X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 4 yıldır soruyorlar: Akif'in katili nerede?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

4 yıldır soruyorlar: Akif'in katili nerede?

Sabiha Yıldız eşini kazada kaybetti ardından doğan oğluna onun ismini verdi. Akif Can 8 yaşında bir magandanın kurbanı oldu. Anne, 4 yıldır katilin bulunması için verilen sözün tutulmasını bekliyor

SUNUŞ
Geride kalanlar için, ölümün her türlüsüne katlanmak zordur. Ama sevdiklerini 'sebepsiz' kaybedenlerin acısı daha bir dayanılmazdır. İşte o dermansız sızıyı kalplerinin en derin yerinde son nefeslerine kadar hissedenlerin başında, 'maganda' kurbanlarının aileleri geliyor. Maganda kimi zaman düğünde 'coşan' bir davetli, kimi zaman sevincini 'gösteren' bir taraftar, kimi zaman ise hasmına kurşun sıkan bir 'kavgacı' oluyor ama sonuç aynı; yanlış zamanda yanlış yerde bulunmaktan başka suçu olmayan bir kurban. Bu dizide, o kurbanlardan geriye kalanların öyküleriyle birlikte, hukuk savaşı veren ailelerin katlanmak zorunda kaldıkları türlü acılara da tanıklık edeceksiniz. Ve birbirinin neredeyse aynı ölümler ve gözyaşları karşısında bireysel silahlanmaya karşı bakış açınız belki baştan sona değişecek...

Adana'da yaşayan Sabiha Yıldız (31), kızından sonra hep bir oğul istiyordu. Eşi Akif de oğullarının olacağını söylüyordu. Ancak baba hamileliğin ikinci ayında, bebeğin cinsiyetini öğrenemeden iş kazasında yaşamını yitirdi. Anne 7 ay sonra dünyaya getirdiği oğluna, eşinin adını verdi. Sabiha Yıldız, eşinin hiç göremediği hatırasına da gözü gibi bakıyordu. Akif Can 8 yaşına gelmişti. Anne, 11 Temmuz 2009 günü çocuklarını güzel bir gün geçirme hayaliyle Seyhan Baraj Gölü kenarındaki piknik alanına götürdü. Yorgunluktan uyuya kalan Akif Can'ın bu son uykusu oldu. Nereden geldiği belli olmayan bir kurşun başına isabet etti. Akif Can, iş kazası kurbanı babasının yanına gömülürken, polis magandayı bulmak için seferber oldu. İlk 2 gün boyunca 150 metrelik alanda, metal dedektörleriyle mermi kovanı arandı. 500 polis, 20 dönümlük alanı karış karış taradı. Hatta Elazığ'dan çağrılan hassas dedektöre sahip özel ekip, mermi kovanının suya düşme ihtimaline karşın gölün içinde de arama yaptı. Bir kovan bulundu ama uyuşmadı.

POLİSİN ÇABALARI YETMEDİ
Çevredeki bir düğün salonunda o gün havai fişek atılırken, havaya ateş edildiği bilgisi de değerlendirerek, salon çevresinde de boş kovan arandı. Ama sonuç çıkmadı. Polis, bölgedeki 60 silah ruhsatı sahibi ile çevredeki işyerlerinin çalışanları ve sürekli müşterilerinden 50 kişiyi tek tek inceledi. İhbarlar sonucu 3 polis ve bir uzman çavuşun silahları da balistik araştırmadan geçti. Ancak bunlardan da sonuç alınamadı. Emniyet soruşturmanın hâlâ sürdüğünü belirtirken, çifte acısı bir türlü dinmeyen Sabiha Yıldız, oğlunun fotoğraflarına bakıp gözyaşı döküyor. 4 yıl geçmesine rağmen "Bir arpa boyu yol alınmadığını" söyleyen Sabiha Yıldız, "Olaydan sonra polisler bize 'bu olay bizim namusumuz oldu, o magandayı bulacağız' dediler ama hâlâ bulunamadı. Elini kolunu sallayarak gezen o katilin bulunmasını ümitle bekliyorum. Psikolojim bozuldu ve tedavi gördüm. Ama kızım için ayakta durmak zorundaydım. Buradan o magandaya sesleniyorum. Biraz vicdanın varsa ortaya çıkarsın ve teslim olursun. Belki o zaman acım hafifler" dedi. Ayakkabı boyacılığı yaparak ailenin geçimine katkı sağlamaya çalışan dede Durmuş Karabekiroğlu ise olayın acısını ilk gün gibi yüreklerinde hissettiklerini söyledi. Torununun fotoğraflarına bakamadığını anlatan dede, "Damadım ölünce, torunuma hem babalık hem de dedelik yaptım. Yetkililere sesleniyorum. Herkese silah vermesinler. Sonuç ortada. Torunum bir maganda yüzünden hayata veda etti. Yüreğimiz yandı, başka ailelerin yüreği yanmasın" dedi.

Zevk için atılan silah yüreğimizi yaktı
Gaziantep'te geçen yıl yan komşusu olan dedesinin evine giden 3 çocuklu Ülker ailesinin en büyük oğlu 5 yaşındaki Berat Mustafa, bir anda yere yığıldı. Kanlar içinde kalan çocuk, hemen hastaneye kaldırıldı. Berat'ın çekilen tomografisinde kafasının sağ ön tarafına 'yorgun mermi' isabet ettiği tespit edildi. Yoğun bakıma alınan Berat günler süren mücadelesinde yenik düştü. Maganda da aradan geçen 16 aya rağmen bulunamadı. İlk çocuğunu kaybetmenin acısını yaşayan anne Zeynep Ülker, silahın sadece devlet görevlilerinde olması gerektiğini söyleyerek, "Düğünlerde, maçlarda zevk için silah atıyorlar. Ne anlıyorlar bundan? Olan bize oldu. Berat'ımı bir anda elimden aldılar. Kendi çocuklarının başına gelse bir daha silah kullanırlar mı acaba?" diyerek gözyaşı döktü.

DEDENİN ACISI

Dede Mehmet Ülker (69), "Berat daha 5 yaşındaydı ama büyük adammış gibi davranırdı. Diğer torunla- rımdan çok farklıydı. Şimdi diğer torunla- rımı dışarı çıkarmaya korkuyorum" dedi. Gaziantep'te 2 yıl önce de misafirliğe gel- diği evde ekmek yaparken 'yorgun mermi' isabet eden Hüsne Bakıcı (50) 3 ay yoğun bakımda kalmıştı. Felç olan kadın kafasındaki mermiyle bir yıl yaşayabilmişti.

YARIN: "KARDEŞİMİ ÖLDÜREN KURŞUNU ELİME VERDİLER"


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.