Acılarımız barışın güvercini olsun

Giriş Tarihi: 20.2.2013
Şehit aileleri konuşuyor
SABAH , terörle mücadeleyle paralel yürütülen yeni süreci 30 yıllık belanın en büyük mağdurlarına; şehit ailelerine sordu. Onlar ki, en yakınlarını teröre kurban verdi, kaybetmenin acısını çekti. Kiminin acısının üzerinden 20 yıl geçse de kiminin mezarındaki toprak henüz kurumamış bile olsa hepsinin ortak acısı taze ve tarifsiz. Ama onlar başka yürekler yanmasın diye barış istiyorlar, herkesten daha fazla terör bitsin diye arzuluyorlar. Ve bugün gelinen noktada yüreklerindeki acıyı barışa devşirmenin umudunu taşıyorlar. Eşlerini, çocuklarını, babalarını ve kardeşlerini teröre kurban verenlerin ortak mesajı net; "Bu sorun çözülecekse, tüm görüşmeleri sonuna kadar destekliyoruz. Bizim acımız başkasının barışı olsun..." Şehit yakınları şair Hasan Hüseyin'in ünlü şiirindeki gibi "Acıyı Bal Eylediler..." Bu yazı dizisinde, "Terör biterse oğlumun mezarına koşup müjde vereceğim' diyen anne, 'bizim kayıplarımız geri gelmeyecek ama en azından bir daha yürekler yanmayacak" diyen eş ve "Ancak ülkeye huzur gelirse şehitler mezarlarında rahat edebilir" diyen nişanlının ezberbozan mesajlarını okuyacaksınız. Şehit yakınlarının söylemleri bakış açınızı yeniden düşünmeye sevk edecek...



'ANALARIN GÖZYAŞI KARA TOPRAĞA DÜŞMESİN'
Bingöl'de teslim olan küçük yaştaki teröristin "üşüyorum" demesi üzerine ona parkasını veren ancak 2 hafta sonra bir başka operasyonda şehit olan Uzman Çavuş Kemal Özdoğan'ın annesi Saniye Özdoğan "Analar artık evlatlarının duvarlarındaki resimlerine bakarak ağlamasın, yeter" dedi. İsa-Saniye Özdoğan çiftinin 3 erkek çocuğunun en büyüğüydü Kemal Özdoğan. Uzman Çavuş Özdoğan, Bingöl'de 2 yıldır görev yapıyordu. 24 Nisan 2012 günü çatışmada ağır yaralanan Özdoğan sabaha karşı şehit düştü. 10 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verilen Özdoğan, daha iki hafta önceki operasyonda küçük yaştaki bir PKK'lı teröristin "üşüyorum" sözleri üzerine kendi parkasını çıkarıp ona vermiş ve bu görüntüler hafızalara kazınmıştı. O görüntüleri anlatan anne Saniye Özdoğan, "TV'den izlerken yüzü görünmüyordu ama hareketlerinden Kemal olduğunu anlamıştım. Telefonla sorduk önce anlatmak istemedi sonra 'evet' dedi. Yavrum öyle vicdanlı ve merhametliydi" diye konuştu.

ANALARIN GÖZYAŞI

Her sabah oğlunun duvardaki resimlerine "günaydın" diyerek güne başladığını ve akşam yatmadan ona bir Fatiha okuyarak yattığını söyleyen anne Özdoğan, sürece destek veriyor: "Bu iş madem böyle bitiyorsa böyle bitirilmeli. Bu işe kimse karşı çıkmamalı. Analar artık ağlamamalı. Yüreğim yanıyor. Bu vatana canımızı, evladımızı, gözümüzün ışığını verdik. Yıllardır ağlayan anaların gözyaşını bitirecek her görüşmenin her çalışmanın her projenin arkasındayım. Bu akan kan nasıl duracaksa durmalı. Herkes bu işe destek olmalı. Anaların gözyaşı artık evlatlarının kara topraklarına düşmemeli. Ölenler iyi de olsa kötü de olsa 'insan' yerine koyduğumuz anda çözüme bir adım atmış oluruz. Hiç bir anne evladının arkasından gözyaşı dökmek istemez." Anne, "Ülkeye huzur getirecek, gözyaşlarını bitirecek her çalışma sonuna kadar yapılmalı herkes de buna destek olmalı. Şehit anası olarak tek isteğim şudur ki yapılacak çalışmalarda atılacak adımlarda, şehitler ve onların arkasında bıraktıkları unutulmamalı. Kemalim gibi nice fidanlar solup gitti hayatlarının baharında. Biz analar olarak çok fedakârlık yaptık. Şimdi bu vatanı yönetenler de bu ülkeye huzuru getirmek için çalışmalı herkes de onlara destek olmalı" dedi.

'ŞEHİDİME MÜJDEYİ VERECEĞİM'
Malatyalı şehit üsteğmen Selim Keskinkılınç'ın annesi Fatma Keskinkılınç, "Bu topraklara barış gelirse koşup mezarında oğluma müjde vereceğim" dedi. Hava Pilot Üsteğmen Selim Keskinkılınç, Malatyalı Ahmet- Fatma Keskinkılınç çiftinin 3 çocuğunun en büyüğüydü. Üsteğmen Keskinkılınç'ın helikopteri, 4 Haziran 1997'de, Kuzey Irak'a düzenlenen operasyonda Zap bölgesine düştü. Keskinkılınç 10 askerle şehit oldu.

EN ÇOK BİZ SEVİNİRİZ

Hükümetin terör sorununu bitirmek için başlattığı çalışmaların devam etmesi gerektiğini söyleyen anne Fatma Keskinkılınç, "Bu topraklarda silahlar susarsa işte o zaman yaşadığımız bu tarifi mümkün olmayan acı biraz olsun hafifler. Silahlar sussun barış gelsin. Hükümetin yapmış olduğu bu görüşmelerin, bu çabanın, bu çalışmanın sonuna kadar arkasındayım. Bu iş kesintiye uğramamalı. Bu sürecin baltalanmasına müsaade edilmemeli. Anneler, babalar, kardeşler, eşler, çocukların ağıtları artık tarih olmalı. Ülkenin tarihindeki bu kara defter kapanmalı. Bu acı dolu deftere artık yeni acılar eklenmemeli. Ben şehit anası olarak Başbakanımıza, Cumhurbaşkanımıza bu işi bitirecekleri konusunda güveniyorum. Gözyaşlarının son bulmasına en çok biz şehit aileleri sevinecektir" dedi. 16 yıl önce yitirdiği oğlunun yasını tutan Fatma Keskinkılınç şöyle konuştu: "Bu dünyadaki en değerli varlıklarımızı kaybettik. Benim yaşadığım bu acıyı başkaları yaşasın istemiyorum. Babalarının yüzünü tanımadan onların kokularıyla büyüyen çocukların sayısının artmasını istemiyorum. Bu topraklarda artık çocuklara şehit babasının şehit amcasının şehit dayısının adlarının verilmesine gerek kalmasın. 16 yıldır ağlamaktan gözümde yaş kalmadı. Ağlamakla derdimize derman, yanan yüreğimize ferahlık gelmiyor. 16 yıl geçmesine rağmen oğlumun acısı aynı sanki yeni şehit olmuş gibi yüreğim yanıyor. Yeter yürekler yanmasın."


ARKADAŞINA GÖNDER
Acılarımız barışın güvercini olsun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz