Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Üçüncü Ordu Komutanı Org. Saldıray Berk, komutanlığın girişine kocaman bir tablo koydurmuş. Olayın sanatseverlikle alakası olduğunu düşünenlere acele etmemelerini öneririm. Çünkü eserin üslubundan ziyade, konusu önemli: Tablo Ergenekon efsanesini canlandırıyor.
Malum davanın tüm hızıyla sürdüğü şu günlerde, komutanlığa kocaman bir Ergenekon tablosu asmak, akla ziyan sorulara yol açıyor elbette.
Mesela küçük bir kız çocuğu, kameralar önünde, Org. Berk'e sarılarak, "Komutanım, siz Ergenekoncu olamazsınız, değil mi" dese, nasıl bir cevap alacak?
Daha önce yazmıştım: Hava Kuvvetleri'nin bir tesisinde, Ergenekon tayfasının yaygınlaştırdığı bayrak dalgalanıyordu.
Resmi bir alana, kanunlara aykırı o bayrağı dikmek, bilinçli bir tercih miydi? Yoksa "Piyasada bunu bulduk, bunu astık" türünden bir farkı fark etmeme hali mi vardı?
Ergenekon tablosu da benzeri bir şuur sorgusunu hak ediyor.
Bildiğiniz gibi, Ergenekon efsanesinin kendisi bir efsanedir!
Yani safsatadır.
Ne Osmanlı'da vardı bu öykü, ne de Selçuklu döneminde... Osmanlı/Türk kültüründe böyle bir efsane yoktur.
Hikaye Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) tarafından icat edilmiştir. Velhasıl tam bir uydurmadır.
Nasıl Deniz Baykal'ın 'Şeyh Edebali'nin nasihatleri' diye millete yutturmaya kalkıştığı sözler, romancı Tarık Buğra'nın kurgusu ise... Ergenekon efsanesi de Yakup Kadri'nin kaleminden çıkmadır.
Yani efsane dahi değildir.
Atatürk'ün 'En hakiki yol gösterici bilimdir' lafını şiar edindiklerini iddia edenlerin, bu yaptıkları karşısında gözyaşlarımız süzülüyor...
Ağlamaktan mı, gülmekten mi; artık ona siz karar verin.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER