Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Törenin mutlu erkekleri

Giriş Tarihi: 8.12.2015
Törenin mutlu erkekleri
52. Uluslararası Antalya Film Festivali'nden Altın Portakal ile dönen oyuncular, biraz şaşkın ve çok da mutluydular. Favori gösterilseler de ödül için bir beklentiye girmemişler. Ödül töreninde zarftan adları okununca çok heyecanlı tepkiler verdiler. Sahnede konuşurken her birinin sesi titriyordu. Ödül sevincini SABAHATV'nin düzenlediği partide kutlayan ödüllü oyunculara düşüncelerini sorduk...

YAĞIZ CAN KONYALI (BEHLÜL DAL JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ)

İlk filmi 'Takım: Mahalle Aşkına' ile Antalya Film Festivali'ne katılan genç oyuncu Yağız Can Konyalı, festivali son gününe kadar takip etti. Filmleri izledi, söyleşilere katıldı; eli boş da dönmedi. Genç yeteneklere verilen Behlül Dal Jüri Özel Ödülü'nü kazanan Konyalı, sıcağı sıcağına ödülü ve festivali anlattı: "Performansımı beğenen, beni cesaretlendiren insanlar oldu. Oyunculuğa başladığımda en büyük hayalim Antalya'da ödül almaktı. 24 yaşımdayım ve galiba festivalin en genciyim. Beş ay önce konservatuvardan mezun oldum, ilk defa bir festivale katıldım. Çok iyi insanlarla tanıştım. 'Takım: Mahalle Aşkına' ilk filmim. Umarım sonraki filmlerimle de buraya gelebilirim. Bu yıl yönettiği 'Kümes' filmiyle festivale katılan Ufuk Bayraktar bana, 'Ben de bu ödülü senin yaşlarında almıştım' dedi. Şu an ağlamamak için kendimi zor tutuyorum."

KAAN ÇAKIR (EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU)

Ulusal Yarışma'da ilk gösterilen film 'Muna'ydı. İlk izlendiğinde Kaan Çakır'ın performansı beğenilmişti ama sonraki filmleri izleyince güçlü rakipleri olduğunu gördük. Lakin festival biterken performansı hâlâ konuşuluyordu. Jüri de oyunu Çakır'dan yana kullandı. Böylece deneyimli aktör ilk kez Altın Portakal'a kavuştu. Duygularını ise şöyle anlattı: "Bu ödül, benim için arınmak gibi bir şey oldu. 22 yaşında konservatuvardan mezun olunca kendime şunu demiştim: 'Kaan Çakır, 40 yaşında yüzünle, yeteneğinle aranan bir insan haline geleceksin.' 40'a varmadan 38'imde ödül alarak böyle bir şey oldu. Yaptığımız iş, biraz şansa bağlı. Siz o şansı iyi değerlendirdiğiniz zaman, bu mutlaka izleniyor ve fark ediliyor. Ödül alınca çok heyecanlandım. Açıkçası bu kadar heyecanlanmayı beklemiyordum. Bir aktör her zaman kendinden çok farklı olan maceralara çıkmak ister. 'Muna' bu maceraya çıkma fırsatı verdi bana. Ödül töreninde 'Bu gece bu kadınla (Altın Portakal heykelciğini kastediyor) yatacağım' demiştim. Şimdi herkes 'Yattın mı?' diyor."

NADİR SARIBACAK (ULUSAL YARIŞMA EN İYİ ERKEK OYUNCU)

Nadir Sarıbacak, 'Sarmaşık'taki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu ödülünün favorilerindendi; ödül alması şaşırtıcı olmadı. Fakat o, beklentiye girmemiş. Sebebi de önceki yıllarda yine Antalya'da yaşadığı bir deneyim. Yaşadıklarını ondan dinleyelim: "Adana Film Festivali'nde aynı kategoride ödül aldığım için burada jüri bana ödül vermeyebilir diye düşündüm. Bir de ilk filmim 'Uzak İhtimal', Antalya Film Festivali'ne katılınca beklentimi yükseltmiş ve ödül alamayınca üzülmüştüm. Bunun için bu sefer ödül beklentisine girmedim. Eşimle de konuşmuştum; 'İyi bir film çektik, filmi seviyorum ve burada yarışıyor, bu bana yeter' dedim. Ödül alınca çok sevindim. 19 gün bir gemide çekimler yaptık. Keyifle çalıştık. Tolga Karaçelik ile Gevende'nin 'Çelik Çomak' klibinde çalıştık. Sonra kısa filmi 'Rapunzel'i çektik. 'Gişe Memuru'nda da oynadım. Gittikçe aramızdaki bağ güçlendi. 'Sarmaşık'ın senaryosunu okuyunca 'Cenk' karakterini oynamak istediğimi söyledim Tolga'ya. Çünkü maskülen bir karakterdi. Ben de genelde naif karakterleri oynuyordum. Zorlamak istedim kendimi. Tolga da bu rolü vererek bana bir jest yaptı. Çünkü bu karakteri oynayacak çok iyi aktörler var memlekette. Ödül aldığım için mutluyum ve Tolga'ya da çok teşekkür ederim."

HAYDAR ŞİŞMAN (ULUSLARARASI YARIŞMA EN İYİ ERKEK OYUNCU)

Haydar Şişman, ressam ve oyuncu. Trabzon'daki Umut Tiyatrosu'nun yöneticilerinden. 'Kalandar Soğuğu' ilk filmi. Filmi izleyince Şişman'ın performansına şapka çıkarıyorsunuz. Uluslararası jüri de bu performansa hayran kaldı ve En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Şişman'a verdi. Şişman, şöyle konuştu: "Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunuyum. Aslında resim eğitimi aldım ama tiyatroyla da ilgileniyorum. Filmimizin yönetmeni Mustafa Kara, oyuncu seçimi için bizim tiyatroyu kullanıyordu. Oyunlarımızı da izledi. Sonra rolü bana teklif etti. Çok uzun sürede, 1.5 yılda çektik filmi. Fedakarlıksa, alasını yaptık. Sert bir iklimde çalıştık; setteki herkes adeta yaşlandı! Film bitince beş-altı ay sonra kendimizi toparlayabildik. Festivale gelirken ödül beklentim vardı. Tokyo Film Festivali'nde jüri çok beğenmiş performansımı. Ama jüri başkanı Bryan Singer, tercihini bir başka oyuncudan yana kullanınca ödül alamadım. Ben de Singer'ın yerinde olsam ödülü diğer oyuncuya verirdim. İlk filmimde böyle bir ödül olmak onur verici, çok mutlu oldum."

PORTAKAL KADINLARINA YENİ BİR SAYFA AÇILDI
'Kalandar Soğuğu' filmindeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Nuray Yeşilayaz, aslında bir hemşire. 'Kalandar Soğuğu' ilk filmi. Yeşilayaz, törendeki konuşmasında ödül beklentisi olmadığını söyledi: "Karadeniz kadını olduğum için filmdeki 'Hanife'yi iyi oynadım. Ödülü, 'Hanife' gibi çileli, çalışkan, vefakar Karadeniz kadını için alıyorum." En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü alan Çiğdem Selışık, usta bir tiyatrocu. 'Çırak'taki oyunculuğu jüri tarafından ödüle değer bulundu. Selışık, ödül alırken "Oyunculuğu bıraktığımı iddia ettiğim bir sırada beni ikna eden yönetmenim Emre Konuk'a teşekkür ederim" diye konuştu.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Törenin mutlu erkekleri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz