X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Fakirliğin adı madencilik
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Fakirliğin adı madencilik

  • Giriş Tarihi: 11.11.2014
Fakirliğin adı madencilik
Fakirliğin adı madencilik

Ermenek'teki facianın yaşandığı madende çalışan Bekir Öndür izinli olduğu için kurtulmuş. Çatısız evde hayat mücadelesi verdiklerini söyleyen Öndür, "Bakkaldan veresiye aldığımız makarnayı yiyoruz. Fakirliğin adı madencilik olmuş" dedi

SABAH, Karaman'ın Ermenek ilçesine bağlı Güneyyurt beldesinde yaşayan madenci ailelerinin dertlerini dinlemeye devam ediyor... Facianın yaşandığı madende çalışan Bekir Öndür, olay günü izinli olduğu için kazadan kurtuldu. Güneyyurt'a bağlı Yenimahalle'de oturan 8 yıllık madenci Bekir Öndür (50) eşi ve 2 çocuğuyla birlikte çatısız evde yaşam mücadelesi veriyor. Çatı olmadığı için kışın sürekli içeriye su aktığını anlatan Öndür, elindeki yuvarlak bir taşla toprak çatıyı düzlemeye çalışıyor. Bakkala ve bankaya borcu olduğunu söyleyen Öndür, "Mahalle bakkalına 500 lira, bankaya ise 4 aydır maaş alamadığım için 2 bin 500 lira borcum var. Madende bir yandan kazma sallarken bir yandan da hem borçları hem de evin içine su aktı mı diye düşünüyorum" dedi.

'2-3 AYDA BİR ET GÖRÜRÜZ'
"Bizim evde en çok bulgur pilavı pişer" diyen Öndür, "Eti 2-3 ayda bir görürüz. Zaten son zamanlarda para alamadığımızdan bakkaldan veresiye aldığımız makarnayı yiyoruz. Ama karnımız bir şekilde doyuyor. Yakacak odunumuzu dağdan toplarız, sebzeyi ise kendimiz yetiştiririz onlara da para versek zaten yaşayamayız. Anlayacağınız burada fakirliğin adı madencilik olmuş" dedi. Oğlunun 2 ay önce iş mülakatı için Karaman'a gitmek istediğini anlatan Öndür, "Oğlum özel bir şirketin mülakatına gidecekti. Gidişgeliş 50 lira tutuyordu. Vallahi para olmayınca çocuk gitmekten vazgeçti. Durumu muhtarımız duymuş da çocuğa 50 lira vermiş, öylelikle gitti görüşmeye. Bu kaza yüzünden jandarma ifade alıyordu. Ermenek ile aramız 10 kilometre. Jandarmaya dedim ki; 'Param yok, ifade veririm ama sonra beni geri getirmeniz lazım' Onlar da 'getiririz' deyince rahatladım" diye konuştu.

BORÇLA GELEN MAKİNE...

Bekir Öndür'ün eşi Sevgi Öndür ise madenci eşi olmanın zorluklarını anlattı: "Her gün 'inşallah başına bir şey gelmez' diye dua ediyorum. Eşimin iş elbiselerini 2 ay öncesine kadar elimde yıkıyordum. Gerçekten o karayı çıkarmak zordu. Eşim en son dayanamadı 2 ay önce 700 liraya bana borçla çamaşır makinesi aldı. Onun da daha parası ödenmedi. Şimdi ne olacağımız da belli değil, keşke hiç almasaydı."

'ODANIN ZEMİNİ BETON, YERE NAYLON SERDİK'
Madende mahsur kalan Mehmet Baha'nın kuzeni olan Necati Baha, kendisinin de madende çalıştığını anlattı. "O gün ben vardiyadan çıkıp görevi ona teslim etmiştim" diyen evli ve 2 çocuk babası Necati Baha, "Tek isteğim ona ulaşmak" dedi. Kayınpederine ait arsaya 2 yıl önce ev yaptırdığını anlatan Baha, "Para yok. Odaların zemini beton, yere naylon serdik. Uzun süredir maaş alamadığımızdan bakkala da bin lira borcumuz oldu. Şu an cebimde 5 lira param var" dedi.

'HER GÜN HELALLEŞİRDİK'
Evli ve 3 çocuk annesi Ayşe Akay, eşi Şahin Akay'ın 8 yıldır madencilik yaptığını söyledi. Çocuklarını parasızlık yüzünden okutamadığını anlatan Ayşe Akay, "Eşim biraz gecikse, kapının eşiğine oturur yolunu gözlerim. Ben de orman işlerinde fidan dikimi yapıyorum. Günlük 30 lira yevmiye alıyorum. Eşim 3 aydır maaş alamadığı için, benim aldığım parayla evi geçindirmeye çalışıyoruz. Bakkala bile 600 lira borcumuz oldu. Buralarda başka iş imkânı yok. Her zaman giderken helalleşiriz. Hatta bazen ocağa giderken 'Ben çalışırım yeter ki size bir şey olmasın' der" şeklinde konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.