X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şehit kardeşlerin isimleri ikizlerde
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şehit kardeşlerin isimleri ikizlerde

  • Giriş Tarihi: 25.2.2013

Kardeşleri PKK tarafından şehit edilen ve tesadüfen tanışıp evlenen Sabit-Özgül Kök çifti, ikizlerine şehit kardeşlerinin adını vermiş. Çift, "Süreç sekteye uğramasın. Bu barış havası korunsun" diyor

Erkek kardeşlerini teröre kurban veren Sabit ve Özgül Kök çifti, hayatlarını birleştirdi. Dünyaya gelen ikiz çocuklarına da şehit kardeşlerinin adını verdiler. "İsimleri bir ama kaderleri bir olmasın" diyen çift, son dönemde hız kazanan süreçle ilgili umutlarını ise "Ağabeylerimiz bu ülkenin huzuru için şehit oldu, bari onların adını taşıyan çocuklarımız yaşasın. Artık huzur gelsin" sözleriyle dile getiriyor. Kahramanmaraşlı 21 yaşındaki Onbaşı Adem Kök 1995'te, Uzman Çavuş Resul Tokaç (26) ise 1998'de PKK ile girdikleri çatışmalarda şehit oldu. 3 yıl arayla şehit acısı yaşayan Sabit Kök ve Özgül Tokaç, 2000 yılında bir akraba ziyareti için gittikleri köy çeş- mesinin başında karşılaşıp tanış- tı. Birbirlerinin şehit kardeşi olduğu öğrenince, daha da bağlanan ikilinin birlikteliği bir yıl sonra evlilikle noktalandı. Çift 2004 yılında da ikiz erkek bebek mutluluğu yaşadı. Kök çifti hiç düşünmeden ikizlerine şehit ağabeylerinin adlarını verdi. Vatanları uğruna şehit olan ve cenazelerinde 'şehitler ölmez' sloganları atılan Adem ve Resul'ün isimleri artık yeğenlerinde yaşaycaktı. 9 yaşına gelen ikizlerini anneleri, 'küçük askerlerim', babaları ise 'ağabeylerim' diye sevip koklayarak büyüttü.

'KADERLERİ BENZEMESİN'
Kök çifti, terörün sona erdirilmesinin Türkiye için hayati önem taşıdığının altını çizerek duygularını şöyle ifade ediyor: "İkimiz de teröre canlarımızı ciğerlerimizi kurban verdik. Aslan gibi iki yavrumuz oldu, kayıplarımızın isimlerini onlarda yaşatıyoruz. Ancak oğullarımızın kaderi, amca ve dayılarınınki gibi olmasın. Onlar bu ülkede mutlu ve huzurlu bir gelecekte yaşasın. Madem çözümün yolu görüşmeler ve diyalogdan geçiyor o zaman bu süreç sekteye uğratılmadan, bu görüşmeler baltalanmadan sürdürülmeli, akan kan durdurulmalı. Hükümetin ve devletin yetkili organlarının İmralı ya da Kandil ile görüşmesi bizce taviz değil. Bu ülkede her şehit haberi geçmişteki binlerce şehidin evine kor ateşi düşürüyor. Yıllardır bitti, bitecek deniliyor ama devam ediyor. Peki ne zaman bitecek. Bizce o zaman bu zamandır... Ülkede bir Kürt-Türk sorunu yok, terör sorunu var. Doğu Batısız, Batı da Doğusuz olmaz, biz bir elmanın iki yarısı gibiyiz. Çözüm süreci topluma mal edilmeli. Türkiye'de esen bu çözüm havası korunmalı. Ancak sayın Başbakan bu diyalog sürecinde şehit ailelerinin görüş ve desteğini de almalı."


***
'BARIŞI EN ÇOK EVLAT ACISINI ÇEKENLER İSTER'
Malatyalı
şehit babası ve 'Şehitler ve Gaziler Derneği'nin dönem başkanı Muharrem Kıbrıs, "Huzur ve barışı, terörün sonlandırılmasını şehit aileleri olarak en çok biz istiyoruz. Çünkü bizim çektiğimiz tarifi mümkün olmayan bu acıyı kimse yaşasın istemiyoruz" diyor.

'HERKES DESTEKLEMELİ'
8 Haziran 1996'da Tunceli Çayırbaşı Karakolu'nda şehit olan 5 Mehmetçik'ten biri de 7 aylık asker olan 21 yaşındaki Sami Kıbrıs'tı. Oğlunu teröre kurban veren baba Muharrem Kıbrıs, kurucuları arasında yer aldığı dernekle kendisini şehit aileleri ve gazilerin sorunlarına adadı. Bir şehit babası olarak süreci değerlendiren Kıbrıs, artık benzer acıların yaşanmaması adına süreci desteklediğini belirtiyor: "Bu ülkede 30 yıldır babalar evlatsız, analar yavrusuz, kadınlar kocasız, çocuklar babasız büyüyor. Öyleyse devletimizin çeşitli organlarının artık bu vatanda yok olup giden canları önlemek için attığı her adımın yanımdayım. Artık bu topraklarda babasının kokusunu alamadan doğup büyüyen çocuklar olmasın. Millet olarak yaşadığımız ve yaşayacağımız acılara dayanacak gücümüz yok. Ellerine kına yakıp asker ocağına gönderdiğimiz çocuklarımızın tabutlar içinde dönmemesi için, bu ülkeye huzur getirecek samimi adımları herkesin desteklemesi gerekir." Evlat acısının ne olduğunu bilmeyenlerin sürekli ahkâm kestiğini belirten Muharrem Kıbrıs, şehit ve gazi aileleri olarak terörden en fazla mağdur edilen kesim olduklarının altını çizerek, "Teröre en değerli varlıklarımız olan evlatlarımızı, ciğerparelerimizi verdik. Eğer bir çözüm olacaksa terörü bitirmek için bizler başka anne babaların da ciğerleri yanmasın diye bu süreci destekleyeceğiz" diyor.

BAŞBAKANA GÜVENİYORUM'
Muharrem Kıbrıs sürece verdiği desteği şöyle özetliyor: "Etnik kimlik ne olursa olsun bütün vatandaşlarımız huzurlu, mutlu ve güven içinde yaşasın. İster Kürt ister Türk, bir insanın bir Müslüman'ın başkasının acısından zevk alması, başkasının ölümünden mutlu olması mümkün değil. Asırlardır bir arada yaşıyoruz. Devletin ve Başbakanımızın bu çalışmaları yaparken şehit aileleri ve gazileri incitmeyeceklerine olan güvenimiz de tamdır."

BİTTİ

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.