YAZARA MAİL GÖNDER "Özgür olmak istiyorum"

YAZARLAR

Başımı sola çevirdim ki ne göreyim... Yan sıranın hemen başında beş yaşlarında iki minik kız oturmakta... Hani "cimcime" derler ya, işte tam öyle...
Pür dikkat sahnede olup bitenleri izliyorlardı. Gözleri fal taşı gibi açılmış... Başları bir sağa dönüyor, bir sola...
Müzikten bir şey anlıyorlar mıydı? Sanmıyorum. Ama ahenkli sesler hoşlarına gitmiştir. Peki ya sözler? O ise hiç mümkün değildi: Çünkü sahnelenen eser İngilizceydi!
Cumartesi akşamı Ataşehir'deki Ülker Sports Arena'ydık... Sahnede BKM'nin Türkiye'ye getirdiği, ünlü rock müzikali We Will Rock You vardı. (Dil bir sorun olmuyor, çünkü şarkı sözleri ve konuşmaların Türkçesi iki dev ekrandan yayınlanıyor.)
12 Mayıs'a kadar devam edecek olan gösteri, İngiliz rock grubu Queen ve onun efsanevi şarkıcısı Freddie Mercury (1946-1991) tarafından seslendirilmiş şarkılarından oluşuyor: 'Bohemian Rhapsody', 'Somebody to Love', 'I Want to Break Free', 'We are the Champions', 'Killer Queen' gibi...

Bohemlerin çabası

Müzikalin öyküsü karmaşık değil: Dijital teknolojinin etkisiyle bütün insanlar aynı müziği dinler, aynı şeylerden hoşlanır olmuştur. Vaktin çoğu bilgisayar başında veya AVM'lerde geçmektedir. Bu düzenin dışına çıkanlar ise cezalandırılmaktadır.
'Bohemians' (Bohemler) adlı bir grup genç ise düzene karşı gelir... Fikirlerin ve zevklerin çeşitlendiği, özgür bir dünyanın hayalini kurmaktadırlar... Ve sonunda, rock müziğini yeniden keşfederler.
Ara dahil, üç saat kadar süren gösterinin kimi sahneleri gerçekten soluk kesiciydi. Bazı oyunculara hayran kaldık; ne yetenekler var!

Nereden neredeye

Yazıya niye mi cimcimelerle başladım? Çünkü ben ilk rock operayı dinlediğimde lise sondaydım. Bir arkadaşta Hz. İsa'nın hayatını anlatan ünlü müzikal 'Jesus Christ Superstar'ın plakları vardı. Bana da kasete çekmişti.
17-18 yaşındaydım ve müzikali ancak kasetten dinliyordum. Bugün ise beş yaşındaki cimcimeler canlı izliyor! Varsın anlamasınlar; melodiler-ritimler kulaklarında yer eder, büyüdüklerinde tekrar dinlerler, seyrederler.
Türkiye'de orta sınıf gerçekten güçlendi. Bu aileler çocukları sanat-kültürü erken yaşta öğrensin diye ciddi fedakârlıklara katlanıyor: Spor yaptırıyor, yabancı dil ve müzik dersleri aldırıyor; konser, fuar ve sergilere götürüyorlar.

Şuursuzlar
Ancak şuursuz halleri de oluyor:
Arkamızda tam bu tarz bir aile oturuyordu. Ara olunca çıktılar. Konser başlarken birer cips paketiyle döndüler. Ve başladılar haşır- huşur, çıtır- kıtır yemeğe...
Birinci şuursuzluk görgüsüzlükle ilgi: Konser başlamış sen hâlâ cips paketinin içine elini daldırarak ve yakaladığını ağzına atarak o sinir sesleri çıkartıyorsun.
İkinci şuursuzluk sağlıkla ilgili: 10 yaşındaki oğullarına da yedirdiler; sanayi tipi yağdan ve tuzdan oluşan o 'şeyleri'... Alimallah kazara çocuklarına fiske vuranı katil ilan ederler ama kendileri lokma lokma öldürüyor.
Neyse... Yine de gösteriden yüzümüz gülerek çıktık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.