YAZARA MAİL GÖNDER F.Bahçe kazandı serseriler azıttı

YAZARLAR

Benfica maçını, şirketin CEO'su Erkan Akdemir'in davetlisi olan diğer arkadaşlarla birlikte Avea'nın locasında izledim. Stada gitmeyi düşünmemiştim aslında. Ancak Avea'nın nazik davetini geri çeviremezdim. Çünkü...
3 Temmuz Süreci başladığında, Fenerbahçe düşmanları ortaya bir laf atmıştı: "Avea'nın sponsorluğu devam edecek mi?"
Gerçekte hinoğluhin bir soruydu bu. Satır arasında Avea'ya, "Sponsorluktan çekil" diyorlardı.
Ben de Esaslı Bir Karakter Sınavı başlıklı yazıda şöyle demiştim:
'İyi gün dostu' diye bir deyim var. Güzel günlerde dost olup, işler kötüye gittiğinde ortada gözükmeyenler için kullanılır.
Avea'nın F.Bahçe sponsorluğundan ayrılıp ayrılmayacağı konuşuluyor. Avea'nın ayrılması tam bir 'iyi gün dostu' tavrı olur.
Buna karşılık şirket, 'Kötü gün dostu Avea' temalı bir reklam kampanyası ile Avealı olmayan F.Bahçelilerin de gönlünü kazanacaktır.
Yine de istiyorsa gitsin. Fenerbahçe taraftarları bunu unutmayacak, onlar da Avea'dan ayrılacaktır. (9 Temmuz 2011)
Avea sponsorluğu bırakmadı. Sözünün arkasında durdu. Bu nedenle Avea yönetimine saygı ve sempati duyduğumu söylemeliyim.

Aykut'un saplantıları
'Serseriler' meselesine gelmeden önce maçla ilgili birkaç kelime edeyim. Çok şanssız bir geceydi:
Benfica'ya bir tane dahi yüreğimizi ağzımıza getiren, "eyvah golü yedik" dedirten cinsten bir pozisyon vermedi takım.
Buna karşılık üç top direkten döndü. Bir de Sow'un yarım metreden içeriye yuvarlayamadığı var. 3-0 olacak maç, 1-0 bitti.
Aykut Kocaman doğru bir kadroyla maça çıktı. Ancak iş oyuncu değişikliklerine geldiğinde yine saplantılarının esiri oldu:
72'de Egemen golü atınca Benfica saldırmaya başladı. Kocaman'ın hemen Selçuk'u oyuna sokması gerekiyordu. Aldı da ama 86'ncı dakikada! (Geç değiştirme takıntısı.)
Asıl takıntı ise Sow'un yerine Krasic'i sokmasıydı. Halbuki takım ileride top tutamıyor, bu yüzden Benfica daha da fazla saldırma imkânı buluyordu.
Semih gibi pres yapan, top kapan ve saklayan bir oyuncu gerekiyordu... Veya hiç olmazsa Mehmet Topuz gibi bir savaşçı.
Ama Aykut gitti, Krasic gibi ne yaptığı belli olmayan ve asla top tutamayan bir sarsağı oyuna aldı.
Aynı yanlışı, şampiyonluğa mal olan Gençlerbirliği maçında da yapmıştı. Saplantı böyle bir şey işte: Tam "geçti, düzeldi, hatasını anladı" dersin; pat, eskiye dönüverir.

Polis seyrediyor
Maç çıkışı ise çok nahoştu. İt-kopuk grupları, sanki takım finale kalmışçasına taşkınlıklar yapmaya başladı. (Benfica'yı aşmak için 1-0 çok zor bir skor.)
Ben yürüdüğüm için hepsini gördüm: Saat 24.00'ü geçmiş. Ertesi gün iş-güç var. Millet bir an evvel evine gitmek istiyor...
Bunlar ise caddeyi tıkıyor. Ahmakça ve terbiyesizce sloganlar haykırıyor. Neymiş, beyefendiler çok sevinmiş. Onlar yüzünden sahil yolu uzun süre işlemedi.
Çevrede bir sürü polis vardı. "Arkadaşlar, yolu açın da trafik işlesin" bile demediler. Sadece seyrettiler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.