X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Son yörüklere devlet yardımı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Son yörüklere devlet yardımı

  • Giriş Tarihi: 24.8.2015
Son yörüklere devlet yardımı
Son yörüklere devlet yardımı

Anadolu'da yüzyıllardır sürdürülen göçerlik geleneği, zor hayat koşulları nedeniyle tarihe karışmak üzere... Çevre Bakanlığı, 200 hane kalan Sarıkeçili yörüklerinin barınması için iskân yeri belirledi

Türkiye'de sosyal ve ekonomik şartların değişmesiyle çoğunluğu yerleşik hayata geçen Yörüklerin kültürünün son temsilcileri Sarıkeçililer, varlıklarını sürdürmeye çalışıyor. Sarıkeçililer, nisanın gelmesiyle Mersin'in çeşitli ilçelerinden başladıkları göçü 40 günde bitirerek, Konya'nın Bozkır, Seydişehir, Beyşehir ile Antalya'nın Akseki ve Gündoğmuş ilçelerindeki yaylalara ulaşıyor. At ve deve sırtında getirdikleri eşyalarını kıl çadırlara koyan ve yaklaşık 3 ay yaylalarda konaklayan Yörüklerin sayısı son yıllarda hızla azaldı. Geleneksel Yörük hayatını sürdüren yaklaşık 200 hane bulunuyor. Yörük kültürünü araştıran Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Eroğlu, 5 yıldır Sarıkeçili Yörüklerinin göçlerini takip ediyor. Günlerce Yörüklerin çadırlarına konuk olduğunu anlatan Eroğlu, Yörüklerin yaklaşık 40 günlük göçün ardından su kaynaklarına yakın otlağa çadır kurduklarını dile getirdi. Eroğlu şöyle konuştu:

'YAŞAM ŞEKİLLERİ DEĞİŞEMEZ'
"Bu dönemde Yörükler keçilerinin kırkım işlemini yapıyor. Daha sonra biraz daha yükseklere yani otun, yeşilin daha rahat temin edilebileceği alanlara gidiyorlar. Burada da bir süre kaldıktan sonra eylülde dönüşe geçiyorlar. Bu kültür kaybolmak üzere. Anadolu'daki yörükler son dönemlerde ciddi oranda azaldı çünkü yaşam alanları daraldı. Geleneksel manada develerle göçen, kıl çadırda yaşayan 10-15 aile var. Biraz modernleşse de kalıcı evleri bulunmayan, yaz kış göçebe hayatı yaşayan 200 yörük hanesi var. Yörükler sabit mekanlarda yaşamaya teşvik ediliyor. Bu insanların yaşama şekilleri birkaç yılda değişemez. Açık arazide, dağda, kıl çadırda yaşamaya ve kulağına sürekli rüzgar ve keçi seslerinin gelmesine alışmışlar. Bu alışkanlıkar kolay kolay yok edilmiyor." Yörüklerin yaşam alanlarının son dönemlerde kısıtlandığını savunan Eroğlu, şehirleşmeyle yeni yollar yapıldığını, Yörüklerin 300- 400 keçiden oluşan sürülerinin geçtiği güzergahların asfalt yollara dönüştüğünü, bunun da sürünün yoldan geçmesini sıkıntılı hale getirdiğini anlattı. Sarıkeçililer Türkmenler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Yagal da yörüklerin her yıl otlak bulma sıkıntısı yaşadığını ifade etti. Kendisinin de ailesiyle göçebe hayatı yaşadığını aktaran Yagal, "Yılın 3-4 ayı göçle geçiyor, iki ay yaylada kalıyoruz. Kalan 6 ayı da 'sahil' dediğimiz kıyı kentlerinde geçiriyoruz. Yörüğün'evi' dediği tek şey vardır, o da kıl çadırdır" ifadesini kullandı. Son yörüklerin de yavaş yavaş göçebe hayatından vazgeçtiğine dikkati çeken Yagal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, hiçbir taşınmazları bulunmayan 86 Sarıkeçili yörüğüne iskan yeri belirledi. Karaman'daki bu yerde yörüklere ev ve ahır yapılacak. İsteyen yine göçmeye devam edecek ama başını sokabileceği evi olacak. Otlak ve mera bulma açısından rahatlık olacak. Turizmcilerle anlaşılıp bu ailelere günübirlik turlar düzenlenebilir."

'KÖYL ÜLERLE KAVGA OLUYOR'
Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Mimarlık Bölümünden Yrd. Doç. Dr. İbrahim Bakır da ülkelerin sosyal, kültürel ve idari yapılarındaki değişikler nedeniyle yörüklerin yaşamlarının da değiştiğini söyledi. Son yıllarda Yörüklerin kışlaklar ve yaylaklar arasında gidiş ve dönüşlerde büyük sorunlar yaşadığına dikkati çeken Bakır, şu görüşleri paylaştı: "Yörüklerle köylüler arasında yurt kavgaları oluyor. Giderek yarı yerleşik ya da yerleşik düzene geçmeye başladılar. Çok zor hayat koşulları içinde yüzyıllardır süren gelenek, tarihin derinliklerindeki yerini almaya doğru ilerliyor." AA

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.