X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Öldürülen katilin eşi konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Öldürülen katilin eşi konuştu

  • Giriş Tarihi: 12.4.2016 13:08 Güncelleme Tarihi: 12.4.2016 17:33
Öldürülen katilin eşi konuştu
Öldürülen katilin eşi konuştu

Ahmet Suphi Altındöken'in boşandığı eşi C., "Önce babam aradı söyledi, inanmadım. Çünkü bu tür haberleri sıkça duyuyorduk. Sonra avukatım Ebru Hanım aradı. O zaman inandım. Ölümü beni hiç etkilemedi. O bizim için zaten ölmüştü. Ölüm haberini aldığımda 40 kat yabancı birinin ölümü gibi bir duygu hissettim. Artık o adamla hiç bir şekilde anılmak istemiyorum. Yeni bir hayata başladım" dedi.

Geçen Eylül'de boşandığını belirten C, "5.5 yaşındaki oğluma babasıyla ilgili hiçbir şeyi anlatmadım. Ne canavar ruhlu bir katil olduğunu, ne de yaşananları. Hatta cezaevinde olduğunu bile söylememiştim. Oğlum psikolojik tedavi görüyor. Babasının ölüm haberini doktor kontrolünde vermeyi planlıyorum. Ayrıca babasının soyadını almaması için mahkemeye başvurdum. İlerde büyüyünce o soyadıyla anılıp hayatı kararmasın. Ben de hayatımı tümüyle değiştirmek istiyorum" diye konuştu.

Katilin cenazesi Tarsus'tan geri döndü

'da kimsesizler mezarlığında toprağa verilebilir

Mersin'in Tarsus İlçesi'nde öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Arslan'ın (20) cezaevinde öldürülen katili Ahmet Suphi Altındöken'in (27) cenazesi getirildiği Tarsus'ta kabul edilmeyince yeniden Adana'ya gönderildi.

Adana Kürkçüler cezaevinde A.G. isimli bir hükümlü tarafından uğradığı silahlı saldırıda ölen Ahmet Suphi Altındöken'in cenazesi annesi Naciye A. ve yakınları tarafından Adana Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemleri tamamlandıktan sonra gece sabaha karşı 03.30 sıralarında Tarsus'a gönderildi.
Tarsus Şehir Mezarlığı görevlileri Ahmet Suphi Altındöken'in yakınlarına Tarsus Belediye Meclisinin aldığı karar gereğince gece gömülmeyeceğini ve ayrıca morglarında yer olmadığını bildirdi.
Öte yandan Şehir Mezarlığına gelerek Altındöken'in yakınlarıyla görüşen Tarsus Emniyet Müdürü Salim Çakan, ailenin gece defnedilmesi isteğini kabul edilemeyeceğini bildirdi.
Emniyet Müdürü Çakan, Tarsus Kaymakamı Bekir Atmaca ve Belediye Başkanı Şevket Can'la yaptığı görüşme sonucu, cenazenin Tarsus'ta gömülemeyeceğini bilgisini verdi.
Adana'dan özel bir firmaya ait cenaze aracıyla Tarsus'a getirilen cenaze geldiği gibi Adana'ya tekrar gönderildi.
Alınan bilgiye göre Özgecan'ın katili Ahmet Suphi Altındöken'in Adana'da kimsesizler mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi.

Özgecan'ın annesinden çarpıcı ifadeler

- "Sevinmedim, sevindim dersem yalan söylerim"

- "Üzüldüm desem yine yalan söylemiş olurum"

Özgecan Aslan'ın annesi Songül Aslan, kızının katili Suphi Altındöken'in öldürülmesinin ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kızının geri gelmeyeceğini belirten anne Songül Aslan, "Ben bu duruma ne üzüldüm, ne sevindim. İlahi takdir diyorum, Allah herkesin yardımcısı olsun, herkes hak ettiğini bulsun diyorum. Haberi alınca hiç sevinmedim, kızım geri gelmeyecek. Sevinmedim, sevindim dersem yalan söylerim. Üzüldüm desem yine yalan söylemiş olurum. Karışık duygular içerisindeyim." dedi. Baba Mehmet Aslan ise, "Bu dünyada kalbinde kötülük taşıyan sadece 3 insan vardı. Onlar yok edilerek dünya kurtuluşa erdi. Daha çok var. Bunların hepsini öldürelim mi? Ne yapalım?" diye konuştu.

DUYGU KARMAŞASI
Baba Mehmet ve anne Songül Aslan, Özgecan'ın katilleri Suphi Altındöken'in cezaevinde uğradığı silahlı saldırı sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmesini, babası Necmettin Altındöken'in ise ağır yaralanmasına ilişkin açıklama yaptı. Duygu karmaşıklığı yaşadığını dile getiren Mehmet Aslan, "Sevindim desem yalan söylerim. Üzüldüm desem yine yalan söylemiş olurum. Karışık duygular içerisindeyim. Yaşanan olayların ardından çıkan keşke kelimeleri çözüm değil. Bütün bunlar olmasaydı keşke ama görüyoruz ki hala daha devam ediyor. Bunun hikmetini bilen varsa beri gelsin. Bunun sebeplerini bilene de aşk olsun" ifadelerini kullandı.

HEPSİNİ ÖLDÜRELİM Mİ?
Baba Aslan, bir gazetecinin 'Toplum vicdanı rahatlamış mıdır?' şeklindeki sorusunu da şöyle yanıtladı: "Şunun tespitini yapabilmiş olsaydık, görüşünüze katılırdım. Bu dünyada kalbinde kötülük taşıyan sadece 3 insan vardı. Onlar yok edilerek dünya kurtuluşa erdi. Daha çok var. Bunların hepsini öldürelim mi? Ne yapalım? Bunlar Mars'tan gelmedi. Bunlar da bir annenin, babanın, dayının, çocukları ve yeğeniydi. Bu aileler sadece kendi çocuklarını, yeğenlerini korumak yerine biraz da diğer çocuklara, garip, boynu bükük kimsesizlere sahip çıkar, onların başlarını okşarlarsa 'bana değmeyen yılan bin yaşasın' dedikleri o yılan bir gün kapılarını çalmaz, aksi halde çalacak."

KIZIM GERİ GELMEYECEK
Konuşmakta güçlük çeken anne Songül Aslan ise "Ben bu duruma ne üzüldüm, ne sevindim. İlahi takdir diyorum, Allah herkesin yardımcısı olsun, herkes hak ettiğini bulsun diyorum. Haberi alınca hiç sevinmedim, kızım geri gelmeyecek. Sevinmedim, sevindim dersem yalan söylerim" dedi.

Neslihan Özbozkurt, Adnan AÇIKGÖZ / SABAH

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.