Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İki asır sonra ilk ezan

Giriş Tarihi: 1.7.2017
İki asır sonra ilk ezan

1800’lerde Erzurum Horasan’dan Yozgat’a göç edenlerden oluşan 120 nüfuslu Sarıbekir Çiftliği’nde ezan sesine hasret halk, kurdukları yardım derneğiyle para toplayıp cami yaptırdı

Burası Yozgat kent merkezine 6 kilometre uzaklıktaki Aşağı Nohutlu Mahallesi'ne bağlı 20 haneli, 120 nüfuslu Sarıbekir Çiftliği... Burada yaşayanların dedeleri 200 yıl önce Erzurum Horasan'dan Yozgat'a göç etmiş O dönemlerde Yozgat'ın kurucusu Çapanoğlu Ailesi ile yakın ilişki kuran dedelerine şu an yaşadıkları bölge yerleşim yeri olarak verilmiş. Çiftlik sakinleri, yıllardır yaşadıkları yerde cami olmadığı için ezan sesine hasret kaldı.

KADROLU İMAM İSTİYORLAR
Geçimlerini hayvancılıkla sağlayan vatandaşlar, mahalle muhtarı Nurettin Koç öncülüğünde kurdukları dernek ve Aşağı Nohutlu Mahallesi Muhtarı Nurettin Koç ve Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan'ın sayesinde camiye kavuştu. İki hafta önce açılan camide namaz kılıp, Kuran okumanın ve dinlemenin sevincini yaşayanlar gözyaşlarına hakim olamadı. Sarıbekir Çiftliği'nde yaşayanlar, şimdilik gönüllü imamın görev yaptığı camiye müftülükten kadrolu imam atanmasını istiyorlar. İşte çiftlik halkının duyguları;
Yusuf Bahri Üstüntaş (68): Dedelerimiz buraya yerleştikten sonra savaşlar çıkmış, babamla birlikte 13 kişi buradan harbe gidiyor. Yıllar sonra 37 yaşında bir tek babam dönmüş. Cuma namazlarına Kızıltepe Köyü'ne ya da şehre gidiyorduk. Yozgat'a gitme imkanı olamayan cuma namazı kılamıyor. Allah razı olsun muhtarımızdan sebep oldu, camimiz yapıldı.



'EZANI DUYUNCA AĞLADIM'
Osman Üstüntaş: Bu çiftlikte doğduk bu çiftlikte hizmet veriyoruz. Üretimle uğraşıyoruz, küçük ama çalışkan bir köyümüz vardır. Hayvan bakımından burada 500 büyükbaş hayvan, 2 bin küçük baş hayvan besliyoruz. Cami hasretimiz sona erdi.
Remziye Üstüntaş (43) isimli kadın: Caminin yapılmasına ilk vesile olan benim. İlk önce muhtarımıza gittim söyledim. Muhtarım 'camimiz yok, çocuklarımız bilgisiz büyüyor, biz bilgisiziz. Takvimle namaz kılıyorum' dedim. Bir gün namaz kılacaktım yatsı namazını bekliyordum, annemlere gittim. Annem yatıyor, 'neden yatıyorsun anne yatsıyı kıldın mı' dedim. 'Kızım yatsıyı kıldım' dedi. 'Nasıl kıldın anne, daha yatsıya yarım saat var' dedim. 'Kızım okumam yok, yazmam yok ben bilmiyorum' dedi. Çok üzüldüm, ağladım. Bu durumu muhtara ilettim. Ben takvime göre kılıyorum, hiç teravih namazına gitmedik. Allah herkesten razı olsun. Ezan sesini duyduğum an ağladım, duygulandım. Çok duygulandım"
Fadime Üstüntaş (65): "Bayramda seyranda hiç ezan sesi duymadık. Sürekli yanlış ve zamansız namaz kılıyorduk. Ben namazı kıldım yattım, kızım Remziye gelince beni uyardı. Allah günah yazmasın ezanımız, camimiz yoktu. Şimdi diyorum ki Allah hocanın işi gücünü rast getirsin"
Yunus Üstüntaş (17): "Sadece ezan sesinden değil dini eğitimden de geri kaldık. Geç oldu ama çok güzel bir camimiz oldu.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
İki asır sonra ilk ezan
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz