise... 1995 yapımı filmde trende tanışan Amerikalı Jesse (Ethan Hawke) ve Celine (Julie Delply) gün doğana kadar dolaşırlar sokaklarında... O filmi izlediğim ilk günden beri hayalimdi Viyana... Ama benim ki, balolu, şaşaalı, görkemli bir Viyana hayali değildi... Sokaklarında kaybolacağım, insanlarıyla selamlaşacağım bir Viyana hayaliydi... Üstelik bu şehri yazın gezmek istiyordum. Özellikle de haziran ayında... Sıcakların kavurmadığı, havaların üşütmediği güzel haziran ayının Viyana'ya ayrı yakıştığını düşünüyordum... Gerçekten öyleymiş... Güzel, kısa ama dolu dolu bir aşk hikayesi gibi Viyana... Üstelik burnumuzun dibinde... Hep elimizin altında gibi.

ESKİ ŞEHİRDE KAYBOLUN
Viyana aynı zamanda ulaşımın en ucuz olduğu Avrupa şehirlerinden biri. Haftasonu kısa bir kaçamak için de uygun, uzun uzun keşfedilmek için de alternatifli... Biz haziran ayında çıktığımız turunun ilk ayağını geçirdik Viyana'da... Şehrin en güzel caddelerinden Mariahilfer Strasse'nin en karakterli apartmanlarından birinde, arkadaşımın konuğu olarak kaldık. Araç trafiğine kapalı caddede yürüyüş yapmak bile insana kendini iyi hissettiriyordu. Üstelik caddenin bitimindeki Museums Quartier ve onun bahçesi oğlumun hafızasına harika saatler geçirdiği bir yer olarak kazındı... Viyana birkaç günde bitirilecek bir şehir değil. Doyasıya gezmek için vakit ayırmak gerekiyor. Eski şehir olarak adlandırılan bölgede, amaçsızca dolaşıp, sokaklarda kaybolun. Bırakın size rota çizecek rehberleri... Bu şehir içinde kaybolmayı hak ediyor. Çünkü her sokak başında sizi şaşırtacak bir tarih gizli...

SARAYSIZ OLMAZ!
Mesela şehrin orta yerinde, Hofsburg Sarayı var. Ama gezinize tek bir sarayı sığdırmak istiyorsanız benim önerim Schoenbrunn Sarayı... En az yarım gün ayırmanız şart! Benim gibi yaz aylarında gittiyseniz saray bahçesinde kendinizi kaybedebilirsiniz... Yanınızda çocuk varsa sarayın içindeki hayvanat bahçesini görmeden dönmeyin. Eski şehirden devam edelim... Aziz Stephan Katedrali mutlaka görmeniz gereken yerler arasında... Graben Caddesi'nde şöyle kısa bir tur atıp soluğu Demel'de alabilirsiniz... Şimdi tam anlamıyla klasik bir turist oldunuz!

TATLI BİR RÜYA GİBİ...
Viyana'da birçok lüks otelin simgesi yaş pasta... Ne kadar ilginç di mi? Bunun en bilinen örneği dünyaca ünlü orijinal Sacher pastasıyla Viyana Sacher Oteli mesela... Orijinal Sacher pasta, ev yapımı kayısı marmelatlı ve çikolata kaplamalı yumuşacık bir pasta ve Viyana'nın ve 'nın -hatta belki tüm dünyanın- en ünlü yaş pastası... Bu pastanın orijinal tarifi, 1832 yılından bu yana devlet operasının arkasında bulunan efsanevi Hotel Sacher Wien'in bir sırrı. Biz de oğlumla yemeden olmaz deyip tadına baktık... Ve bayıldık. Pastanın mucidi, vaktiyle Prens Metternich'in sarayında aşçı yamağı olarak çalışan Franz Sacher'miş... Bugün her yıl 360 binden fazla Sacher pastası elde yapılıyor. Viyana pastacılık sanatının bir başka klasiğine de Grand Hotel Wien kendini adamış durumda. Grand Guglhupf da gizli bir yapım tarifine sahip... Viyana'da gizem önemli! Bu pastaya tereyağı, şeker, un ve yumurtanın yanında kırmızı şarap ve tarçın konuyor. Grand Guglhupf, Kaerntner Ring üzerinde yer alan Grand Hotel Wien'de servis ediliyor, ancak hediyelik kutu içerisinde paket olarak da alınabiliyor. Viyana şehir parkında bulunan Hotel Hilton Vienna'da ünlü ressam Gustav Klimt'e saygı niteliğinde bir pasta servis ediliyor. Üç değişik boyda hazırlanan Klimt pastası un kullanılmadan hazırlanıyor ve üstü çikolatayla kaplanıyor. Stephansplatz meydanındaki Do&Co Hotel, Vienna da Domspitz adlı pastasını yaratırken Stephan katedralinden ilham almış. Erik marmelat dolgulu ve dışı çikolata kaplı olan haşhaşlı çikolata pastası Viyana'nın simgesi katedralin çatısını andıran bir üçgen ambalaj içerisinde satılıyor. Tabii ki bunlardan sadece birkaçını tadabildik...

SANA DÜN TEPEDEN BAKTIM GÜZEL ŞEHİR...
Viyana'ya yukarıdan bakmak ayrı bir keyif. Üstelik manzaranın tadını çıkaracağınız çok nokta var.
Viyana'nın en çok rağbet gören manzara seyretme duraklarından biri, aynı zamanda şehrin simgesi Stephansdom Katedrali... Şehir göbeğindeki katedralin büyük çanı Pummerin'in bulunduğu kuzey kulesindeki manzara seyir platformuna asansörle çıkabilirsiniz... Ve karşınızda eşsiz bir Viyana manzarası... "Asansör üşengeçlerin işi ben merdiveni tercih ediyorum" diyenleri, güney kulenin (Südturm) daracık döner merdivenine alayım... Hedefiniz 343 basamak sonra ulaşacağınız 137 metre yüksekliğindeki kule bekçisi odası...
Benim favori manzara noktam ise Prater Parkı'ndaki dev dönmedolap. Bu dönmedolapta hem geçmişer yolculuğa çıkabilir hem de manzaraya doyabilirsiniz. Riesenrad gondolları diyorlar her bir kabine... Ağır ağır ilerleyen dönmedolap çocuklar için de eğlenceli...
Viyana'nın bir başka görülmesi şart olan yerlerden biri olan Schönbrunn Sarayı'nın saray parkı Schlosspark'ta yer alıyor... Gloriette takının tepesine yürüyerek çıkmak ve şehrin tarihi bölümlerinin manzarasının zevkine varmak için o yolu tepmeye değer.
Şehrin tam ortasında yer alan Mariahilfer Strasse'nin yakınındaki Denizin Evi'ni (Haus des Meeres) önce ziyaret edip ardından seyir terasına gitmenizi şiddetle öneririm.
Ve tabii ki otellerin roof'ları... Tuna kanalı kıyısındaki Sofitel Vienna Stephansdom'ın 18. katındaki Das Loft adlı restoranı da şehir merkezinin harika bir manzarasını sunuyor. Salonunun tavanı, İsviçreli sanatçı Pipilotti Rist tarafından tasarlanan büyüleyici renkler içeren deseniyle ünlü.
Yine Tuna kıyısındaki DC Tower gökdeleninin 57. katında açılan Melia Vienna baş döndürücü bir manzara vaat ediyor.

NASCHMARKT'TA KEYİFLİ SOHBET
Naschmarkt, Viyana'nın en büyük ve en ünlü pazarı. Viyana'nın göbeği olarak da anılan bu pazar 100 yıldır Wienzeile sokağında yer alıyor. Pazarın bazı bölümlerinde tadilat sürüyor, amaç kuruluşunun 100'üncü yılını kutlamak. 1820 yılında Karlsplatz meydanı yakınında Naschmarkt (atıştırma pazarı) adı verilen bir meyve ve sebze pazarı oluşturuyor temellerini... Wienzeile sokakları arasındaki şimdiki sabit pazar standları 1910 yılından itibaren inşa ediliyor ve 1916 yılında Naschmarkt'ın açılışı yapılıyor. Viyana lezzetlerinden İtalyan ve hatta Hint mutfağına kadar uzanan çok çeşitli damak tatlarını burada bulmak mümkün. Hatta Türk yemekleri özlemi duyanlar için birçok seçeneğin olduğunu da belirtmem gerek. Sebze almak, egzotik yiyecekler keşfetmek, kahvaltı etmek, uzun ve keyifli masa sohbetleri yapmak için ideal bir yer... Biz de birkaç saatimizi burada geçirdik. Özellikle cumartesi günleri Naschmarkt çok hareketli... Çünkü hemen bitişiğinde bitpazarı (Flohmarkt) kuruluyor. Biz bitpazarının bitişine denk geldiğimiz için renkli ve eğlenceli saatleri kaçırmıştık.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.