X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'ABD randevusunu Çiller bana sordu'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'ABD randevusunu Çiller bana sordu'

  • Giriş Tarihi: 17.9.2013

Hayat öyküsünü yazan işadamı Jak Kamhi, Türk Lirası'nın istikrarsızlığının arttığı dönemde Özer Çiller'in aradığını söyledi ve ekledi: "Clinton'ın Tansu hanıma neden randevu vermediğini sordu. Başvuruların Beyaz Saray'da bekletildiğini öğrendim."

Musevi işadamı Jak Kamhi, 88 yıllık yaşam öyküsünü "Gördüklerim Yaşadıklarım" adıyla kitaplaştırdı. Kamhi, kitabı geçen yıl intihar eden oğlu Hayati Kamhi'ye adadı. Ünlü işadamı, kitapta Abdullah Gül, Ahmet Necdet Sezer, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Kenan Evren, Tayyip Erdoğan, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Alparslan Türkeş gibi siyaset dünyasından önemli isimlerin yanı sıra Alain Juppe;, Hillary Clinton, Jacques Chirac, Şimon Peres gibi dünya liderleriyle ilişkilerinden bahsetti.

DIŞİŞLERİ CEVAP ALAMAMIŞ

Kamhi, kitapta Tansu Çiller'in Başbakanlığı döneminde Beyaz Saray'dan randevu alamadığını şöyle aktarıyor: "(...) Türk Lirası'nın istikrarsızlığının giderek arttığı süreçte, Özer Çiller beni telefonla aradı ve Başbakan Çiller'in ABD Başkanı Clinton ile görüşmek için Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan başvurulara bir türlü cevap alınamadığını belirterek, bunun nedenini araştırıp araştıramayacağımı sordu. Ben de konuyla ilgili muhtelif başvurularıma bir cevap alamayınca New York'a bir seyahat planladım ve New York'a varınca da ilgili kişilerle ayrı ayrı görüşerek başvuruların Beyaz Saray'da bekletildiğini öğrendim."

"O BAKIŞLARI UNUTAMADIM"
Kitapta, Atatürk'le tanışmasını da şöyle anlattı Kamhi: "(...)Galiba on yaşındaydım. Yani 10. yıl kutlamalarının üzerinden çok değil iki sene geçmişti. Bizimkiler kaplıcalara girmek için belirli dönemlerde Yalova'ya giderler ve giderken bizi de götürürlerdi. (...) Bağırıp çağırıyor, ortalıkta koşup duruyorduk. Tam o sırada üstü açık güzel bir araba yaklaşmaya başladı kaplıcalara doğru. Birden herkes "Atatürk! Atatürk!" diye birbirinin kulağına bir şeyler fısıldadı. Atatürk bize doğru yaklaştı ve 'Nasılsınız çocuklar' dedikten sonra teker teker isimlerimizi sormaya başladı. Sıra bana geldiğinde, ismimi söyledim. Elini başıma koydu ve 'Sen zeki birisine benziyorsun. Hayatta çok güzel şeyler yapacaksın' diye konuştu. Sonra gözlerini gözlerime dikerek öyle bir baktı ki bana, bu yaşıma geldim hâlâ o bakışı unutamadım. Ben Atatürk'ü ilk kez orada bu kadar yakından görüp konuşma imkânına sahip olabildim. Maalesef bir daha bu kadar yakından görüşüp konuşmak kısmet olmadı."

TEYZESİNİN KOCASI NAZİ KURBANI
Kamhi, teyzesinin kocasının Naziler tarafından öldürüldüğünden de bahsediyor: "(...) Rachel teyzeme Fransa'dan davet gelmiş ve o da 1930'da Limoges kentine gelin gitmişti. Teyzemin orada iki erkek çocuğu olmuştu. Hem kendisinin hem de çocukların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını muhafaza etmek, Rachel teyzemin yaptığı en akıllıca işlerden birisiydi. 1942'de Fransa Alman orduları tarafından işgal edildiğinde kocası evinden alınıp kamplara götürülmüş ve bir daha da haber alınamamıştı kendisinden."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.