X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Oğlunun yolunu böyle gözlüyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Oğlunun yolunu böyle gözlüyor

  • Giriş Tarihi: 30.6.2013

Rumeli Hisarı'nda denize giren ancak akıntıya kapılan gencin annesi, oğlunu ölü ya da diri bulmak için her gün Boğaz'a gidip saatlerce bekliyor. Anne "Kimse ilgilenmedi. Son ümidim Başbakan" diyor

Türkiye,Gezi Parkı eylemlerine odaklanmışken İstanbul'da yaşanan bir trajedi gözlerden kaçtı. 18 Haziran günü Rumeli Hisarı'nda serinlemek için denize giren ancak akıntıya kapılarak kaybolan 17 yaşındaki Emir Sönmez'in ne ölüsü ne de dirisi o günden beri bulunamadı. Çocuğunun ölü veya diri bulunmasını isteyen acılı anne Nurcan Bakar'ın, polise yaptığı tüm başvurularsa annenin iddiasıyla, "Personelimizin çoğu Gezi'de görevlendirildi, yardımcı olamıyoruz" gerekçesiyle geri çevrildi.

'HİÇ OLMAZSA MEZARINI BİLEYİM'
Anne Nurcan Bakar, her gün çocuğunun kaybolduğu Rumeli Hisarı'ndaki deniz fenerine iniyor ve ilk olarak Taksim'de başlayan Duran Adam eylemindeki gibi hareketsiz bir biçimde saatlerce denize bakıyor. Artık pek ümidi kalmamış. Bir mucize beklemiyor ancak "Hiç olmazsa bir kez daha yüzünü göreyim. Mezarını bileyim" diyor. Acılı anne, bütün yetkililerden umudu kesmiş, son çare olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan yardım istiyor. "Kurban olayım, oğlumun ölüsünün veya dirisinin bana verilmesini sağlayın Başbakan" diyerek gözyaşı döküyor. Nurcan Bakar, üç evladını tek başına büyütmüş. Denizde kaybolan Emir Sönmez, onun tek erkek evladı. Kızlarından Sevda Sönmez, deniz polisi bir türlü kardeşini bulmaya gelmeyince "Siz aramadınız, bari ben arayayım" diyerek denize atlamış. Fakat kardeşini bulamamış ve bu esnada yaralanmış. Anne Bakar, olayı öğrenir öğrenmez Rumeli Hisarüstü Karakolu'na gitmiş. Yardım isteyince karakol amirinden, "Bütün ekiplerimiz Taksim'de, valilikle irtibata geçin" cevabını almış. Valiliğin ve sonra da savcılığın kapısını çalmış. Girişimlerinin sonuç vermediğini ve her seferinde aynı gerekçeyi işittiğini anlatıyor: "Personelimiz Gezi Parkı mesaisinde." İddiaya göre deniz polisi ise o gün Gezi Parkı eylemlerinden ötürü Kabataş Sahili'ni denetlemekle görevliymiş. Anne, polisten yardım göremeyince savcılığa gitmiş, savcılık da soruşturma başlatmış ama ailenin iddiasına göre olayla pek ilgilenmemişler.

'ANEYİM , YÜREĞİM YANIYOR'
Gözü yaşlı anne şunları anlatıyor: "Emir benim tek erkek evladım. Babasından boşanalı yıllar oldu. İki kızımı ve Emir'i tek başıma büyüttüm. Dile kolay, 17 sene... Kurban olayım, Başbakanımız bu işe bir el atsın. Bir haftadır çalışsalardı çoktan bulurlardı. İlgilenmediler. Olayda ihmal var. Ben her Allah'ın günü bu sahile geliyorum. Denize bakıp çocuğumu bekliyorum. Bazen de sahilde dolaşıyorum. Her yere başvurdum. Ama sonuç alamadım. Bütün polisleri Taksim'e yığmışlar. Taksim'de zaten bir sürü polis var. Biraz da bizimle ilgilesinler. Ne olur benim çocuğumu bulsunlar. Ölüsünü veya dirisini getirsinler. Bir kez olsun onun yüzünü göreyim. Eğer gittiyse de ellerimle toprağa vereyim. Ben bir haftadır ne çileler çekiyorum. Ben anneyim, yüreğim yanıyor."

YANIN DAKİ AR KADAŞI : SUDA PANİK OLDU

Sönmez, 18 Haziran Salı günü denizde kaybolduğunda yanında arkadaşı Eren Samur da varmış. Bebek'te bir restorantta komilik yapan 17 yaşındaki Samur, olay anını şöyle anlatıyor: "Buraya balığa gelmiştik. Öğleyin denize girelim dedik. Arkadaşlar önden atladılar. En son ben ve Emir kaldık. Ben atladım, ardından Emir de atladı. Sonra nedense bir anda paniğe kapıldı. Ben biraz açıktaydım, ona doğru yüzdüm. 'Fenere bir şey kalmadı, ben yanındayım. Sakin ol' dedim. Sonra çırpınmaya başladı. Arkadaşları da çağırdım. Birkaç kere batıp çıktı, sonra da bir daha yüzeye çıkmadı. Hemen Sahil Güvenlik'i aradık. 15 dakika sonra geldiler, ama sadece yüzey araması yaptılar. Dalgıçlar gelmedi. Dalgıçlar gelseydi o zaman bulurlardı. Emir kardeşim gibiydi, çok üzgünüm."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.