YAZARA MAİL GÖNDER Özgürlükler ülkesinden polis devletine

YAZARLAR

"Geçici bir güvenlik uğruna özgürlüğünden ödün verenler, ne özgürlüğü ne de güvenliği hak ederler." Benjamin Franklin, 1775.
Bir de bunu okuyun: "Aynı anda hem yüzde yüz güvenlik hem de yüzde yüz mahremiyet sağlanamaz. Bir seçim yapmak zorundayız." Barack Obama, 2013.
Peki, 238 yılda ne değişti de iki ABD başkanı "Özgürlük mü, güvenlik mi" ikileminde, taban tabana zıt kutuplara savruldu?
Eski CIA çalışanı Edward Snowden'ın sızdırdığı Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) belgeleri, ABD'nin imza attığı büyük bir dinleme ve izleme skandalını ortaya çıkardı. ABD, tüm dünyada milyonlarca insanın internet yazışmalarını, telefon konuşmalarını ve mesajlaşmalarını takip etmiş. İnsanların bireysel özgürlüklerini ve mahremiyetlerini çiğnemiş. Ve bütün bunları da güvenlik gerekçesiyle yapmış. Üstelik dört gün önce Temsilciler Meclisi, bu dinlemelere devam etmesi için hükümete onay da verdi. Özgürlükler ülkesi olarak kurulan ABD, polis devleti olma yolunda ilerliyor.
Obama açık açık söyledi: "Güvende yaşamak istiyorsanız, özgürlüklerinizden ödün vereceksiniz." Aynı cümleyi, 11 Eylül 2001 saldırısından sonra Başkan George Bush da sarf etmişti. Benzer bir cümleyi, 1920'de 38 kişinin öldüğü ve dönemin en büyük terör saldırısı olarak kabul edilen Wall Street bombalamasında, sonradan FBI'ı kuracak olan karanlık istihbaratçı J. Edgar Hoover da kullanmıştı.
Aslında "Özgürlük mü, güvenlik mi" tartışması çok daha eski. İngiliz İç Savaşı'nda monarşi taraftarı Thomas Hobbes, 1651'de yayınladığı Leviathan'da, güvenliğin sağlanamadığı bir ortamda özgürlükten bahsedilemeyeceğini anlatır ve güçlü hükümeti önceler. Parlamento yanlısı John Locke ise Leviathan'dan 39 yıl sonra "Hükümet Üzerine İkinci İnceleme" adlı eserinde güçlü hükümetin birincil amacının bireysel özgürlükler olduğunu savunur.
Hobbes ve Locke arasındaki bu köklü tartışmadan yüzyıllar sonra batıda monarşiler demokrasilere evrildi. Şimdi görünen o ki, özgürlükçü demokrasinin simgesi ABD, monarşilerin otoriter yapısına geri dönüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.