X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Kalandar Soğuğu' filminin galası yapıldı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'' filminin galası yapıldı

  • Giriş Tarihi: 1.12.2015 09:39
'Kalandar Soğuğu' filminin galası yapıldı
'Kalandar Soğuğu' filminin galası yapıldı

'nde, Uluslararası ve Ulusal Uzun Metraj Film bölümünde yarışan ""nun galası yapıldı.

Kültür Merkezi'nde (AKM) Aspendos Salonu'nda gerçekleştirilen galaya, filmin yönetmeni Mustafa Kara ve filmde rol alan bazı oyuncular katıldı.

Filmi, Ulusal Uzun Metraj Film bölümünün jüri başkanı Ömer Vargı ve diğer jüri üyeleri izledi.

Sinemaseverlerin ilgi gösterdiği filmin söyleşisinde konuşan yönetmen Kara, modern ve kırsal hayatta yaşayan insanın hissettikleri, zaafları, beklentileri ya da sıkıntıları arasında bir fark olmadığını, filmde bunu anlatmaya çalıştıklarını söyledi.

Kara, Kalandar Soğuğu'nun bir dönem filmi olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Hala 80 yaşında maden arayan, öyküsü başka, o bölgede o dağda yaşayan adamı tanıyorum. Filmde de olduğu gibi nedir bu adamı her şeye rağmen bu kadar tutkuyla yaşama bağlayan, çocuklarına ve eşine rağmen hala bu işi yapma azmi veren sorusuyla filmin başlangıcını yaptık."

Filmde 4 mevsimin yaşandığını anlatan Kara, filmin başlangıcı ve bitişinin 5 yıl, çekiminin ise 1,5 yıl sürdüğünü, her mevsimde ayrı zorluklar yaşandıklarının altını çizdi.

Seyircilerden birinin "Ses ile ilgili bir sorun mu yaşandı?" sorusu üzerine Kara, şunları kaydetti:

"Bu filmin yapılışı ve sonrası o kadar uzun bir hikaye ki, bunu söylesek mi söylemesek mi diye emin olamıyorum ama filmin başına, post prodüksiyon sürecinde büyük bir teknik sıkıntı geldi. Tüm malzemeler hatta materyaller çalındı. Sesle ilgili büyük problemler yaşandı. 8 aylık çalışmayı yeniden yaptık, sesle ilgili büyük sıkıntılar oluştu. Sesle yürüyecek bir filmin sesleri ile ilgili maalesef böyle sorunlar yaşadık. Çok az dublaj yaparak belli bir seviyede kurtarabildik."

"Kalandar Soğuğu"nun konusu

Karadeniz'in bir dağ köyünde ailesiyle yaşayan Mehmet, bir yandan beslediği birkaç hayvanla günlük ihtiyaçlarını temin ederken, diğer yandan büyük tutkuyla dağlarda maden aramaktadır. Madenden umudunu kesmişken, duyduğu haberle yeni bir maceraya girişerek Artvin'deki boğa güreşlerine katılma kararı alır.

Sıradan yaşam mücadelesi gibi görünen bu hikayenin arka planında, dokunaklı hayatın, inceden inceye örülen mücadelenin ve doğa, insan, hayvan ilişkisinin naif portresi çiziliyor.