X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ünlü babalardan en özel duygular
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ünlü babalardan en özel duygular

  • Giriş Tarihi: 19.6.2016
Ünlü babalardan en özel duygular
Ünlü babalardan en özel duygular

Türkiye’nin ünlü babaları çocuk sahibi olduktan sonra değişen hayatlarını, babalığın onlara ne kattığını anlattı. Anchorman Cem Öğretir duygularını “Yeniden doğdum” diye ifade ederken, müzisyen Özgün “Baba olunca babamı daha iyi anladım” diyor

Ailede babanın yeri ayrıdır. O koruyan, kollayan, gözetendir. Belki de bu yüzden hep anneye göre daha mesafeli bir ilişkisi vardır çocuklarıyla... Onlar kendi babalarından öğrendiklerini, çocuklarına uygular. Bu yüzden babanın yeri başkadır... Biz de Türkiye'nin ünlü isimlerine babalığın onları nasıl değiştirdiğini sorduk.

CEM ÖĞRETİR
"Ada öncesi ve sonrası"
atv haber'in genç anchorman'i Cem Öğretir kızı 'yı dört yıl önce kucağına aldı. O günden beri hayatının çok değiştiğini anlatan Öğretir, 'ne dair sorularımızı şöyle yanıtladı:
- Baba olmayı nasıl tarif edersiniz?
- Babalık yeniden doğmak gibi. Çocuğunuzla birlikte siz de yeniden doğuyorsunuz. En azından ben böyle hissettim. Çünkü Ada öncesi ve sonrası diye bir gerçek var hayatımda. Hayatımın ikinci yarısını daha güçlü ve ayakta geçirmem için bana yol gösteren ve hiç hissetmediğim duyguları yaşatan bir güç kaynağı var yanı başımda.
- Çocuğunuz hayatınıza girince neler değişti?
-Ne değişmedi desem yeri. Ev düzeninden tutunda eşinizle iletişiminize kadar aslında köklü bir değişiklik. İşinize bakışınız bile daha farklı oluyor ister istemez. İşin ilginç yanı bu değişim o büyüdükçe devam ediyor. Yani sürekli bir evrilme hali bu. Bundan keyif almak işi kolaylaştırıyor. Yoksa işiniz zor. İlginçtir bir çelişki de yaşıyorum sık sık. "Acaba iyi bir baba mıyım, eksiklerim var mı?" diye endişelenmeme rağmen kendimi eskisinden daha başarılı buluyorum hayata karşı.
- Baba olduktan sonra kendi ebeveynlerinizi daha iyi anlayabildiniz mi?
-Bu sorunun en net cevabı koskoca bir evet. Yaklaşık dört yıldır baba olmama rağmen zaman zaman dilimin ucuna gelen cümle hep şu "Baba olunca anlarsın!" Ama çoğu sohbette antipatik olmamak adına susuyorum, yutuyorum bu cümleyi... Çünkü benim söylemem boşa. 'Yaşamadan bilemezsin' kuralı burada da geçerli. Artık anne babamın ne kadar kutsal ve zor bir işi başardıklarını çok daha iyi biliyorum. Çünkü bence hayatta yapılabilecek en zor, başarısı göreceli ve karşılıksız, beklentisiz sevgi dolu meslek babalık.

ÖZGÜN
"Baba olunca anladım"
"Babam hep derdi 'Oğlum bak sen de baba olunca anlayacaksın' diye... Bir insan nasıl olur da birini böylesine sevebilir, hayatını hiçe sayar, her şeyden herkesten önce onu düşünür, o aç kalsa üzülse canı yansa kendi bin kere ölür, baba olunca anladım..."

GÖKHAN TÜRKMEN
"Evladını sahiplenen babaların günü kutlu olsun"
"Bazı şeyler yaşanmadıkça çok da anlaşılmıyor. Anne ve Baba olmak bu durumun başında geliyor sanırım. Çok şükür ki çok güzel bir kızın babası, çok güzel bir kadının eşiyim! Umarım herkese nasip olur. Evladına ve kadınına sahip çıkan tüm Babaların Babalar Günü kutlu olsun!"

FERMAN AKGÜL
"Üniversiteye kadar biz nereye o oraya"
"Geçen gün Aaron dışarda onunla ilgilenen birine karşı çekingen bir tavırla yüzünü bacaklarıma yasladı. Başka çocuklarda gördüğüm doğal bir alışkanlığı ben kendimde yaşadığımda farkettim anlamını. Onun sığınağı, güvendiği tanıdığı en yakın kişi olmak çok güzel bir duyguymuş. Üniversiteye gidene kadar bizim kanatlarımızın altında olacak, ama ondan sonra biz tatile o tatile... Babasız büyüyen çocukları düşünüyorum zaten. Oğluma iyi bakmazsam onlara da haksızlık edermişim gibi geliyor. Ve tabii Bettina benim eksiklerimi kapattığı için de şanslıyım. Tek başıma olmak eminim çok zordur. Babalar gününde biz Bulgaristan'da hafta sonu tatilinde olacağız. O gün kral benim, istediğimi yaparım :)"

ENGİN ALTAN DÜZYATAN
"En mutlu olduğum yer emir'in odası"
Engin Altan Düzyatan Sabah Pazar ekine 10 Nisan 2016 tarihinde verdiği röportajda "Eğlence ve hayattan zevk alma biçimim değişti" diyerek anlatıyor oğlunun hayatına girişini... Aras'tan söz açıldığında ise gözlerinin içi parlayarak "Gezmeyi çok severdim ama ondan da vazgeçtim. Şu an en mutlu olduğum yer oğlumun odası. Eve gittiğimde merdivenleri üçer beşer çıkıp onun yanına koşuyorum" diyen ünlü oyuncu oğluyla ilişkisini şöyle anlatıyor:
- Doğuma girdiniz mi?
- Çok keyif alarak girdim. Bunun tarifi yok ki, kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Aynı anı oyna deseniz, oynayamam.
- Ağladınız mı?
- Gözyaşınızın akmaması mümkün değil. Duygusal bir adamım ama ağlak değilimdir, kontrollüyümdür. Ama böyle bir şeyi kontrol etmeniz mümkün değil. Gözyaşları akıyor zaten... Bir şey var orada, ikinizden dünyaya geldi ve size muhtaç. Her şeyden ayrılabilirsiniz ama ondan asla.
- Eve koşarak gidiyorsunuzdur sanırım...
- Elbette koşarak gidiyorum. Merdivenleri üçer beşer çıkıyorum. Biz çok gezen bir çifttik. Akşam saat onda iki gün setimin olmadığını öğrenip gece birde bir yerlere giderdik. Bu kadar gezmeyi sevince korkuyorduk açıkçası. Bebek, ev, bizim durumumuz ne olacak, alışabilecek miyiz soruları vardı kafamızda... Şimdi gezmek aklımızın ucuna bile gelmiyor. Onun olduğu yere gidelim yeter. Benim için dünyada Emir'in odasından daha keyifli ve görmek istediğim bir yer yok şu anda. Japonya'yı çok merak ediyorum ama şu an bir teklif gelse "Emir gelecek mi?" diye sorarım. Çok güzel hisler gerçekten.
- Eşiniz nasıl bir anne oldu?
- Neslişah'ın da kodlarında anne olmak varmış. Çok ilgili bir anne. Baba olduktan ve Neslişah'ı evde gördükten sonra bir kez daha annelerin ne kadar değerli olduklarını anladım. Ne kadar büyük bir emek... Neslişah'ın bir günü bir buçuk saatlik uykularla kapattığını biliyorum. Bir kere "Ahhh" demedi. Çok şanslıyım o konuda. Eşim böyle olmayabilirdi, zorlanabilirdi, kendine düşkün olabilirdi. Sonuçta Neslişah da sosyal hayatı olan bir kızdı. O sosyal hayatı her anne bırakmak istemiyor, bırakmayan da çok anne görüyorum çevremde. Çok şükür çok şanslıyım eşim konusunda.
- Emir Aras bebeğinizin ismi. Nasıl seçtiniz?
- İsim seçerken harflerin enerjisine inanırım, sipiritüel şeyler de okumuştum... Benim de iki ismim var. Altan dışarıdan sizin gördüğünüz ismimdir, Engin de kendi başına olmayı sevdiğim, kitap okumayı sevdiğim gizli tarafımdır aslında. İsimlerin insanları taşıdıklarını düşünürüm. Bununla ilgili birine de danıştık. Ebced hesapları da vardır bilirsiniz... Emir'e alternatif olarak Aras'ı bulduk. Oğlum da benim gibi EAD oldu. Ama Emir diye hitap ediyoruz.

HAKAN URAL
"Çok şanslı bir babayım"
"Çok şanslı bir babayım. Çok güzel evlatlarım var. Engincan ve Melisa'da çok erken baba olmuştum. Birlikte büyüdük. Onlarla oyunlar oynuyorduk. Şimdi küçük kızım Gisella ile o günleri yeniden yaşıyorum. Çocuklarıma çok düşkünüm. Onların da birbiriyle çok güzel bir iletişimi var. Allah'a şükürler olsun ki Babalar Günü'nde kendimi mutlu hissettirecek evlatlara sahibim. Tüm babaların Babalar Günü'nü kutlarım."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.