X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İlk oyuncağı diyaliz makinesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İlk oyuncağı diyaliz makinesi

  • Giriş Tarihi: 9.8.2015
İlk oyuncağı diyaliz makinesi
İlk oyuncağı diyaliz makinesi

Üç yaşındaki Nahide'ye henüz 13 günlük bebekken böbrek yetmezliği teşhisi konulmuştu. Diyalizle hayata tutunmaya çalışan Nahide'nin ilk oyuncağı diyaliz makinesi, oyun parkı ise hastaneler oldu

Kahramanmaraşlı Kaçmaz ailesinin en küçük kızları böbrek hastası 3 yaşındaki Nahide, şifayı Antalya'da buldu. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş tarafından yapılan nakil ameliyatıyla sağlığına kavuşan küçük Nahide'ye annesi böbreğiyle ikinci kez hayat verdi.

ANNE KARNINDA TEŞHİS

Daha önce ikiz bebeklerini anne karnındayken kaybeden Kaçmaz ailesi, Nahide'nin hastalığını yine anne karnında öğrendi. Anne Emine Kaçmaz, "İkiz bebeklerimi kaybettikten 3 ay sonra Nahide'ye hamile olduğumu öğrendim. Yaşadığım acıdan sonra kızım bana ilaç oldu. Ancak mutluluğumuz kısa sürdü. Yapılan tarama testlerinde kızımızda bir rahatsızlık daha doğmadan tespit edildi. Rahatsızlığının ne olduğunu bilmiyorduk. Kızım doğduktan sonra albümin düşüklüğü nedeniyle 13 gün yeni doğan ünitesinde kuvözde kaldı. Daha sonra da böbrek hastası olduğunu öğrendik" dedi. Kızları Nahide'ye evde diyaliz yaptıklarını belirten Emine Kaçmaz, "Böbrek nakli olması için kızımızın belli bir kiloya gelmesi gerekiyordu. Doktorlar 1 yıl içinde 10 kilo alabilirse nakil olup kurtulabileceğini söylüyordu. Bunu duyunca çok rahatladık. Kızım 2 yaşındayken 10 kiloya ulaştı. Ancak her şey kilo almakla çözülmüyordu. Böbrek vericisi bulmak zorundaydık. Bu zorlu süreçte ne yazık ki bulamadık. Kızım 13 kiloya ulaşmıştı. Ama geçirdiği havale hayatımızdaki her şeyi değiştirdi" şeklinde konuştu.

BEYNİNDE ÖDEMLER OLUŞTU

Havale nedeniyle kızı Nahide'nin 10 gün kendine gelemediğini ifade eden Emine Kaçmaz, "Beyninde diyalizden dolayı ödemler oluşmuştu. Ama tek çaremiz diyalizdi. Çocuk çok yıprandı. Verici bulamadığımız için hala bekliyorduk. Sonra düşündüm. 'Kızıma böbreğimi ben vereyim' dedim. Aklımıza bile gelmemişti. Hastalık söz konusuysa; insanın aklına hiçbir şey gelmiyor. Birilerinin aydınlatması gerekiyor. Çünkü benim kanım A RH negatifti. Çocuğumuzun kanı ise A RH pozitif" dedi. Prof. Dr. Demirbaş, "Basit bilgilerin eksikliği hastalar için zaman kaybı. Böbrek naklinde 'Rh' faktörünün önemi yoktur, pozitif-negatif fark etmez. Nahide'nin ailesi de önceden bilgilendirilseydi, hastamız bu kadar uzun süre diyalize girmek zorunda kalmayacaktı" diye konuştu.

'HER ÇOCUK BU KADAR ŞANSLI DEĞİL'
Nakil operasyonunu ekibiyle birlikte gerçekleştiren Prof. Dr. Alper Demirbaş, Nahide'nin çok şanslı olduğunu söyledi ve ekledi: "Nahide, diyaliz süresi uzamasına rağmen vücudunda kalıcı bir sakatlık meydana gelmeden nakil olabildi. Her çocuk, bu kadar şanslı değil. Dönüşümü olmayan hasarlar da yaşanabilir. İlk kural organ yetmezliği tanısı konulan her hastanın mutlaka bir organ nakli merkezine başvurması ve öncelikle yaşına bakmadan nakil olasılıklarının değerlendirilmesidir."

'ÖLÜRÜZ, YARIM KALIRIZ KORKUSU YAŞIYORLAR'
Baba Yunus Kaçmaz (30) bir yıl süren verici arayışının ardından eşinin böbreğinin uyumlu olmasının kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. Baba Kaçmaz, "8 yıldır evliyim ama 4 yıl sonra çocuk sahibi olabildik. Nahide, geç gelen bir bebek. Annesinin böbreği tutmasaydı, ben çapraz nakil için başvuracaktım. Organ bağışı konusunda toplumsal bir baskı var. İnsanlarda ölürüz, yarım kalırız korkusu var" ifadelerini kullandı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.