'u bekleyen gizli tehlike

Giriş Tarihi: 14.4.2013 16:06 Güncelleme Tarihi: 14.4.2013 17:21

Zonguldak'ın Kdz. Ereğli ilçesinde 9 yıldır geliştirdiği bilimsel metodlarla birçok i tahmin eden 25 yaşındaki Timuçin Özat, kuzeyi ve Batı Karadeniz'de bin 500 yıllık süreçte yaşanan hadiselerine dikkat çekerek,' Bu bölgede deprem periyot süresi dolmuştur. Burada meydana gelen faylanmalar tsunamiye yol açabilir' dedi.

Kdz. Ereğli ilçesinde, 9 yıldır jeolojik yer olaylarıyla ilgili bilimsel yöntemlerle araştırmalar yapan bu güne kadar binlerce kişinin ölümüne sebep olan Van ve İran lerini 10 ay öncesinden açıklayan ve bu güne kadar 18 depremi yer, büyüklük, zaman olarak tahmin eden Timuçin Özat, son bin 500 yıllık süreç içerisinde Karadeniz'de çevre ülkeleri etkileyen hadiselerinin gözlemlendiğini ve bunların Türkiye kıyılarında da can ve mal kayıplarına yol açtığının kayıtlarda yer aldığını söyledi.



Bu tsunami hadiselerinin Bulgaristan açıkları, Batı Karadeniz ve üçgeninde yaşanan depremlerden meydana geldiğine dikkat çeken Özat, tüm bunlara rağmen Karadeniz'de bu faylanmalara dikkat çekilmemesinin ise düşündürücü olduğunu kaydetti.

Karadeniz açıklarında haritalarda yer almayan bu faylanmaları gizli bir tehlikeye olarak nitelendiren Özat, ' Bu iddiam aslında tamamen bilimsel kaynaklardan geliyor. Karadeniz şimdiye kadar pek dikkat çekilmeyen bir bölge, 1996 ve 2011 yılında güncellenen fay haritalarında Karadeniz de bir tek fay zonu'na bile yer verilmediği görülüyor. Burada Batı Karadeniz ve özellikle İstanbul'un kuzey açıklarında İstanbul kuzeyinin 200 kilometre açıklarından bahsediyoruz. Burada geçmişte 6.6 ve 7.5 arasında depremlerin olduğu gözlemleniyor. Bu Bulgaristan açıkları, Batı Karadeniz ve İstanbul üçgeninde meydana gelen depremlerdir. Bu depremlerin ters bindirme zonu yani fay hatlarının çeşitleri vardır. Bu fay hatlarını ters bindirme zonunda olmasından dolayı deniz kabarması yani tsunami hadisesine yol açtığı gözlemlenmiştir. Tüm bunlara rağmen Karadeniz'de bu faylanmalara dikkat çekilmemesi düşündürücüdür. Şimdi şöyle denebilir madem Karadeniz'de faylanma yok, peki buna neye dayanarak ters faylanma diyorum. Denizlerde ve okyanuslarda Tsunamiye yol açan deprem hadiseleri ters bindirme faylanmalardan meydana gelir.

Karadeniz' in depremselliği oldukça uzun periyotludur. Sıkışma tektoniğinin oldukça belirgin olduğu kuzeydoğu kıyıda bindirme mekanizmasına sahip depremler oluşmaktadır. Ancak Karadeniz tabanı çöküntü heyelanlarına uygundur. Bu durum olası bir depremde tsunami olasılığını güçlendiriyor' dedi.
Bu bölgede deprem periyot süresinin dolduğunu ve 500 ile 900 yılda bir İstanbul'un kuzey kıyılarında, Batı Karadeniz'de depremlerin meydana geldiğini ve bununda tsunami'ye yol açtığını belirten Özat, ' Bu bölgede deprem periyot süresinin dolduğu görülüyor. Yani bu bölgede 500 ile 900 yılda bir İstanbul'un kuzey kıyılarında, Batı Karadeniz'de depremlerin meydana geldiği tarih kayıtlarında mevcut, Son bin 500 yıl içerisinde Karadeniz'de çevre ülkeleri etkileyen tsunami hadiseleri gözlemlenmiş ve bunlar Türkiye kıyılarında can ve mal kayıplarına yol açtığı kayıtlarda yer almaktadır. 26 Aralık 1939 Erzincan depreminin ardından Karadeniz'de meydana gelen heyelan Doğu Karadeniz kıyısı Fatsa'da küçük tsunami oluşumuna yol açmıştı. Yine Eylül 1968 tarihinde Bartın'ın Amasra ilçesinin yaklaşık 10 kilometre açıklarında yer meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem şaşırtmış ve kentin onlarca metre içerilerine kadar ilerleyen deniz kabarması hadisesine neden olmuştu. Ayrıca tarihsel kayıtların daha eskilerinde İstanbul'un kuzeyini, Karasu-Şile-Zonguldak-Bartın-Sinop-Samsun ve Doğu Karadeniz kıyılarında etkili olan depremlerin ardından oluşan tsunami kayıtları da mevcuttur. Fay olmayan bir bölgede bu denli etkiye yol açabilecek büyük salınımlar yaşanmaz. Karadeniz'de çöküntülerin yanı sıra Bulgaristan açıklarında, İstanbul'un kuzey açıklarında, Batı, Orta ve Doğu Karadeniz açıklarında Kuzey Anadolu Fayı'ndan bağımsız bindirme ve levhasal hareket ile çöküntülere bağlı olarak ters, doğrultu atımlı ve normal faylanmalar mevcuttur. Gerek tarihsel kayıtlarda gerekse altsel dönemlerde meydana gelen depremler Karadeniz'deki faylanmayı yüksek olasılıklar dahilinde destekliyor. Bu bölgenin haritalanması gerekmektedir. Birden fazla katalogta olan depremlerin tahmini büyüklükleri 6.5-7.0-7.5 büyüklükleri arasında değişmektedir. Bu hadisenin tekrarlanması için uzun deprem periyot süresi dolsa da verisel eksikliklerden dolayı bu deprem ya da depremlerin ne zaman tekrarlayacağı konusunda bir süreç belirtmek bilimsel açıdan pek doğru da olmaz' diye konuştu.

Özat ayrıca Karadeniz de olası bir tsunami dalgalarının okyanuslardaki kadar büyük olmayacağını ve olası dalgaların en fazla düz zeminlerde 100-150 metre içeriye kadar ulaşabileceğini belirtti.
ARKADAŞINA GÖNDER
İstanbul'u bekleyen gizli tehlike
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz