X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mezar taşlarındaki ilginç yazılar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mezar taşlarındaki ilginç yazılar

  • Giriş Tarihi: 12.5.2014 17:08

Adana'da Kabasakal Mezarlığı'ndaki bazı taşlarda şiir ve şarkı sözünün yanı sıra "Dostum, hayat yaşamak için çok kısa", "Bir günüm değil gardaş, her akşamım kahır benim", "Bugün yine efkarlıyım, yalnızım yapayalnız", "Biz değil, ikimizi ayıranlar utansın" yazısı dikkati çekiyor.

Kabasakal Mezarlığı'ndaki bazı mezar taşları, ilginç yazılarıyla dikkati çekiyor.

Merkez Çukurova ilçesindeki kabristanda bulunan bazı mezar taşlarında, "Dostum, hayat yaşamak için çok kısa", "Bir diğeri büyük umutlarla aradı ama adaleti bulamadan gitti", "Bugün yine efkarlıyım, yalnızım yapayalnız", "Bir günüm değil gardaş, her günüm kahır benim", "Sesimi duyuramam, yanıma çağıramam, hala inanamam, toprak mı oldun sen babam?" yazısı bulunuyor.

Taşların bazıların ayrıca, "Acı günleri bir bir dizdim tespihe, gece çektim, gündüz çektim. Sonunda vardım diye menzile kollarımı açtım, koştum sevgiliye. Hayal miydi yoksa serap mı? Yine hasret, yine hasret sevgiliye", "Duman çevirdi yolumu, felek kırdı kanadımı kolumu, benden selam olsun yavrularıma, beklesinler yolumu", dizeleri yer alıyor.

"İslamiyetin tercihi, sadelik"

İl Müftüsü Arif Gökce, İslamiyetin sadeliğe önem verdiğini belirterek, ölen kişiye ait bazı eşyaları mezara koymanın caiz olmadığını söyledi.

Selçuk döneminde mezarların üzerine yapılan türbelerde zaman içerisinde sadeliğin bozulduğuna dikkati çeken Gökce, "Önceleri sadece 'hüvel baki', yani 'insan ölümlüdür, kainat ölümlüdür, baki olan Allah'tır' sözü yazılırdı. Mezarın içi ne kadar sade ise dışının da o kadar sade olması tercih sebebidir, uygun ve doğru olan budur" dedi.

Mezar taşına işlenen süs ve yazıların, ölen kişinin dünyadaki statüsünü öne çıkarmaya yönelik olduğunu vurgulayan Gökce, şöyle devam etti:

"Mezar taşına bakınca orada yatanın fakir mi zengin mi, alim mi cahil mi, rütbeli mi rütbesiz mi, saray erkanından mı değil mi, paşa mı bey mi, kim olduğuna dair işaretler bulursunuz. Bu, 12. ve 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar gelmiştir. Bugün mezarlıklarda yapılanları İslamiyetle dini tecrübeyle birleştirmek pek mümkün gözükmemektedir. Türbeden öteye birer saray yavrusu diyebileceğimiz, şato veya batıdaki örneklerine benzer şekliyle büyük paraların harcandığı, değişik söz, şiir ve figürlerin yer aldığı, fotoğraflar ve heykelcik bulunan, İslamiyetin asla tasvip etmediği yapı ortaya çıkarılmıştır."

"Mezar yazıları, dini içerikten uzak"

Mezar taşındaki bazı ifadeleri eleştiren Gökce, "Yazılar, dini içerikten uzak. 'Ey insanlar, benim durumumdan ibret alın' veya 'Allah'ın rahmeti, affı olmasa halim yamandır' gibi söylemden öteye artık acının, kederin, hasretin, sitemin, bir nevi isyanın içinde yer aldığı bir takım ifadeleri okuyoruz. Kimisi, 'Dostum, hayat yaşamak için çok kısa' diyor. Sanki 200 sene yaşasa hayattan lezzetini ve gamını alacak" diye konuştu.

İslam inancına göre, vefata müteakip başlayan hayatın ebedi olduğuna işaret eden Gökce, "Cahilane, bilmeden yazılan sitemli sözler, kişiyi küfre bile götürebilir. İslam inancında ölen kimse, yalnızlığa terk edilmiş değildir" dedi.

Yaşam Twitter

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.