X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Güvercindim, o beni şahin yaptı'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Güvercindim, o beni şahin yaptı'

  • Giriş Tarihi: 19.1.2013

Rusya'nın Afganistan işgalinde, Birand'ın elindeki fotoğrafları alabilmek için 'güvercin' olarak bölgeye gittim. "Buraya gelebildiğine göre senden şahin olur" deyip beni savaş muhabiri yaptı

Sovyetler Birliği 24 Aralık 1979'da Afganistan'ı işgal etti. Binlerce Rus askeri ve savaş malzemesi Kabil havaalanına indirildi. Ülkeye giriş çıkış imkânsızdı. Tam işgalin başladığı gün, düşsel 'Haber Perisi' tılsımlı değneğinden sihirli zerrecikler saçmıştı usta bir gazeteciye. Mehmet Ali Birand, siyasi havayı koklamak üzere gittiği Kabil'de, bu tarihi olayın içinde buluvermişti kendini. Kaldığı otelden büyükelçiliğimize giden güzergâhta gizlice, olağanüstü önemli fotoğraflar çekmişti üstelik. Birkaç saat sonra elçilikten dışişleri bakanlığımıza gelen kriptoda, Birand'ın da elçilikte olduğu, gazete merkezine bilgi verilmesini rica ettiği mesajı da vardı. O zamanlar Milliyet gazetesinde polis muhabirliği yapan genç bir muhabirdim. Dış Haberler Müdürü Sami Kohen'in yazı işlerine doğru bağırdığını duydum: "Birand, Kabil elçiliğimizde mahsur kalmış. Elinde dünyayı yerinden oynatacak fotoğraflar var ama sokağa çıkanı vuruyorlarmış."

"BURADAN AYRILMAM"
Bir yandan hayatı için endişelenip bir yandan da fotoğrafların cazibesine kilitlendi gazete kurmayları. Diplomatik kılıflarla bir şekilde ülkeden ayrılması sağlanabilirdi ama "Ben böyle fırsatı bırakıp Afganistan'dan ayrılmam. Sonuna kadar izleyeceğim" demiş Mehmet Ali Birand. Peki onca muhteşem fotoğraf ne olacaktı? Yayın Yönetmeni Turhan Aytul'un aklına bir fikir geldi: "Oraya gizlice pigeon gönderelim." Pigeon, yani güvercin... Uluslararası gazetecilik jargonunda bir bölgeden bir bölgeye film, belge alıp nakledenlere posta güvercininden mülhem böyle denirdi. Plana göre güvercin olacak kişi Pakistan'a uçacak, sınırdaki Peşaver şehrine geçecek. Afgan vatandaşı kılığında sınırdan gizlice girip uygun noktada Birand'la buluşup, filmleri aldıktan sonra aynen geri gelecek. Muhabirden çok 'deli'ye ihtiyaç olduğu aşikar olduğundan benden gayrı pek aday yoktu. Uzatmayayım. On türlü cambazlık yapıp 24 saat içinde ulaştım buluşma noktasına. İlk kez karşılaştığım Birand'a hayran hayran bakıyordum ki, herkesçe malum gülümsemesiyle; "Sen bu yolla, bu atraksiyonlarla buralara gelebildin ya senden güvercin değil şahin olur evladım. Ben dönüyorum sen kalıp savaş muhabirliği yapıyorsun." 24 yaşında yeni yetme bir muhabirin, hayat istikametini değiştirecek bir teklifti yaptığı. 1985'te Türk televizyon haberciliğini evrensel haber formatına sıçratan efsane 32. Gün ekibine aldığı 4-5 meslektaştan biri de ben olmuştum. Ve şimdi sadece bir meslek büyüğümü değil de öz ağabeyimi kaybetmiş gibiyim...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.