X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Artık 40 yıl değil ömürlük hatırı var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Artık 40 yıl değil ömürlük hatırı var

  • Giriş Tarihi: 6.12.2013

Türk kahvesi, 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne kabul edildi. UNESCO, Türk kahvesi ve kahve kültürünün korunmasına yönelik ciddi adımlar atacak

Türkler'in "Bir kahvenin 40 yıl hatırı vardır" sözü artık "Bir kahvenin ömürlük hatırı var" olarak değişiyor. Çünkü Türk kahvesi ve geleneği, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı UNESCO'nun "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi"ne kabul edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, mart ayında adaylık dosyası UNESCO'ya ulaştırılan "Türk kahvesi ve geleneği", Bakü'de gerçekleştirilen Somut Olmayan Kültürel Miras Hükümetler Arası Komitenin 8'inci Toplantısı'nda Temsili Liste'ye alındı. 103 ülkeden yaklaşık 800 delegenin katıldığı toplantıda, İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne aday gösterilen 31 dosya incelendi. Türk kahvesinin listeye girmesiyle UNESCO, Türk kahvesi kültürünün etrafında şekillenen gelenek ve toplumsal uygulamaların korunmasına yönelik ciddi adımlar atacak.

'ÖNEMLİ BİR GELİŞME'
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki paylaşımında, "Kendine özgü pişirme tekniği ve sunumuyla eşsiz bir tada sahip olan Türk kahvesi, geleneksel sohbet toplantıları ve yemek kültürüne olan etkisiyle günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Tarih boyunca, kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze ulaşan ve somut olmayan kültürel mirasımıza ilişkin pek çok ögeyi içinde barındıran Türk kahvesi kültürü ve geleneğinin Temsili Liste'ye kaydedilmesi son derece önemli ve sevindirici bir gelişmedir" dedi.

SIRADA HIDIRELLEZ VAR

Türk kahvesi, Türkiye'nin Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi'ndeki 11'inci kayıtlı mirası olarak yerini alırken, Türkiye'nin 2014 adayları "Bahar Kutlaması: Hıdırellez/ St. George Günü (ortak dosya) ve "Ebru: Türk Kağıt Süsleme Sanatı", listeye girmek için sıra bekliyor. Meddahlık (2003), Mevlevi Sema Törenleri (2005), Aşıklık Geleneği, Karagöz ve Nevruz (ortak dosya) (2009), Geleneksel Sohbet Toplantıları, Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali ve Alevi-Bektaşi Ritüeli Semah (2010), Tören Keşkeği Geleneği (2011), Mesir Macunu Festivali (2012), listeye dahil olan diğer unsurlar arasında bulunuyor.

BİR İÇECEK, İLK KEZ UNESCO'DA
Ahmet Örs (SABAH Gazetesi Gastronomi Yazarı):
"İlk kez UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi'ne bir sıvı ürün alınıyor. Türk kahvesi bizim toplumumuzla bütünleşmiş bir içecek. Şarkılarla, adetleriyle bizim geleneğimiz. Bu nedenle Yunanistan "Kahve bizim" diye ortaya çıktığında tepkimiz çok sert olmuştu. UNESCO'nun kararıyla bütün dünyaya Türk kahvesinin bizimle özdeşleştiğini, bizim olduğunu duyurduk. Kahveyi artık bizden kimse alamaz.

'TÜRK KAHVESİ BİZİM' DİYECEĞİZ
Adnan Soner (Tüm Gastronomi Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri): Türk kahvesinin kökeni Yemen olabilir ama kültürüyle Türk kültürünün ürünü. UNESCO Listesi'ne girmesi gurur verici. Bu karar bizi çok mutlu etti. Kahveyi sahiplenmeye çalışan Yunanistan'a artık, "Türk kahvesi bizim kahvemiz" diyebileceğiz. Türkiye'nin tanıtımında Türkler'in misafirperverliğini kahvemizle daha iyi anlatacağız.

'YURTDIŞINDA BİZ İKRAM ETTİK'
Cüneyt Yağcı (Kahve Dünyası CEO'su): Öncelikle çok sevindik. 2004 yılında İstanbul Eminönü'nde açmış olduğumuz ilk mağazamızdan bugüne kadar Türk kahve kültürünü Türkiye'de ve dünyada tanıtmak, kahveyi sevdirmek ve tüketimini artırmak misyonuyla hareket etmekteyiz. Yurtdışındaki ilk mağazamız olan Londra Piccadilly'nin açılışında da ilk 1.5 ay boyunca mağazamıza gelen her müşterimize ücretsiz Türk kahvesi ikram ederek bu tadı yabancılara da tanıttık ve sevdirdik.

KANUNİ DÖNEMİNDE İSTANBUL'A GELDİ
Kanuni
Sultan Süleyman döneminde 1543'te Yemen Valisi Özdemir Paşa tarafından İstanbul'a getirilen kahve, kısa zamanda itibarlı bir içecek olarak saray mutfağında yerini aldı. Saray görevli leri arasına "kahvecibaşı" adında bir de rütbe eklendi. Venedikli tacirler tarafından 1615'te Avrupa'ya götürüldü. İngiltere kahve ile ilk olarak 1637'de tanıştı. 1668'de ise Kuzey Amerika'ya ulaştı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.