X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Üzüntüleri yanında götürecekti olmadı!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Üzüntüleri yanında götürecekti olmadı!

Yıllarca Türkiye'yi güldüren ünlü oyuncu Nejat Uygur, bu kez ağlattı... Akıllarda söylediği sözler kaldı: "Bir gün tiyatronun ışıkları sönecek, zil sesleri susacak ve tiyatro perdesi sonsuza kadar üzerime kapanacak. İşte o zaman tüm üzüntülerinizi yanımda götürerek size sadece kahkahaları bırakacağım."

En son 2007'de çıkmıştı sahneye Nejat Uygur. 10 Eylül 2007'de beyin damarlarında oluşan tıkanıklık nedeniyle vücudunun sol tarafında kısmi felç oluşmuştu çünkü. Bir daha sahneye çıkamadı. Ömrünü sahnede geçiren, sahnede ölmek istediğini her fırsatta söyleyen biri için zordu seyircilerden uzak kalmak... Uygur'a göre "bir koma hali"ydi hatta... Nasıl olmasın ki? Nejat Uygur 10 Ağustos 1927'de Kilis'te doğdu. Annesi edebiyat öğretmeni, babasıysa subaydı. Üç kardeşin ortancasıydı. İlk eğitimini Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tamamladı. Siirt, Ezine ve İntepe'de okula gitti. Hatta bu sıralarda yuttu ilk kez sahne tozunu; müsamerelerde rol almıştı. Ardından Sarıyer, Çanakkale ve Manisa'da orta öğrenimini tamamladı. Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel Bölümü'ne girdi. Fakat mezun olamadı. Çünkü aklı sahnedeydi.

1949'DA TİYATRO KURDU

Nejat Uygur askerlik vazifesini yerine getirdikten sonra, 1949'da kendi adını taşıyan tiyatrosunu kurdu. Bir yıl sonra da Nejla Uygur ile evlendi. Uygur Anadolu'yu karış karış gezmeye başladı daha sonra. Çocukları da bu sırada dünyaya geldi. Kendisi gibi tiyatrocu olan ikiz oğulları Süha ve Süheyl, Nejat Uygur Samsun'da turnedeyken dünyaya geldi. Sahnelediği oyunlar büyük bir başarı yakalamıştı. "Alo Orası Tımarhane mi?", "Aman Özal Duymasın", "Benim Annem Evden Neden Kaçtı", "Cibali Karakolu", "Hanedan", "Hastane mi?, Kestane mi?" "Kaynanatör", "Miğferine Çiçek Eken Asker", "Minti Minti", "Sizinki Can da Bizimki Patlıcan mı?", "Son Umudum Milli Piyango", "Şeyini Şey Ettiğimin Şeyi", "Şeytandan 29 Gün Evvel Doğan Çocuk (Minti Minti 2)" ve "Zamsalak" gibi birçok başarılı oyuna imza attı. Beyazperdede ise çok fazla boy göstermedi. 1970'te "Cafer Bey," 1971'de "Cafer Bey İyi, Fakir ve Kibar", 1974'te "Cafer'in Nargilesi", 2004'te "Vizontele Tuuba" ve 2007'de "Beyaz Melek" filmlerinde rol aldı.

BAŞBAKAN BİZZAT ARADI

Birçok insan gibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da tiyatroyu Nejat Uygur sayesinde tanımıştı. Uygur bir röportajında bu olayı şöyle anlattı: "Hiç unutmam Sayın Tayyip Erdoğan bir oyunumun bitiminde sahneye çıktı ve salondaki seyircilerin yüzüne bakarak şunları söyledi: Henüz 7 yaşındaydım. Babam elimden tuttu ve beni Nejat ağabeyin Şehzadebaşı'ndaki 'Ayar Hamza' adlı oyununa götürdü. Tiyatroyla ilk orada tanıştım. İlkokulu bitirdiğimde yine onun bir oyunundaydım. İmam hatip okuluna yazıldım, mezun oldum, oyunlarının hiçbirini kaçırmadım." Uygur'un vefatının ardından da yayımladığı mesajda "Nejat Uygur'un vefatı, hepimizi yasa boğmuştur" ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan dün de ünlü oyuncunun evini bizzat arayarak Nejla Uygur'a bizzat taziyede bulundu. Vefatının ardından herkes Uygur'un bir başka tiyatro sanatçısı İsmail Hakkı Şen'in hayatını kaybetmesinin ardından söylediklerini hatırladı: "Bir bakmışsınız benim cenazemde başka sanatçılarla röportaj yapmışsınız. Gün gelecek bütün tiyatro sanatçıları İsmail Hakkı Şen gibi, benim gibi ölecek. Tiyatro perdesi üstümüze üstümüze yıkılacak. Hatta seyirci üzülmesin. Ben ve benim arkadaşlarım, onların kederini alıp götürecek. Onlara sadece gülmek kalacak."

EVİ ZİYARETÇİ AKININA UĞRADI
Merhum sanatçı Nejat Uygur'un Fulya'daki evi vefat haberini duyan yakın dostları tarafından ziyaretçi akınına uğradı. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Uygur'un evine giderek, Nejla Uygur ve çocuklarına baş sağlığı diledi. Behzat ve Süheyl Uygur, babalarının evinde taziyeleri kabul ederken kapının önünde bekleyen gazetecilere açıklama yaptı. Süheyl Uygur, "Son günlerini iyi geçirdi. Elimizden geldiğince bakmaya gayret ettik. Burada alnından öpülecek bir insan varsa, o da kesinlikle annemizdir. Annemiz başından beri çocuğu gibi, başından hiç ayrılmadan, canı gönülden babamıza baktı. Kolay değil 62 yıllık hayat arkadaşını kaybetti. Her ne kadar durumu kötü olsa da annem için onun nefes alması yeterliydi. Bir gün 'of' demedi. Kendi rahatsızlığını unuttu babama baktı. Annemin kalbine de geçen ay stent takılmıştı. Babamı kaybettik şimdi annem için endişeleniyoruz" diye konuştu. Nejla Uygur'un psikolojik destek aldığı öğrenildi.

BUGÜN TOPRAĞA VERİLECEK
Nejat Uygur için bugün saat 10.00'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda bir anma töreni düzenlenecek. Uygur, Teşvikiye Camisi'nde kılınacak öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda defnedilecek.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.