X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Eş dolandırıcı olmaz" kararı uzmanları böldü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Eş dolandırıcı olmaz" kararı uzmanları böldü

  • Giriş Tarihi: 20.9.2013

Sanatçı İpek Tuzcuoğlu'nun eski eşine verdiği parayı istemesi reddedildi. Bazı hukukçular "mal ayrılığı sözleşmesi şart" bazıları "cinsiyet ayrımcılığı" diyor

Ünlü sanatçı İpek Tuzcuoğlu, geçen yıl evlendiği işadamı Selim Kurtoğlu'ndan tek celsede boşandı. Evlilikleri sırasında Kurtoğlu'na 500 bin TL verdiğini, geri ödenmediğini iddia eden Tuzcuoğlu, eski eşine dolandırıcılık davası açmak istedi. Ancak savcılık "Evlilikte para eşlerin ortak kullanımındadır" gerekçesiyle davayı reddetti. Kararı sorduğumuz hukukçular ise fikir ayrılığındalar. Kimi kararı doğru bulurken kimiyse kadın aleyhine cinsiyetçi bir yaklaşım olarak görüyor.
Hüseyin Cimşit (Avukat): Mal ayrılığı sözleşmesi bulunmuyorsa kazanılan her kuruş ortaktır. Evlilik sözleşmesi yoksa ve evlilikleri sırasında kazanılan para da ortak olduğu için eşler birbirine borç para veremez, çünkü her ikisinin parasıdır. Evliliğin bitmesi durumunda ortak mallar bölüştürülür. Mal ayrılığı sözleşmesi bulunuyorsa birbirlerine borç para verebilirler. Ancak birbirlerine verdikleri borç parayı belge altına almaları gerekiyor. Çünkü belgesiz verilen para borç olarak algılanmaz. Borç alan 'ben bir hizmet karşılığı o parayı aldım' ya da 'almadım' diyebilir. Bu durumda borç veren ancak belgesi bulunmayan kişi, mahkemede şahitler ya da evraklarla kanıtlamak zorunda kalır.
Hülya Gülbahar (Avukat- Feminist aktivist): Yargının kadına karşı ekonomik şiddet uygulayan cinsiyetçi kararlarından birisi. Eşler arasında uygulanmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm yoktur. Hileli davranışlarla bir kişiyi aldatıp yarar sağlamak 5 yıla kadar hapis cezası gerektiren bir suçtur. TCK 157. maddede eşler konusunda bir istisna yoktur. Eski medeni kanundaki eşler arasında cebri icra yasağı (birbirlerinden alacaklarını evlilik içinde tahsil etme) yeni medeni yasada kaldırılmıştır. Bu olayda da hâlâ tarafların evlilik ilişkilerine bakılarak TCK'nın kadın aleyhine uygulanması örneğini görüyoruz. Kaldı ki dolandırıcılık suçu kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum ve zor şartlanmak yararlanmak suretiyle yapıldıysa nitelikli dolandırıcılıktır. Olayda bu hususların sadece evlilik nedeniyle tartışılmamış olması açıkça hukuka aykırıdır. Kaldı ki hukuk sistemimiz eşler arasındaki para alışverişlerinde birbirlerine karşı tanık dinletebilme konusunda kolaylık getirmektedir. Bu kolaylık eşlerin birbirini suiistimal etmesini önlemek içindir.
Ümit Erkanlı (Boşanma Avukatı): Kararı hukuka uygun buluyorum. Evlenirken, boşanırken mal ayrılığı, borç ve alacaklar her ne ise boşanma davası esnasında, mal paylaşımı yapılırken gündeme getirilmeliydi ve alacak olarak istenmeliydi.

POLİS: KANIT ÇOK ÖNEMLİ
İstanbul Emniyeti'nden üst düzey yetkililer, zaman zaman eşlerin arasında dolandırıcılık şikayetlerinin kendilerine ulaştığını fakat soruşturmaları sonuçlandıramadıklarını ifade ediyor. Nedeni ise kişilerin karşılıklı anlaşma sağlamaları üzerine mal varlığı başta olmak üzere çeşitli alışverişlerde (altın, nakit para vb.) bulunmaları... "Dolandırıldığını ileri süren kişinin elinde mutlaka kanıt bulunmalı. Mesela imza gibi. Elde somut deliller olmadığında gerçeğe ulaşılması mümkün değil. Çünkü iki taraf da kendisinin haklı olduğunu savunur" açıklaması yapılıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.