YAZARA MAİL GÖNDER Yarım asırlık yolculuk hangi AB'ye varacak?

YAZARLAR

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) yolunda ilk imzayı attığı Ankara Anlaşması'nın 50. yıldönümünde hâlâ ağır aksak yürüyen üyelik müzakerelerini tartışıyoruz.
Karşımızda iki Avrupa var. Biri genişleme politikalarına devam eden büyük ama kırılgan bir Avrupa. Diğeri ise Yunanistan krizinden yediği tokatla içine kapanıp Euro Bölgesi dışında kalan zayıf ülkeleri de dışlamaya hazır küçük bir Avrupa.
Türk-Fransız ortaklığıyla kurulan Bosphore Enstitüsü'nün organize ettiği konferansta iki gün boyunca küresel ekonomik politikalar, Transatlantik senaryolar ve temelde Avrupa'nın geleceği tartışıldı. Herkesin artık çok iyi anladığını gördüğüm bir gerçek var:
Türkiye ve AB, küresel çalkantılar denizinde aynı gemide yol alıyor. Türkiye'nin AB üyeliğine karşı en büyük duvarı ören Fransa, Sarkozy'den sonra bu tutumundan tamamen sıyrılmış görünüyor. Tabi, ABD ve AB karşılıklı ticarette bütün sınırları kaldıran yeni bir düzleme geçerken Türkiye'nin dışarıda kalmaması gerektiğinin de altını çizmeliyim.
Türkiye dinamik bir ülke; hızlı karar alan ve muhatabının da hızlı davranmasını bekleyen bir yapısı var. Meclisten bir reform paketi geçirdiğinde, AB'nin de hemen bir fasıl açmasını istiyor. Ancak AB'nin en basit bir konuda bile bitmek bilmeyen müzakereleri Türkiye'yi bunaltıyor. Yıkıcı savaşlardan çıkmış yaşlı Avrupa ise savaşmaktansa konuşmayı tercih ediyor.
Peki, çözüm ne? 50 yıldır kapısını çaldığımız AB, artık şekil değiştiriyor. Şimdi İngiltere gibi AB'nin kilit bir ülkesi, Euro Bölgesi ya da Schengen Bölgesi dışında kalabiliyorsa, Türkiye için de Schengen dışında kalıp Türk vatandaşlarının oturma ve çalışma izni olacağı bir ara formül üretilebilir. Aynı şekilde Euro Bölgesi'ne de girmeden AB'nin önemli bir ülkesi haline gelebilir.
Ekonomik krizin ve yapısal sorunların cenderesinde sıkışan AB, kalan enerjisini Türkiye'nin üyeliğine itiraz geliştirmeye değil, iç sorunlarını çözmeye harcamalı. Türkiye ise büyük ya da küçük fark etmez, Avrupa'nın parçası olmak için hız kesmeden sabırla reformlara devam etmeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.