X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 17 yıl geçti acı ilk günkü gibi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

17 yıl geçti acı ilk günkü gibi

17 yıl geçti acı ilk günkü gibi
17 yıl geçti acı ilk günkü gibi

Marmara i’nde hayatını kaybedenler Gölcük, Yalova ve Sakarya’da törenlerle anıldı. 03.02’de denize karanfiller bırakıldı, eller semaya kalktı

17 Ağustos 1999 inin 17'nci yıldönümünde, resmi rakamlara göre hayatını kaybeden 17 bin 480 vatandaşımız, düzenlenen törenlerle anıldı. En kapsamlı deprem programı ise depremin merkez üssü olan Gölcük'teki Kavaklı sahilinde gerçekleştirildi. Kocaeli protokolünün de katıldığı törende, dualar okundu, sema gösterisi sunuldu. Felaketin yaşandığı saat 03.02'de, Kavaklı sahilinde bulunan Deprem Anıtı önünde toplanan vatandaşlar, ölenler için denize karanfil bıraktı. Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Kurtuluş, "Büyüklük, etki ve maddi kayıplar açısından baktığımız da bu deprem yüzyılımızın en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yaklaşık 16 milyon kişi etkilendi. Su sıcaklığı ve basınçta yaşanan artışlar, su deniz seviyesinin yükselmesi ve balıkların ölmesi bu depremin habercisiydi. Biz o dönemde bunları anlattık ama halkımız uyarılara yeterince kulak asmadı. Hatta bunları anlatırken ev kadınlarının saldırısına uğradık. Depremden önce insanlarımızın bakış açışı kaderciydi. Ama felaketten sonra insanların da afetlere bakışı değişti" dedi. Sakarya'da yaşamını yitiren 3 bin 891 kişi de Kent Meydanı'nda düzenlenen törenle anıldı. İl Müftüsü İlyas Serenli depremde hayatını kaybedenler için dua okudu. AFAD İl Müdürlüğü ekiplerinin alana getirdiği Deprem Simülasyon TIR'ını gezen vatandaşlar, uygulamalı eğitim alırken, depremi de bir kez daha yaşadı.

ANITA ÇİÇEK BIRAKTILAR
Yalova'da depremde yıkılan kimi binaların enkazı üzerine kurulan Deprem Anıtı'na gelen vatandaşlar, felakette hayatını kaybedenlerin isimlerinin yazılı olduğu beton bloklara çiçek bıraktı. Anıtın içindeki fotoğraf sergisini de gezen vatandaşlardan bazıları, gözyaşlarına hâkim olamadı. geç saatlerde kalabalığın arttığı anıt çevresinde İl Müftülüğü görevlileri tarafından ilahiler okunarak dualar edildi

BAŞBAKAN YILDIRIM: UNUTMAYACAĞIZ
Başbakan Binali , Marmara Depremi'nin 17. yılına ilişkin sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu, "17 yıl önce tüm Türkiye'nin yüreğini yakan o acıyı unutmadık, unutmayacağız" ifadesini kullandı. Deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Yıldırım, paylaşımında, depreme ilişkin bazı fotoğraflara da yer verdi.

İSTANBUL İÇİN 6-8 SANİYE ÖNCE UYARI
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Türkiye'de oluşabilecek olası bir depreme hazırlıklı olduğunu açıkladı. Büyük Marmara Depremi'nin yıl dönümünde konuşan Kandilli Rasathanesi Enstitü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener "Son dönemde yeni yapılan köprü, viyadük, okul, hastane ve tarihi binalar gibi önemli yapılar depreme karşı güçlendirildi. Kentsel dönüşüm çalışmaları ve yenilenen deprem yönetmelikleri ile depreme dayanıklı yapı konusunda çok önemli adımlar atıldı" dedi. "Deprem Erken Uyarı Sistemi" ile gerçekleşen depremin yeri ve büyüklüğünü saniyeler içinde tespit edebildiklerine değinen Özener "Deprem kaynağının yerine ve sinyalin iletileceği yerin konumuna göre 2-16 saniyelik bir uyarı verilebilmektedir. İstanbul için ortalama süre 6-8 saniye bir süre öncesinde erken uyarı verilebiliyor. Süre çok kısa gibi görünse de doğalgaz akışının kesilmesi, tünel ve köprülerin kapatılması gibi önlemler alınabilir. Üretilen erken uyarı sinyalleri İGDAŞ ve MARMARAY'a iletilmektedir" diye konuştu.

O GECEYİ ANLATTILAR
Depremi yaşayanlar anlattı: Mahmut Camkıran: Kibrit kutusu gibi bir yerden çıktım. 18 saat enkaz altında kaldım. 17 yıl geçti ama benim için 17 dakika geçmiş gibi bir şey. Depremde annemi kaybettim. O acıyı unutmak mümkün değil. Abide Çepni: Kızımla 18 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtuldum. O günleri anlatmaya kelimeler yetmiyor. Çok acı yaşadık. Fatma Barut: İlk önce hafif sarsıntıydı, sonra hızlandı. Bir uğultu koptu. Evdeki eşyalar döküldü. Dışarıya kendimizi attık. Hamileydim, o stresle 6.5 aylıkken doğum yaptım.